• BIST 97.514
  • Altın 145,247
  • Dolar 3,5681
  • Euro 3,9900
  • Adıyaman 27 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C

Modern Dünya Da Haricilik

Medet Babat

Temelini Hz.Ali dönemine dayandırdığımız harici zihniyeti dışlayıcı, tekfir edici bir yapıya sahip insanların oluşturduğu bir topluluktur. Aslında bazı kesim Âlimlere göre bu sadece Hz.Aliye dayandırılamaz. Onun çok çok öncesinde hatta var oluştan beri harici zihniyetinin varlığından söz etmenin mümkün olduğu kanaatindedirler. Fakat o zamanlarda da tıpkı günümüzdeki gibi sistematiğe edilmemiş şekliyle karşımıza çıktığından biz bu meseleyi ele alırken zihni bir düşünce olarak haricilikten bahsetmekteyiz. Müslümanları tefrikaya düşürme noktasında birçok girişimde bulunulmuş ama birleştirmeye yönelik maalesef pek az girişimde bulunulmuş. Mesela cemaat, cemiyet ve tarikatlar üzerinden düşünecek olursak aslında aynı fikirdeki insanların bir araya getirildiği ve birleştirici bit tavır takınıldığı iddia edilse de kendi dışındaki oluşumları kendi düşüncelerine uymadığı gerekçesiyle dışlamak harici zihniyetin sadece farklı bir versiyonudur. Benim gibi düşünen benden gayrısı benden değil anlayışının günümüzde hala devam etmesi ve farklı şekillerde göz önüne serilmesi bu zihniyetin sadece hz. Ali dönemine ait olmadığını var oluştan kıyamete kadar devam edeceğini göstermektedir. Bununla birlikte siyasi parti ve bazı kesimlerdeki kuruluşların da (dershaneler, özel şirketler, sosyal tesisler vb.) ne yazık ki aynı istikamette ilerledikleri görülmektedir. A partisinin veya kuruluşunun B partisi ve kuruluşundaki kişi veya kişileri sırf kendi düşüncesinde olmadığı gerekçesiyle dışlaması hariciliğin ve tefrikanın içimize ne kadar yerleştiğini gösterir. Oysa hayat bizden olmayanlarla birlikte yaşamakla, onlarla anlaşmakla güzelleşir çünkü beyaz kendini en güzel zıttı olan siyahta belli eder. Efendimiz (as) dan önceki döneme cehalet denilmesinin sebebi onların bilgisiz ve beceriksiz bir topluluk olmalarından kaynaklanmamaktadır tam aksine edebiyatla haşir neşir olan ticaret ve tarımda ilerleyen bir topluluktu cehalet bilgisiz olmak değil bilgiye talip olmamaktan hakkı görmemekten kaynaklanmaktır.

  Haricilik anlayışında bana göre en eksik yön tekfirci anlayışın olması insanların sinelerindeki gizliliği bu kafadaki insanlar nasıl gün yüzüne çıkartıp insanları imansız bellemekte bu kadar rahat davranıyorlar. Oysaki insanların alnında imanlarına dair herhangi bir yazı mevcut değildir veya yüzlerinde bunu gösteren herhangi bir emare. İman kul ile rab arasında bir sır ise bu insanlar bunu nasıl anlayabiliyor da kendilerini sanki fırka-i naciyeymiş gibi ortaya atıp geriye kalan zihniyeti tek kalemde silebiliyorlar. Ben bu fırkanın hak olsa dahi kendilerini bilemeyecekleri kanaatindeyim. Bu kanaatime şunu da eklemek isterim ki, kendini hak kabul edip geriye kalan kesimi tekfir eden bir zihniyeti fırka-i Naciye kategorisinde olsa dahi o zümre olmayı kaybedeceği kanaatindeyim.

 Bir başka manada (h-r-c) kökünden türeyen haricilik çıkartmak anlamında kullanılır. Her ne kadar hatalı olsa da kuzuyu sürünün çemberinin dışına çıkartmak bizatihi kendi ellerimizle kurtlara sofra hazırlamak olmuş olur. Buna misal olarak bu gün asrısaadetteki gibi ensar-muhacir durumuna benzeyen suriyeli kardeşlerimiz ve bizler verilebiliriz. Biz bize sığınan muhacire Ensar olmak için asrı saadettei zamanı yaşamayı beklersek ve elimizden geleni ardımıza koyarsak tıpkı kuzuyu çemberin dışarısına çıkarttığımız gibi kurtlara ziyafet sofrası hazırlamış oluruz. Bu da bizi o insanları modern dünyanın çirkef kucağına emanet etmemizden farksız olmaz. Biz hariciliği, dışlayıcılığı, çemberin halkasında dışarı çıkartmayı düşünce olarak değilde tarihi birer hikaye gibi değerlendirirsek tarihi gerçekleri ve geçmişin yarınlara ışık tutma özelliğinide reddetmiş oluruz. Şahsi kanaatim şudur ki Müslümanların içerisinde de haricilik olmalıdır ama bu haricilik yanı başımızda ki Müslüman kardeşimize karşı, cenk arkadaşımıza karşı, masum insanlara karşı değil, küfre, zulme ve her türlü beisliğe karşı olmalıdır. Biz dışardaki sorunları bırakıp içeriye yönelir birbirimizi kemirmeye devam ettikçe yanlış anlamda kullanılan harici zihniyeti bir etiket misali Müslümanların yakasından kurtulamayacaktır. Harici zihniyetine sahip her türlü kötü oluşumlu yapılanma tarihsel seyir içerisinde hiç bir zaman varlığını koruyamamış fakat düşünce boyutlu haricilik varlığını her zaman korumuştur ve yine bu da insanların benimsemelerinden kaynaklanan bir müşkildir. Biz ne olursan ol yine gel diyen Mevlana’nın sesine kulak veremiyorsak bu onun dilsizliğinden değil bizlerin sağırlığından kaynaklanmaktadır. Gel mazini terk et diyemiyoruz. Gel yeniyi öğren diyemiyoruz, gel ki geldiğin yerin eksikliğini farket diyemiyoruz, biz gel diyoruz ama dilimizle gel derken kalbimizle git işaretleri yapıyoruz. Her gelişin bir gidişi var fikriyle hareket edip, içimizdeki insanlara kalmak için sebep bırakmıyorsak hariciliğin düşünce aşamasından sahaya indiği apaçık ortaya çıkmış olur. Kurtuluş ancak Allah’ın ipine sımsıkı sarılmayla olacaktır. Sözlerime şu şekilde son vermek istiyorum Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır. (Hakikat Çekirdekleri)

“Herşeyin iyisine bak” kaidesiyle amel edip, murdar şeylere hiç bakmadı. İyi şeylerden iyi istifade etti... (Sekizinci Söz)

 Rabbim dışlamakla beraber dışlayanlardan da olmaktan muhafaza etsin, her an ellerimizin üzerinde ellerini hissettirsin inşallah.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr