• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Mücadele- İnsanın Onuru

Abdullah YEKTA

                  Düşünen- mücadele eden insan, her şeyden evvel davasına bağlı, davasına ve kendisine güvenen, aynı zamanda geleceğe dair umutlarını yetirmeyen; öne çıkan bir takım olumsuzluklardan da yılmayan, geri adım atmayan kişidir. Mücadelesinde kazanan taraf olmayabilir ama haklı olduğu davasında asla vazgeçmez. Kişi haklı olduğu davasında samimi olmalı. İnanıyorsa, mutlaka üstün olan odur.

                 Mücadele insanı hangi çağda yaşıyorsa, o çağı en iyi bir şekilde idrak etmeli ve tanımalıdır. Pergel misali, bir tarafta davasını,  öbür tarafta çağını en iyi bir şekilde idrak etmeli ve mücadelesini en samimi bir şekilde sürdürmelidir. Günümüzde STK’lar, sendikalar ve özellikle İslamî hassasiyeti olan dernekler bu konuda daha ciddi olmalılar. İnançlı olan öğretmen, toplumun refahı ve ilerlemesi için çaba gösteren dernek, STK mensubu kişiler gündelik çıkarlarını düşünen kimseler olarak hareket edemezler.  Kendi menfaatleri doğrultusunda, davalarına aykırı ve uyuşmayan şekillerle, hedefe kilitlenmezler.

              Toplumda irşat faaliyetlerini sürdüren cemaatler, toplum haklarını savunan dernek ve STKlar ve yine kendi meslektaşlarının özlük haklarını savunan sendikalar, istediklerini elde edemedikleri zaman veya bazı olumsuzluklar karşısında yıkılmamalı, azimle ve kararlılıkla yoluna devam etmelidir. Bu yapıların başında veya en öndekilerde gördüğü bir takım olumsuzlulara ve beceriksizliklere bakıp da hemen vazgeçmemeli, mücadelesine devam etmelidir. Vazgeçeceğine, bırakıp gideceğine o yapıyı düzeltmeli, pasif ise onu aktif hale getirmelidir. Ben bu partiye, bu sendikaya, bu cemaate üyeyim baştakiler düşünsünler, onlar yapsınlar anlayışı bir fayda getirmez.

              Düşe kalka yürüyeceğiz. Zirvelere asansörle çıkılmaz. Elbette ki hayatın bir takım zikzakları olacaktır. Mücadele ruhunu kaybeden yok olur. Direnen varlığını sürdürebilir. Başkasının eline bakan aç kalır. Kendine güveni olmayan başaramaz. Necip Fazıl’ın dediği gibi’’ hiç kimse olmasa dahi ben varım’’ demelidir. Başkalarının işe vaziyet etmelerini beklememelidir.  Hele kendisi oturduğu yerde birileri yapsın, diye beklemesi hiç yakışmaz. Fikirlerimiz için, haklarımız için mücadele etmek onurdur.

              Samimiyetimizi gözden geçirmeli, düşündüklerimize ve konuştuklarımıza olan inancımızı sorgulamalıyız. Bu konu da kendimize olan güvenimiz tam mı? Değil mi?  Hz. İsa bir tarafta Yahudilerden öbür tarafta Bizans askerlerinden saklanırken Havarilerine de şu umudu aşılıyordu:

            ''Bu gün mahzenlerde gizli bir şekilde söylediğiniz bir hakikati, günü gelecek evlerin çatılarında haykıracaksınız.'' 

            Bizi yaşatan umutlarımızdır. Selamette olmanız

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr