• BIST 108.645
  • Altın 154,531
  • Dolar 3,8286
  • Euro 4,5258
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 1 °C

Muhalefetin Muhalefeti

Bilal AKGÜL

Sistem değişikliğine yönelik ülke olarak içine girdiğimiz süreç, tarafların söylemlerini daha bir elzem kılmakta, ortaya koydukları tezlerin daha bir dikkatle analiz edilmesini gerekli kılmaktadır.

Önceki yazımızda uygulamada sağ gösterip sol vuran bir anlayışın doğuracağı riskleri, “başkanlık sistemi“ özelinde kısmen de olsa, izah etmeye çalıştık.

Bu süreçte muhalefetin şu söylemi dikkat çekici: Değişiklik istemiyoruz... Asıl dikkat çekici olan ise değişiklik istemedikleri hususlarda tam olarak neyi talep ettiklerinin, nasıl bir sistemi arzuladıklarının belli olmaması.

’’Mevcudun aynen korunmasını mı talep ediyorsunuz?’’ denilse muhtemelen muhalefetin buna cevabı ‘’Hayır’’ olacaktır. Yani, sistemin iyi işlemediğini, mevcut durumun çok da yeterli olmadığını dile getireceklerdir. Meseleleri biraz da şu: Evet, sistemde tıkanıklıklar var; ama bu tıkanıklıkların mevcut (şu an ortaya konulan) alternatifle düzelmesinden yana değiliz.

Buraya kadar sorun yok. Ve kullanılan argümanlar nispeten de olsa kendi içinde mantıklı. Çünkü sistemin tam olarak işlemediği, toplumun bu çarktan yeterince istifade etmediğini bilmek için çok da birikimli olmaya ihtiyaç yoktur.

Muhalefetin ‘çıkmaz’ olarak görülebilecek olan duruşu bundan sonra başlıyor. Sistem iyi değil ve değişmesi gerekiyor nutkundan sonra ‘ama’ devreye giriyor ve o ana kadar değişimle ilgili ifade edilen, savunulan tüm düşüncelerin bir nevi neshi yapılıyor. Ortaya şöyle bir manzara çıkıyor: Sistem tıkalı da olsa biz herhangi bir değişimi doğru bulmuyoruz.

Peki neden? Söylemin hangi tarafı neyi ifade ediyor?

Muhalefetin dile getirdiği nedenlerin başında kişisel ikbalin değişikliğin merkezinde olduğudur. Onlara göre şahsi iktidarlarını devam ettirme peşinde olanlar, mevcut değişim talebinin en önemli nedeni durumundadır. Unutmadan, bu sözün ardından dile getirilen rejim değişikliği ifadesi de bir diğer anakronik muhalefet göstergesidir.

Sistemlerin değişimi ile ilgili kilit unsur halk ise muhalefetin bu değişim çalışmasının mantıklı bir şekilde yanlışlığını ifade eden, meseleyi şahsileştirmeyen bir dil kullanması, kolaycılığa kaçmayan, daha tutarlı bir yaklaşım olmaz mı? Daha ikna edici değil mi? Muhalefetin meseleyi şahsileştirerek geçici de olsa mesafe kat ettiği tek istisna (Haziran seçimleri) olmakla birlikte, bu kazanımın bile çok kısa süreli olması muhalefeti hiç düşündürmez mi?

Özellikle seçim dönemlerinde fincancı katırlarını ürkütüp siyasi kazanım elde etme çabalarının ters teptiğini defalarca gördük, yaşadık. Başörtü meselesinde yaşanan süreç ve ortaya çıkan sonucu muhalefetin iyi analiz etmesi gerekir. Tepeden inmeci yaklaşımların sonuç almadığını, tepki topladığını ve ülkenin ilerlemesinin önünde adeta bir bariyer olduğuna şahit olmadık mı?

Muhalefetler, iktidarların, elindekini muhafaza etme yaklaşımlarına karşı toplumun önünü açan, her toplumsal soruna farklı alternatifler sunabilme donanımına sahipken bizde sanki roller tam tersi paylaşılmış.

Muhalefetin karşı tarafı eleştirme, yanlış olduğunu ifade etmenin dışında elle tutulur alternatifler ortaya koyması lazım. Bu eksiklik şu an ülkenin en temel problemlerinden biri.                                                  Salt ’’İstemezük’’çü anlayışla ne toplum tarafından dikkate alınırsınız, ne de bu topluma verebileceğiniz bir şey olur.

Muhalefetler toplumun kâmilleşmesinde önemli bir işlev görebilirler. Tabi, mensubu oldukları toplumun değerlerini, kültürünü dikkate alarak, bir duruş belirledikleri, bir dil kullandıkları müddetçe. Sanırım bizdeki muhalefetin önünde duran temel problem bu…

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr