• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Müslümanın Şahsiyeti

Abdullah YEKTA

Müslüman her şeyden evvel onurlu ve şahsiyetli olmalıdır. Tercih ve seçimleriyle, onurlu ve şahsiyetli biri olduğunu göstermelidir. Onursuz davranışlardan sakınmalı ve Müslüman şahsiyetine ve kişiliğine halel getirmemelidir. İslamî ve insanî değerlere saldırının olduğu bir yerde tavrını ortaya koymalıdır.

Müslüman günlük ve kısa vadeli düşünmemelidir. Sosyal ve siyasî hayatta nesne durumuna düşmemelidir. Düşünen ve onurlu olan bir Müslüman’ın çevresine ve dünyaya söyleyecekleri vardır.   Başkalarının kurguladıkları bir dünyada nesne değil, kendisinin düşündüğü ve tasavvur ettiği bir dünyada özne ve aktör olmalıdır. Başkasının fikirleriyle hareket eden değil, kendi özgün düşünceleri olan biri olmalıdır. Müslüman inandığı yüksek değerlerden ötürü çevresinde bir önderdir/ bir önder olmalıdır. İslamî şahsiyetini küçük düşürmemeli, yerli ve yabancı inkârcıların karşısında eğilip onurunu çiğnetmemelidir. 

Müslüman güçsüz olabilir ama onursuz olamaz. İslam’a hakaretin olduğu yerde tavrını ortaya koymalıdır. Bir Müslüman; Şeyh Sait, İskilipli Atıf Hoca, Saidi Nursî, Mehmet Akif.. vs. gibi şahsiyetlere Müslüman oldukları için kan kusturan ve bütün yaptıklarından dolayı en ufak bir özür dahi dilemeyen CHP’nin yanında yer alamaz. Çünkü bu parti, bu organizasyon hala İslam ve Müslümanlığa karşıdır. Siyasi menfaatleri için kimse bunları hoş karşılayamaz. Kur’an ve ezanın yasaklandığı ve her türlü İslami motif ve unsurların ayaklar altına alındığı, camilerin at ahırına dönüştürüldüğü bir dönemin altında imzası olan bir organizasyonla Müslümanın bir işi olamaz. Müslüman olduğu halde bu parti ve bu organizasyonla iyi geçiniyorsa oturup Müslümanlığını gözden geçirmelidir. CHP ve laik kesim cumhuriyetten bu yana Müslümanlara yaptıklarıyla yüzleşmeli ve yaptıklarından ötürü özür dilemeliler.

Bugün HDP’in CHP’den bir farkı yoktur. Her platformda İslam’a ve Müslümanlığa hakaret PKK ile organik bağlantısı olan bir partidir.  Diyarbakır Belediyesinin önüne dikilen heykel ve figürlere baktığımızda bu partinin İslam’la ve Müslümanlıkla bir alakasının olmadığı apaçık görülür. Zaten İslam ve Müslümanlığa en ufak tahammülleri yoktur. Seslendirdikleri şarkı ve türküleri olsun, parti propagandalarında ve kutlamalarında(7 Haziran seçimleri sonrası kutlamalarda olduğu gibi) İslam ve Müslümanlara her türlü hakareti reva görmüşlerdir.  Kuruluşundan bu yana PKK, Marksist-Leninist bir örgüt olduğunu, Allah ve Peygambere inanmanın gereksiz olduğunu her platformda açıklamaktan geri kalmamışlar. Birçok İslami şahsiyeti, İslamî kimliklerinden dolayı şehit etmişlerdir. Müslüman kanı akıtmış bir örgüttür.

Bugün PKK ve PYD’nin, Müslümanlardan başka kimseyi düşman bildikleri yoktur. Hâkim oldukları yerlerde İslam ve Müslümanlara asla tahammülleri yoktur. Kobani ve Tel Ebyed gibi yerlerde İslami yaşayan aileleri zorla göç ettirmişlerdir. Bu zihniyetin Kürtlere dahi tahammülleri yoktur. Geçen hafta Şemdinli’de, kendilerini desteklemediler diye Kürtlerin evlerini ve işyerlerini yakıp yıktılar. Hastaneye saldırdılar. CHP, HDP ve diğer kuruluşlardan en ufak bir ses çıkmadı.  PKK ve HDP sadece kendisi gibi düşünen Kürt’e tahammül eder.

Geçen hafta yine HDP Diyarbakır’da ilan panolarına Hz. Muhammed’e (sav) hakaret içeren karikatürleri astı. Karikatürde Peygamberimiz küçük yaşta bir kız çocuğuna tecavüz eden, tecavüz için arkasında sürükleyen çirkin bir Arap erkeği kılığında gösterilmişti. Bu çirkin ve hakaretle dolu karikatürden dolayı kimsenin bir özür diledikleri de yok.

Bu anlayışta olan bir partinin yanında Müslümanın ne işi vardır? Tevhide inanan bir Müslüman bu partiye destek verebilir mi? Eski İslamcı olup da halen HDP’de siyaset yapanlar, kıbleye dönüp namaz kılıyorlarsa, onlara tavsiyem bulundukları yerin kendilerine yakışıp yakışmadığını bir daha düşünmeleridir. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, namazla dalga geçmeleri ve hakaret etmelerini acaba hangi Müslüman kabullenebilir. Peygambere, Kur’an’a ve İslam’a bu kadar hakaretin olduğu bir yerde Müslümanın ne maslahatı olabilir acaba?

Müslüman tefekkür eder, bulunduğu yerin kendisine uygun olup olmadığını düşünür, değerlendirir. Anlık yüzeysel değerlendirmelere kanmaz. İçi boş ve şirin gösterilen propagandalarla oyuna gelmez ve gelmemelidir. 

  Selam ve dua ile

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr