• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 13 °C
  • Ankara 7 °C

Müslümanları İtham Altında Tutmak

Ziya TEPE

Müslüman lider ve âlimler İslam dini ve Müslümanlık alemi için gecesini gündüzüne katarak bin bir çile ve zahmet ile bu davaya emek verdiler. Bu yolda sabır ve sebatlarının neticesinde gösterdikleri başarıyı ABD’ye veya başka güçlere bağlamak; Müslümanlar arasında maalesef halen yaygındır.

İran’da devrim olmadan önce bazı çevreler tarafından bu devrimin arkasında Rusya’nın olduğunu, Şah devrildikten sonrada İran’da komünist rejimin kurulacağını söylüyorlardı. Sonuç belli

20. yy’ın büyük ıslahatçılarından Cemaleddin  Afgani ile Muhammed Abduh’un  mason olduklarını öteden beri yazıp duruyorlar. Halbuki büyük şair Mehmet Akif Ersoy ise Cemaleddin  Afgani hakkında diyor ki; Cemaleddin Müslümanlık aleminde hakiki bir uyanış için gösterdiği şerefli gayretlerinden el çekseydi ve siyasi çalışmalarına ara verseydi dünyanın her yerinde şerefiyle mütenasip bir debdebe içinde yaşayabilirdi.

Bu aralar kimileri de Tunus, Mısır ve Suriye’de İhvanı Müslimi’nin de içinde bulunduğu halk hareketleriyle, Türkiye’de Recep Tayip Erdoğan’ın başkanlık yaptığı AK Partinin ve Fethullah  Gülen’in ABD’nin güdümünde hareket edip bu gücün çıkarları doğrultusunda çalıştıklarını ifade ediyorlar.

Farklı tarihlerde ve farklı coğrafyalarda kısaca birkaç örnek sundum. Bu örneklerin haddi hesabı yoktur. Bunlara göre demek oluyor ki farklı yol ve yöntemlerle çalışarak büyük hizmetlerde bulunan İslam büyüklerinin hemen hemen hepsi ya ABD’nin ya da başka güçlerin güdümündedir (!)

Elbette İslam âlemi dış güçlerin oyununa gelmiş veya kurdukları oyunlara karşı uyanık olmak zorundadır. Fakat evhamlara dayanarak gelişi güzel İslam büyüklerini veya Müslüman kesimleri itham altında tutmak büyük bir vebaldir. Halen de bu tür ithamların Müslümanlar arasında yapılmaları en ciddi sorunlardan birisidir.

Böylece Müslüman kitleleri ile İslam büyüklerinin akıllarını veya ferasetlerini küçümseyip itham ve hakaretlere maruz bırakıyoruz. Bu tür kuruntular takıntılı zihinlerin ürünleridir. Belki de kendi kendimizi avutmanın malzemesidir.

Bir Yahudi yazar diyorki; Nazi Almanyası döneminde kurduğumuz masonluk teşkilatı vasıtasıyla nice profesörler dahi, diliyle bize düşmanlık yaparken, farkında olmadan fikri ve hayatıyla bize hizmet ediyorlardı. Demek oluyor ki bir şeye sadece diliyle karşı olmak yetmez. Fikir ve hayatıyla da neye hizmet ettiği önemlidir.

Bu yazıyı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ifadeleriyle bağlıyayım: “Üç beş sene evvel bir frenk bana demişti ki: “Erbab-ı fen ve san’atın kıymetini takdir edemiyorsunuz, mazursunuz; lakin erbab-ı sa’yü hizmeti* takdir etmiyorsunuz ! İşte bu kabahatiniz af olunmaz …” **

Dipnot:

*   Erbab-ı sa’y ü hizmet : hizmet erbabının gayreti

** Mehmet Akif Ersoy külliyatı, cild 5, sayfa 55,  Hikmet Neşriyat

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr