• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • İstanbul 28 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Ankara 34 °C

Müslümanların Mahremiyetine Kast Etmek

Ahmet İNAN

            

           

Son birkaç aydır Allah rızası için olmadığı kesin olan kavganın Türkiye’deki Müslüman toplumun vicdanlarında derin hasarlara yol açtığı gün gibi ortada. Tarafsızca yayın yapmak şöyle dursun Müslüman ümmetin ve halkımızın değerlerini ayaklar altına alan girişimler ve yapılan kasıtlı, yalan haberler ve daha birçok husus bunun açık delilleri. Bu delilleri burada açıklamak mümkün değil ama herkes her şeyi görüyor. Kimse kimseyi bilmemezlikle de suçlamasın. Bu yazımda daha çok mahremiyetin muhafaza edilmesi gerektiği üzerinde durmak istiyorum.

           

Halkımız, Allah rızası için hizmet ettiğini öne sürerek Allah düşmanlarının yanında yer alıp onların değirmenine su taşıyarak kaos ortamı oluşturup muhafazakar iktidarı alaşağı etmeye çalışan kesimlere kesinlikle kayıtsız kalmamaktadır. Halk gerçeği görüyor. Kimse başını da kuma gömmesin.

           

Yıllarca on binlerce masum insan uyduruk bahanelerle dinlenmiş. Bu dinlenenlerin bütün mahremiyetleri yeri geldiğinde servis ediliyor.  Halk bu ses kayıtlarını kimin montajladığını ve servis ettiğini de biliyor. Zaten haber bültenlerinde yayımlayanlar da ortada. Söz konusu ses ve görüntü kayıtlarının şantaj için kullanıldığı da bir gerçek.

           

Uyduruk ses kayıtlarından sonra çok daha çirkin, görüntülü kayıtların servis edileceği konuşuluyor. Hazırlanan görüntülü kayıtlarda aşüfte kadınlarla gönül eğlendiren belli bazı kişilerin görüntüleri verilecek. Bu görüntü kayıtları montaj da olabilir gerçek de. Bize ne el âlemin uçkuruğundan. Belki de adam bir kere şeytana uymuş ne yapalım. Onu illa da dünya âleme duyurmak mı lazım? Bu durum eylem sahibini bağlar. Allah’a hesap verecek olan o. Yanlış anlaşılmasın onların kabahatsiz olduğu anlamı çıkmaz. Eğer Allah ve kanunlar nezdinde mevcut bir suç varsa hukuki yollarla mutlaka hesap sorulmalıdır.

           

Asıl vurgulamak istediğim Allah için hizmet ettiğini iddia ederek yıllarca hayır sahibi halkımız tarafından desteklenen bir camianın bu iğrenç kasetlere sarılarak siyaseti dizayn etmeye çalışmasıdır.  İnsanların sesli veya görüntülü kasetleriyle sözde gerçeği ortaya çıkaracağını iddia eden bu insanların nasıl çirkin bir duruma düştüğünü halkımız görmektedir. Sorulması gereken soru şu; malum camia bundan sonra varlığını nasıl sürdürecek?

           

Eğer hırsızlık yapan varsa hukuk içerisinde bunun hesabı tabii ki sorulmalı efendim. Ama bu bahane edilerek insanların mahremiyeti ayaklar altına alınarak çarşaf çarşaf ortaya çıkarılmaz ki. Üstelik hukuk katledilerek.

           

İnsanların mahremiyetini kayıt altına alan ya da alma emrini veren ve günü geldiğinde bunu şantaj için kullanan insanlar Allah Rasulünün (sav) şu mübarek sözünün olduğunu bilmelidirler: “Ey diliyle inanıp iman kalbine girmeyen kimseler, Müslümanların gıybetini yapmayın, gizli kusurlarını araştırmayın. Kim onların gizli kusurlarının peşine düşerse Allah da onun gizli kusurlarını araştırır. Allah kimin gizli kusurlarını araştırırsa evinde dahi onu rezil eder. (Tirmizi; Birr,85)

           

Bu hadisi şerif ışığında son yaşanan olaylara bir bakmak gerekir bence. Mübarek kelam olduğu gibi zuhur etmiş. Öyleyse ibret alma günü gelmedi mi? Dersini hala tam olarak almayan var demek ki.

           

Başka bir örnek:

           

Abdurrahman b. Avf (ra) anlatıyor. “Bir gece Hz. Ömer’le dolaşıyorduk. Kapısı aralık bir evden kandil ışığı geliyordu. İçerde sesleri birbirine karışan kimseler vardı. Ömer, bu Rabia b. Umeyye b. Halefin evidir. Şu anda içki içiyordur. Ne yapalım diye sordu. Ben de benim görüşüm biz şu anda Allah’ın yasakladığı bir şeyi yapıyoruz, dedim ve Hucurat 12. ayete atıfta bulundum. Ömer beni haklı buldu ve geri döndük.”

           

Hz. Ömer’le ilgili başka bir örnekte de “Hz. Ömer bir gece Medine’de dolaşıyordu. Evlerin birinden şarkı sesleri duyuldu. Duvara tırmanıp içeri girdiğinde hoşlanmadığı bir manzara ile karşılaştı. İçerdeki adama çıkıştı. Adam: ‘Ey müminlerin emiri dur, (hüküm vermede) acele etme. Eğer ben Allah’a karşı bir hata işlediysem sen üç hata işledin.’

           

1. ‘Allah Teâlâ birbirinizin gizli hallerini araştırmayın’(49/12) buyurduğu halde sen ayıp araştırdın.

           

2. Allah, ‘Evlere kapılardan girin.’ (2/189) buyurduğu halde sen duvarı tırmandın. 

           

3. Allah, ‘Ey iman edenler, kendi evleriniz dışındaki evlere sahiplerinden izin isteyip onlara selam vermeden girmeyiniz, böyle yapmanız sizin için daha münasiptir. Olur ki düşünürsünüz hikmet alırsınız.’( 24/ 27) buyurduğu halde sen evime izinsiz girdin üstelik selam da vermedin” diye karşılık verdi. Hz. Ömer eğer ben seni affedersem sen de beni affeder misin? dedi. Adam kabul edince Hz. Ömer de affettim, diyerek evden çıkıp gitti. (Kenzu’l Umal; 2,808,Hadis no; 8827)

           

Üzerinde durulması gereken, sorunlu husus yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla hukuki yollar kullanılmadan başbakan ve cumhurbaşkanına varıncaya kadar on binlerce üst düzey siyasetçi, bürokrat ve işadamı ve sanatçının dinlenmiş olması ve işin korkunç tarafı özel hayatın kayıt altına alınmış olmasıdır. Ve bu kayıtların yurt dışına kaçırılmış olması da bir başka sorun.

           

Başka bir sorun ise iddiadan öte bir anlam taşımayan bu ithamların kaos ortamı oluşturularak hükümeti itibarsızlaştırıp düşürmek için malzeme olarak kullanılmasıdır. Bir de bu iş CHP ile işbirliği kurularak yapılıyor. Düşünmek bile akla zarar ne diyeyim.

           

Daha birçok önemli sorun var. Kısaca camia çok kötü ve bir o kadar da tehlikeli bir oyunun içinde rol alıyor. Ve ders çıkarıp yarı yoldan dönmek yerine kendisini infilak edecek bir uçurumun kenarına doğru gidiyor. Her şeye rağmen ben kendim camianın içine düştüğü durumdan üzüntü duyuyorum. Bu duruma düşmek yerine keşke ümmetin vicdanı ile ters düşen bakış açılarını düzeltme yoluna gidip daha da güçlenseydi.  
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr