• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

Namaz Disiplini

Emine İDE

 Namaz disiplini diyorum, çünkü namazın insan iradesine köklü bir disiplin ruhu kazandırdığına inanıyorum. Sizce de öyle değil mi? Bu eylemi günlük yapmak, yapmaya devam edebilmek, güçlü bir imanı gerektirdiği gibi güçlü bir iradeyi de gerektirir. Öyle olmasa her inananın eksiksiz her gün namaz kılması gerekmez miydi? Tabi bu eylemin bizi besleyen tarafının olması çok güzel, öyle ki bu güzellik namazın geri dönütünü hemen hissettirmesinden kaynaklanır.  İman,  insanı  nasıl namaz kılmaya teşvik ediyorsa, namaz da imanı besliyor;  tembelliğe galip gelebilen bu eyleme, namaza  devam edebildiği gibi, aynı zamanda namaz kılanın tembelliği azalıp iradesi de kuvvetleniyor, insanların öne çıktığı yada geride kaldığı çizgi belki de bu noktadır. İrade zayıflığı, disipline olamama… İnandığımız halde bize zor geldiği için yapmadığımız, sırtımızı döndüğümüz ne çok hayırlı iş vardır. Rahatlık uğruna kaçırdığımız ne kadar güzel amel…   İrademizin güçlü olmasına ne kadar ihtiyacımız var, kuvvetli bir imana ihtiyacımız olduğu kadar. Kabul ediyorum, kolay değil her gün namazı beş vakit kılmak, dediğim gibi bu aslında her kişinin değil er kişinin başarısıdır ama iradesi zayıf insanlar da değiliz aslında, insan isteyince nasıl da zor hatta imkansız diyebileceğimiz işler yapıyor? Burada rol oynayan şey motivasyon mudur? Namaz kılabilmek için, çocuklarımıza bu değerli eylemi yapma alışkanlığı kazandırabilmek için yeterince  motive olamıyor ve çocuklarımıza da motivasyon sağlayamıyor muyuz acaba? O yüzden mi ağır bir sorumluluk gibi geliyor bize? İsteksizlik haline nasıl galip gelebilir ve namazı hayatımızın merkezine alabiliriz ki hayatımızı da var olmanın gerektirdiği merkezine oturtabilelim?

                Kuranı Kerim’in bir ayetinde namazın Allaha içten saygı duyarak kılanların dışındakilere ağır geldiği belirtilir. İnsanın Allaha saygı duyması için onu tanıması önceliği gelir. Onun sonsuz büyüklüğünü, gücünü, rahmetini düşünüp tefekkür edip anlayan, kendisinin bu evrendeki pozisyonunu da görür. Hayatının bitişi olarak gördüğümüz ölümümüzün başka bir aleme açılan hayat kapısı olduğuna inandığımız zaman, yaptıklarımızın, niyetimizin, gayretimizin bize referans olacağı bir aleme gideceğimize olan bilgimiz bizi gayrete getirmez mi?  Geçici bir hayat akışı içinde varlığımız tecelli etmişken, baki bir aleme davet edildiğimiz bize her gün gösteriliyorken hala bir iyilik yapma şansımızın olması bizi gayrete getirmez mi?

                Peygamber efendimiz bir gün sahabeleri ile oturmuş ölüm konusu  hakkında sohbet ediyormuş, efendimiz buyurmuş, her ölen insan derinden bir ah çekip pişmanlık duyar, dediğinde orada bulunan sahabeler(arkadaşları), ey Allahın resulü, kafir olanın, inkar edenin, kötü olanın pişmanlığını anladık da iyi olan Allahın kulları neden pişmanlık duysun diye  sormuşlar. Bunun üzerine, efendimiz evet demiş, inkar eden o inkar ettikleri ile karşılaşınca ve artık yapabileceği bir şeyin kalmadığını anlayınca ah keşke bir günlüğüne tekrar dirilseydim de sana iman  eden bir kul olsaydım diye büyük bir pişmanlık duyar, Allahın razı olduğu iyi kulları da  kıldığı iki rekat  namaz için, küçük diye bildiği ufak bir iyilik için Allahın kendisine muazzam bir güzellik, büyük bir mükafat hazırladığını görünce, Allah’ım ne olur keşke bir günlüğüne tekrar dirilseydim de sana en iyisini daha  çok yapsaydım diye bir ah çeker demiş.

                Sahibimiz ve bu kainatın  her şeyin sahibi, sahip olduğunu düşündüğümüz tüm her şeyimizin asıl sahibi ve sebebi olan Allah’ın sevgisini kazanmak ve ebedi hayatımızın mutluluğu  için en etkili iş namaz kılmak ise neden kılmayarak kendimize yazık edelim neden kılmayarak kaybedenlerden olalım ki? Tüm namaz kılanlar kurtuluşa ermiştir iddiasında değilim ama hiç kılmayanların da ölümden sonraki yaşamda kazananlardan olmayacağını tahmin edebilirsiniz.

                Bedenimize, ruhumuza, dünyamıza, irademize, kişiliğimize, ahiret hayatımıza sayısız güzellik ve güç sağlayan, bu rabbimizin emrini yerine getirmek için her müslümanın aslında yeterli motivasyonu kendisine sağlayabileceğini düşünüyorum. Allah hepimize sevdiği işleri sevdirsin rahmetiyle kolaylıklar versin. Bizi hakkıyla namaz kılanlardan ve rızasını kazananlardan eylesin. Geri dönüşü olmayan bir yolculuğun kapısını aralamadan, hala yapabileceğimiz bir iyilik ve kılabileceğimiz bir namaz olduğu için sana hamd olsun yarabbi…     

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr