• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Adıyaman 8 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara -1 °C

NEDEN BAŞKANLIK SİSTEMİ?

NEDEN BAŞKANLIK SİSTEMİ?
Son yapılan anketlere göre seçmenler % 55 civarında “sistem değişikliği”ne evet demektedir. “Evet” oylarının önceki aylara göre istikrarlı bir yükseliş grafiği gösterdiğini görüyoruz.

Özellikle 15 Temmuz’dan sonra “Evet” oylarının hızlı bir yükseliş trendine girmesi dikkate değerdir.

Türkiye’nin birkaç yıldır başat gündem maddesi olan başkanlık sistemi, en son mecliste yapılan ve 339 milletvekilinin evet oyu vermesi ile halkın önüne sandığın konulma sürecine evrildi.

En baştan alalım.

Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması ile birlikte, önemli oranda dinamizmi ve hareket alanı genişleyen “Cumhurbaşkanlığı makamı”  yer yer sistemin –eski düzenin bariyerleri ile karşı karşıya kaldı. Süreç, sistem probleminin tartışılma dozajını günden güne arttırdı.

Görünen o ki zamanında bu bariyerleri inşaa edenler, bu bariyerlere bir sigorta fonksiyonu yüklemiş, herhangi bir tehlike(!) durumunda devreye girecek şekilde ayarlamış. Sadece Cumhurbaşkanlığı için değil, benzeri birçok kurumun eski Türkiye’nin sigortası işlevi gördüğüne şahit olduk. YÖK’ü hatırlayın. Sonra Üniversiteler Arası Kurulu… ÖSYM’yi ve diğerlerini. Yapılmaya çalışılan her değişim kurumun sigortası işlevi gören paralel kurum tarafından işlevsizleştirilmeye, eskinin devamına yönelik adımların lokomotifi işlevi görüyordu.

Seçim sisteminde benzer durumu yaşadık. Yargı sisteminde… Milli Eğitim de de aynı süreçleri yakın zamanda yaşadık. Her değişim sancılı oldu. Ve her değişim süreci bir rejim meselesi haline getirilmeye çalışıldı. Mitingler düzenlendi. İç ve dış odakların ittifakları ile bin bir ayak oyunu ile değişimin önü kesilmeye, ülkenin atak yapmasına takoz konulmaya çalıştılar.

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde 367 aklını siyasilere verip süreci tıkayan ve ülkeyi nerede ise yönetilemez hale getirenleri hatırlayın. Ya da başörtüsü ile ilgili "411 el kaosa kalktı" manşetlerini atanların içinde oldukları ruh halini hatırlayın. Meclisin hemen hemen tamamının evet dediği bir düzenlemenin nasıl da bir krize dönüştürülüp “rejim elden gitti” sloganlarına dönüştüğünü hatırlayın.

Görünen o ki kendilerini bu ülkenin sahibi gören klik Cumhurbaşkanlığının görev ve sorumluluklarını arttıran düzenlemenin meclisten geçip halkoyuna sunulmasını “son kalenin”  düşmesi olarak görmektedirler. Özellikle mecliste yaptıkları muhalefet biraz da içine düştükleri acizliğin bir göstergesi oldu. Kendini zincirlemeler, kürsüyü işgal etmeler, dış ülkelere ülke elden gidiyor diye nara atmalar, işi farklı noktalara vardırmalar göstermektedir ki eski Türkiye sevdalılarının hayalleri günden güne suya düşmekte, kurdukları planlar ellerinde kalmaktadır.

Yeni Türkiye talebinin gittikçe halkta karşılık bulduğu bu süreçte sistemle ilgili sıkıntıların halkın elini güçlendirecek şekilde revize edilmesinin yanında, yeni oluşan kliklerin de dikkatle tahlil edilmesini önemsiyoruz. 200 yıldır toplumun başına bin bir çorap örerek bulunduğu kulvarı güçlendirme, devam ettirme amacında olanların halkın üzerine balyozla indirdikleri balyozların bertaraf edilmesiyle birlikte oluşan güç odaklarının halkla barışık olmaları, kraldan çok kralcı bir anlayıştan uzak olmaları elzem görünmektedir.

Özellikle belli sorumluluk mevkilerinde olanların toplumsal hassasiyetleri, geleneği, örfü ve sürecin hassasiyetini göz ardı eden açıklamaları, yaklaşımları niyet ne olursa olsun sürece zarar verecektir. Nerede ise astığım astık kestiğim kestik mantığını sloganlaştırmanın kimseye kazanımı olmayacak, ülkenin mevcut duruma gelmesinde bin bir zorluk çekenleri istismar edecek, eski Türkiye özlemi içinde olanların ekmeğine yağ sürecektir.

Başkanlık sistemi ile ilgili vurgulanacak bir diğer husus halkın konuyla ilgili bilgilendirilmesi, bir bütün olarak süreçle ilgili bilgilendirilmesidir. Yeni sistemin bir süreç işi olduğu, bir bütün olarak değerlendirilmesi ve iyi anlatılması gerekiyor

Özellikle meselenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsi ikbali olduğu şeklindeki tezviratlara karşı uyanık olmak, meselenin bir memleket meselesi olduğu, şahsi bir mesele olmadığını, uzun vadede ülkenin selameti için elzem olduğunu anlatmakta fayda var.

Şimdiden Kılıçdaroğlu’nun söylemine baksanıza. Oylamanın önceki anayasa oylamasının altında bir kabul görmesi durumunda meşruiyetinin olmayacağı iddiası... Bu ve benzeri iddiaların havada uçuşacağı bir sürece girdiğimizi belirtmek ister, toplumu bilgilendirmenin öneminin altını tekrar tekrar çizmek gerekir.

Yönetim üzerindeki ikiliği kaldırma, bürokratik dinamizmin daha da artması, ülkenin dirilişi yolundaki çalışmaların hızlanması açısından başkanlık sisteminin desteklenmesi çok büyük önem arz ediyor. Batılın oyunları bitmez. Bu Sünnetullahtır. Batılın oyunlarını daha rahat bir şekilde bertaraf edecek, oyunlarını etki gücünü kıracak, halkın iradesini güçlü bir şekilde ülke yönetiminde temsil edeceğine inandığımız için “Başkanlık Sistemi” nin kabulünü destekliyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz

Kahta Beyan


Başkanlık Sistemi Hakkında Yapmış Olduğumuz Anket'e Katılmak İçin Tıklayınız

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr