• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 30 °C
  • Ankara 20 °C

Neden Müslüman Coğrafyası?

Abdullah YEKTA

                                             

Neden müslümanlar?  Neden Müslüman coğrafyası hep kan ağlıyor?  Neden hep Müslümanlar ölüyor, öldürülüyor?  Müslümanlar bunu hak etmişler mi? Müslümanların tarihinde başkalarına karşı böyle kan, işkence ve zulüm ettikleri var mı? Tarihin herherhangi bir döneminde Müslümanların bir günahı olmuş olsa da diğer Müslümanların onların günahlarını çekmesi reva mıdır?

Allah , “Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın yükünü çekmez” diyor. Sizden öncekiler birer ümmetti, gelip geçtiler. Onların günah ve sevapları onlara, sizin günah ve sevaplarınız sizedir.  Müslümanların bu şekilde hor ve hakir görülmeleri, asli bir şeylerini kaybetmiş olduklarını akla getirmektedir. Ezilmiş ve fakir olmak,  onurunu kaybetmeyi gerektirmez.  Bugün Müslümanların başkalarının yanında bir değerleri kalmamış, varlıklarıyla yoklukları bir olmuş maalesef.  Avrupa’da,  Amerika’da ve kendi ülkelerimizde Müslümanlara her türlü hakareti meşru görenler Yahudilere hakaret çağrıştıran bir yayın üzerine ertesi gün hemen özür dileyebiliyorlar.

Nedir bu kaybettiğimiz şey? Bu soruya herkesin bir cevabı olabilir.  Sanırım Müslümanların medrese, mektep ve üniversitelerinde ilk kaybettikleri şey ilimdir. Bu ilim sözcüğünden kastım sürekli tekrarlanan ve taklit edilen ilmihal bilgileri değildir. Elbette bugün üniversitelerde ve milli eğitim camiasında okutulan ilimler var ama hepsi de başkalarını taklitten öteye geçmiyor. Yeni ve düşüncenin ürünü olan bir ilimden maalesef söz edemiyoruz. Bugünümüzde ve şimdi bu bizim düşüncemizdir diyebileceğimiz bir şeyimiz yoktur.  Günümüz Müslümanlarının düşünce dünyası, Ortaçağ Avrupasının düşünce dünyasına çok benzemektedir. O gün Hıristiyan din adamları, İncil okumayı ve yorumlamayı bütünüyle tekellerine almış ve yalan yanlış tek doğru kendi doğruları olduğu iddiasındaydılar.

Bugün Müslümanların Ortaçağ Hıristiyanlık dünyası gibi bir din adamı sınıfı yok fakat mezhep, tarikat, dernek ve cemaatler maalesef din adamı sınıfının yerine geçmiştir. Mezhebin, tarikatın ve cemaatin dediğinin dışına çıkmak veya farklı düşünmek dinsizlikle bir tutulur olmuştur. Herhangi bir cemaatin veya tarikatın yanlış olan fikir ve düşüncesinin Kur’an’da olmadığını ya da Kur’an’a aykırı olduğunu söylediğimizde cemaat ve tarikatın yanlışına dört elle sarıldıklarını görüyoruz.

Evet, Müslümanlar ilk önce ilmi kaybettiler. Müslüman dünyamızda ilim halen kayıptır. Çağı okuyup anlamak için gerekli olan her ilim Müslüman için farzdır.  Yerine göre bu Mantık olur, Felsefe olur, Nazar ve İstidlal olur fark etmez. Şimdiyi, bugünü anlamama yarayan ilim hangisi ise o benim için elzem ve gerekli olan bir ilimdir.  Avrupa kendi içinde çok bedel ödedi. Geldiği nokta tatmin edici mi değil mi tartışılabilir. Bugün Avrupa’da vatandaş, yanlış olan bir yasaya itiraz edip gerektiğinde o yasayı değiştirebiliyor. Bizim dillere destan yaptığımız Hz. Ömer ve yaşlı kadın hikâyesini hatırlayın. ‘Hz. Ömer minberde hutbe verirken söylediklerinin Kur’an’a uygun olmadığını düşünen ve ayağa kalkarak artık ben Ömer’e itaat etmeyeceğim, diyerek gerekçesini açıklayan o yaşlı kadının itirazının ardında Hz. Ömer, kadın doğruyu söyledi diyerek kadını tasdik eder. Evet, bugün Avrupa’nın vatandaşına karşı gösterdiği tavır budur.

Avrupa’da yolda oluşmuş bir çukur yüzünden hasar gören arabası için halk belediyeleri mahkemeye verip tazminat ödetebiliyor. Türkiye diğer Müslüman ülkelere nazaran ileri bir demokrasiye sahip bir ülkedir. İlçemiz Ak Partili bir belediye başkanı tarafından yönetiliyor. Evinizin önünde, dükkânınızın önünde veya herhangi bir okulun önünde oluşmuş olan çukurlar için belediyeyi aradığınızda size değer verip gelip yaptıklarını gördünüz mü? Ben çağırdım kimse gelmedi. Ne evimin ne de okulumun önünü yapan oldu.

Sanırım geri kalmışlığımızın, itibarsızlığımızın, başkalarının bize değer veremeyişlerinin sebebi az çok belli oluyor.  
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr