• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 6 °C
  • Ankara -1 °C

Nübüvvet/Peygamberlik

Abdullah YEKTA

        Peygamberlik, Allah ile kulları arasında bir iletişimdir. Allah Teâlâ, insanları müjdelemek, inanmayanları korkutmak için; dünya ve ahret saadetleriyle ilgili olarak, ihtiyaç duydukları konularda bilgi versinler diye, insanlara peygamberler göndermiştir.

     ‘’Andolsun ki her ümmete; ‘Allah’a kulluk edin, tağutlardan kaçının’ diye peygamler göndermişizdir.’’(Nahl suresi-36)

        Peygamberlik evrensel bir olgudur. Zamana ve mekâna bağlı değildir. Allah Teâlâ, insanlık için fayda olan nübüvvet ameliyesiyle bütün insanlığın kurtuluşunu hedeflemiştir. Bütün peygamberlerin beslendikleri kaynak birdir. Zamana ve mekâna göre, teferruatta, bir takım farklılıklar olsa da tebliğ ettikleri mesajları tevhid, nübüvvet, ahiret ve ahlaki konulardır. Bütün peygamberler, Bir Tek olan Allah’a ibadet etmeye; tağutlardan kaçınmaya çağırmışlar ve tekrar O’na döneceğimizi hatırlatmışlardır.

       Peygamberlik vehbidir. Allah onu kime vereceğini en iyi bilendir. Allah, melekleri kullarından dilediğine vahiy ile gönderir. Verasetle tevarüs eden bir olgu değildir. Çok çalışmakla da peygamber olunmaz.

       Allah katında hiçbir ırk üstün olmadığı gibi, hiçbir lisan de üstün değildir. Her peygamberi kendi kavminin lisanıyla göndermiştir.

      ‘’ Biz, hiçbir peygamberi, kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, onlara apaçık anlatsın…’’(İbrahim-4)

       Peygamberlikte alt derece üst derece diye bir şey de söz konusu değildir. Bu konuda her hangi bir nass de mevcut değildir. Peygamberlerin aldıkları görev itibarıyla aralarında üstünlük olabilir. Kur’an’da Ulu-l Azm peygamberlerden bahsedilir. ‘’O’nun   peygamberleri arasında hiçbirini diğerinden ayrıt etmeyiz..’’(Bakara-285)

         Allah tarafından gönderilen peygamberlerin hiçbirisi melek veya nur değildir. Yapıları itibarıyla insanüstü bir özellikleri yoktur, birer beşerdirler. Yahudilerin Üzeyr (a.s)ı, Hrıstiyanların İsa (a.s)ı Allah’ın oğlu saymaları; Müslümanların Hz. Muhammed (sav)i ilk önce yaratılan bir nur saymaları Kur’an’a aykırı düşüncelerdir. Onlar da bizim gibi yer, içer hastalanır, acı çekerler. Yardıma muhtaç olan, evlenen, çocuk sahibi olmak isteyen insanlardır. Allah, kendilerine bildirmedikçe gaybı bilmezler. Hatadan münezzeh değildirler.

          Peygamberler fetanet sahibi (zeki), dâhi, anlayış sahibi ve zihni yeteneklere sahip insanlardır. Kur’an, İbrahim (as)ı   fetanet sahibi bir peygamber olarak tanıtır.

            İyi ve faydalı olan şeyleri bilmek için peygamberlere ihtiyaç duyarız. Onlar, karizmatik kişilikleriyle insanlara örnek kişilerdir. İnsanların öykünecekleri starlardır.

           Peygamberlik Hz. Âdem ile başlamış ve Hz Muhammed (sas) ile son bulmuştur. Dünyanın gelmiş olduğu nokta Hz Muhammed(sas)in mesajından sonra yeni bir mesaj ve yeni bir peygambere ihtiyaç duyulmamaktadır. Hz Muhammed (sas) hatemül-enbiyadır. Peygamberliğin son halkası, nübüvvet binasının son tuğlasıdır. Allah Teala Onunla peygamberlik sahnesini kapatmıştır. O hem resullerin ve hem de nebilerin sonuncusudur. O’ndan sonra vahiy, ilham aldığını söyleyenler hayal görenlerdir. Kendi kitaplarının, ilhamla kendilerine yazdırıldığını söyleyenler, ima edenler aynı hezeyanın içinde olanlardır. Bunlar bir nevi kendi kitaplarını Kur’an’ın yerine geçirmeye çalışmaktadırlar.

      Allah Teala mü’minler için peygambere itaatı şart koşmuş ve Peygamberleri ancak ve ancak itaat olunmak üzere gönderildiğini beyan etmektedir.(Nisa-64)

Allah Teala kendisine itaatı , peygambere itaata bağlamıştır: ‘’Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.’’ "Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddikler ve Salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır"(Nisa-69)

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr