• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Ankara 22 °C

Öğretmenin Çiğnenen Onuru

Abdullah YEKTA

  Öğretmen denince akla ilk gelen ‘’Bana bir harf öğretinin kırk yıl kölesi olurum’’ atasözüdür. Bunun Hz. Ali tarafından söylendiği rivayet edilir. Dünyada büyük ve köklü devrim yapan şahsiyetler büyük çoğunlukla ya öğretmenlerdir ya da bu mesleğe saygı duyan insanlardır.

           

Konfüçyüs, Lau-Tzu, Sidhard Gotama (Buda), Sokrat, Eflatun, Gandi v.s. hepsi insanlara bir şeyler öğretmenin peşinde olan insanlardı. Peygamberimiz (sav) ‘’Şüphesiz ki ben, güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.’’diyor. Bir başka hadisinde ‘’ Şüphesiz ki Ben, öğretmen olarak gönderildim.’’diyor. Peygamber (sav) hayatı boyunca öğretmen yetiştirmekle uğraştı. En çok üzüldüğü an öğretmen olarak yetiştirdiği sahabesinin komploya kurban gitmeleridir. Bu sahabeleri için kâfirlere beddua okumuştur.

          

  İslam tarihi boyunca bu işin ciddiyetinde olan Müslüman hükümdarlar öğretmenlerini yanlarından ayırmamışlar. Onlara danışmışlar ve kararlarına saygı duymuşlardır. Osman Bey Şeyh Edebali’nin vasiyetlerine uyarak Beyliği yönetmiş ve başarıya ulaşmıştır. Başarıya ulaşan yönetimler, meclislerinde her zaman, ilim adamlarına ve âlimlere yer vermişlerdir. Âlimler, entelektüeller, aydınlar vs. bir ülkeyi terk etmek zorunda kalıyorlarsa veya bezdiriliyorlarsa, o ülke için aşağıya doğru iniş başlamış, demektir.     Bugün ülkemizde üniversite öğretim elemanları, milli eğitimde çalışan öğretmenler ve yine özel öğretim kurumlarında çalışan eğitimci sınıfı, maalesef gereken itibarı görememektedir. Eğitimcilerin hem refah düzeyleri hem de sosyal statüleri iyi değildir.

           

 

‘’Bana bir harf öğretinin kırk yıl kölesi olurum’’ sözünün hiçbir gerçekçi tarafı kalmamıştır. Hayal dünyasında söylenmiş bir sözdür. Sanırım bu sözü, öğretmenleri uyutmak için söylemişlerdir. Belki bu söz, henüz hayatın ne tür dalaverelerle dolu olduğunu bilmeyen masum bir ilköğretim çocuğu işin geçerli olabilir. Ama bir yönetici, bir siyasetçi ve bir işveren için asla. Bugün öğretmenlerin yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar, bu saydığımız kesimler tarafından hiç algılanmıyor. Onların, öğretmenin maddi ve manevi sorunu var mı, yok mu diye bir dertleri yok. Çünkü bugün, kendilerine bir şeyler öğretmeye çalışan öğretmenleri köle edinmişler. Öğretmeni maddi olarak boyunduruk altına almışlar. Ülkemizde en az maaş alan memur, öğretmendir. Lise mezunu olan herhangi bir memur öğretmenden fazla maaş almaktadır. Öğretmenin üniversite okuması, yıllarca zahmet çekmesi, öğrencisine bir şeyler öğretmek amacıyla gece gündüz okuması, bu ülke yöneticilerinin gözünde bir anlam ifade etmemektedir.

           

 Eğitim yılı açılış konuşmalarında, öğretmenler gününde v.s. yerlerde söylenen birtakım parlak sözlere, yalanlara artık inanmıyorum. Bu ülkede öğretmenlere verilen kaç tane vaad yerine getirildi. Bilen söylesin. Ben hatırlamıyorum. Patronlara bol keseden teşvik verilir. Askere, polise, memura verilir. Her çeşit memura eşit işe eşit ücret verilir. Ek ödenekler verilir. Öğretmene sıra gelince senin muadilin yok, der. Çünkü sen paryasın. Senin dengin yok. Diğer memur ve güvenlikçilere iyileştirmede bulunurken sorun yok. Ama öğretmene gelince yolunu şaşırır bunlar.

           

Öğretmen azarlanır, öğretmen bıçaklanır, öğretmen dağa çıkarılır ve öğretmen öldürülür. Önemli değil, onun muadili yok. O eğitim zayiatı bile değildir.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr