• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Önemli Yapılarda Estetik Tasarım Ve İşlev

Ahmet İNAN

             Görsel basından ABD’nin Kansas eyaletinde bulunan sıra dışı bir halk kütüphanesini görmem bu yazımı yazmama vesile oldu.  İlginç bir cephe tasarımı ile medyada yer alan bu kütüphaneye imrenmemek mümkün değil. Önemli olan içindeki kitaplardır diyebilirsiniz ama bence kitaplar kadar olmasa da kütüphanenin mimarisi ve estetik yapısı da çok önemlidir.

            Halk kütüphanesinin dış cephesi kitaplardan esinlenilerek devasa boyutlarda kitap sırtlıkları ile kaplı. Sanki kitaplar devasa baskılarla basılmış da kütüphanenin etrafına güzelce dizilmiş gibi. İnanılmaz bir düş ve tasarım örneği. Bu tasarımı Dimensional Innovations adlı bir şirket yapmış. Bu tasarımı gidip görme şansımız yok ancak görsel medyada görüldüğü kadarıyla yapıya hem sanatsal hem de mimari açıdan harika bir görsellik kazandırılmış.

Şahsen ben ibadet, eğitim, kültür ve sanat yapılarının mimari ve estetik unsurlardan uzak, sıradan, betonarme olmasına tahammül edemiyorum. Bu yapılar ülkemizde beton blokların ötesine gidemiyor maalesef.

            Öncelikle camii, okul ve kütüphanelerimiz hem mimari hem de estetik açıdan insanları kendine çekebilmelidir. Bir insan camide namazını kılarken ibadet yeri temiz ve ferah olmalı. Isıtma ve soğutma sistemi gerekli ölçüde olmalıdır. Kütüphanede kitap mı okuyacaksınız? Kütüphanenin bir kere göz önünde olması gerekir. Ardından en önemlisi kütüphane boğucu olmamalı ve bir depoyu andırmamalıdır. Daha düne kadar Kâhta’daki kütüphane bir depodan farksızdı. Yine büyük şehirlerdeki birçok kütüphane arşiv deposunu andırıyor maalesef.Birçok edebi şahsiyet, zamanında kahvehanelerde buluşmuş buralarda edebi ve sanatsal tartışmalarda bulunmuştur. Kütüphaneler edebiyat, sanat, fikir ve kültür alışverişinin yapıldığı ünlü şair ve yazarların yetiştiği ve öğrencilerin yetiştirildiği ilgi çekici mekânlar olmalıdır.

            Özellikle bir kültür şehri olan İstanbul’da eski kahvehane kültürü çok yaygındı. Eskiden okey gibi oyunların oynanmadığı zamanlarda şair ve yazarların yanı sıra kalem erbabıyla tanışmak, sohbet etmek isteyen genç üniversite nesli de soluğu bu kahvehanelerde alırdı. Bu kahvehanelerden Küllük Kahvehanesi çok meşhurdur. Bunun yanında Marmara, Çınaraltı, Meserret ve İkbal gibi kahvehaneler de vardı. Bu kahvehanelere edebiyatçılar her fırsatta uğrar fikri ve ilmi sohbetler ederdi. Bu kahvehaneler birçok şair ve yazarın yetişmesine ev sahipliği yapmıştı.

             Orhan Kemal, Fuat Köprülü, Yusuf Ziya Ortaç, Ahmet Hamdi Tanpınar, Durali Yılmaz, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, İsmet Zeki Eyüboğlu, Ebubekir Eroğlu, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu bu kahvehanelerde demli çay eşliğinde koyu sohbetlere dalmışlardır. Kısaca birçok şair ve yazarın yetişmesine ev sahipliği yapan, kahvehaneler olmuştur. Şimdi ise kahvehanelerin hali içler acısıdır. Eski dönemlerde birçok şair ve yazarın yetişmesinin mekânı olan kahvehaneler şimdi ise müdavimlerinin beynine afyon vermekten başka bir işlev görmüyor maalesef. Eski kahvehane kültürünü, mimari ve estetik açıdan yapmamız gereken kütüphanelerle yeniden yaşatmak gerekir.

 

 
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr