• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Organize İttifaklar

Adem Ballı

Tarih boyunca kendi çağında egemen olan güçler dünyayı kendi arzuları ile yönetmek isterler. Bu arzuların hilafına kim mukabil olursa onu devirmek, aksatmak veya yavaşlatmak için ellerinden geleni yaparlar.

Bu anlayışa sahip olan devletlerin sistemleri de hep kan ve gözyaşı üzerinde yükselmişlerdir.

Bugüne geldiğimizde durumda pek değişiklik olmadığını hatta gelişen teknoloji ile birlikte bu güçlerin emellerini gerçekleştirmek için daha da hunhar yöntemler kullandığını çok acı bir şekilde görmekteyiz.

Yakın tarihimizde bundan örnekler vermek gerekirse… SSCB Rusya’sının emperyal emellerini gerçekleştirmek için Dağıstan’da Çeçenistan’da Afganistan’da yaptıklarını biliyoruz.

Onlarca yıl bir karış Çeçen coğrafyasını ele geçirmek için kardeşi mi kardeşe kırdırtmadı. Şehirlerini mi yerle yeksan etmedi? Ya Afganistan’da binlerce canın yok olması pahasına amansız saldırılar mı gerçekleştirmedi?

Ya Amerika, Vietnam’da Irakta Japonya’da Mısırda… Kimi zaman nükleer silahlar kullanarak ya da kullandırarak topyekûn  (Halepçe)  (Hiroşima-Nagazaki) yok etmedi mi?

Kimi zaman konvansiyonel silahlar kullanarak büyük tahribatlar oluşturmuş, hayatları parçalamış… Kimi zaman iç karışıklıklar çıkarmak suretiyle darbe yaptırmak ve ülkeyi idare edilemez hale getirip başına da kendi kuklalarını getirmiştir( Mısır).

Elbette ki niyetimiz bu zulümdar zihniyetin geçmişte yaptıklarını hatırlatıp ahu vah etmek değil. Bugün ülkemizde birebir aynı yöntemler ile gerçekleştirilmek istenen kaotik ortamı anlayabilmek için hatırlatmak şart…

2002 Kasım seçimlerinden bugüne iktidarda bulunan ve kendi “bağımsız” (olabildiğince) politikalarını gerçekleştirmek isteyen Ak parti hükümetini de devirmek için yapılanlar gözümüzün önünde…

Çok gerilerden girmeyeceğim son birkaç yılda “Gezi olayları,7 Şubat Mit krizi, 17-25 Aralık ihanet operasyonları, Kobani olayları” sadece görünür darbe girişimleri…

Tek başına içerdeki şer odaklarının girişimi mi? Elbette değil.

Peki Neden?

Çünkü; iç politikamız bağımsız olsun, dış politikamız bağımsız olsun, ekonomik politikamız bağımsız olsun, eğitim politikamız bağımsız olsun ve askeri politikamız bağımsız olsun diyorsunuz.

Ve beyler direktifle talimatla hükümet devirdiğiniz günler geçti diyerek meydan okuyorsunuz.

Hegemon güç sizin bu çıkışınızı hazmeder mi etmez… Nitekim etmiyor.

Son birkaç aydır yoğun bir şekilde tırmanan terör neye hizmet ediyor.

Malumunuz yine hunharca bir saldırıya maruz kaldık. Ankara’da 300 kg patlayıcı ile gerçekleştiği söylenen saldırının neticesinde en son 35 insanımız canını kaybetti ve yine onlarcası yaralanarak hayatlarının bundan sonraki kısmı paramparça edildi.

Bu terörist eylem tarzı yabancısı olduğumuz bir tarz değil elbet. Daha önceleri de yaşadığımız elim olaylar var elbet fakat bu sıklıkla değildi. Son birkaç aydır yoğun bir şekilde saldırılar var.

Biz bu yoğunluğun sebebini irdeleyeceğiz. Yukarıda bahsettiğimiz darbe girişimlerinden başarısızlıkla çıkan egemen egoist güçler bu eylemler ile Iraktakine benzer toplumsal bir “korku imparatorluğu” ile kitleleri yönlendirmenin peşinde…

Bu eylemden önce ve sonra geliştirilen organize ittifaklara bir göz atarsak:

- Kandil’de Duran Kalkan’ın ilan ettiği oluşum TKP/ML, PKK, THKP-C/MLSPB, MKP, TKEP-LENİNİST, TİKB, DKP, DEVRÎMCÎ KARARGAH ve MLKP… Tamamı taşeron bu örgütler yıllardır güya birbirilerine düşmandılar.

Ve dünün düşmanları Cemil Bayık’ın ittifakın bir diğer üyesi İngiliz Times (çok merak ediyorum Türkiye’den herhangi bir gazete Daeş lideri ile röportaj yapsa batının tepkisi ne olurdu.) gazetesine verdiği röportajda belirttiği gibi  “Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’yi çökertinceye kadar devam edeceğiz ”diyerek hedeflerini de belirliyorlardı.

Peki ne oldu da güya derdi Kürtlerin hakkı hukuku olan bu örgüt bu konuda en iyi atılımları yapan Erdoğan’ı devirmek örgüt için varını yoğunu seferber etti?

-Saldırıdan hemen sonra Almanya vatandaşlarını acilen uyararak Türkiye’ye gidilmemesini ve aynı zaman konsolosluklarını kapatarak “kaos var ”mesajı ile ittifaka desteğini başka bir şekilde ifade ediyordu.

Independent gazetesi Ankara saldırısı haberini manşetten olay yerinden bir fotoğrafla tam sayfa verip altına da not düşüyordu.

Türkiye giderek daha tehlikeli bir şekilde istikrarsızlaşıyor.

Daily Telegraph da iç sayfasında yer verdiği haberde, Türkiye'nin başkentinin kalbinde iki intihar eylemcisi tarafından bombalı araçla saldırı düzenlendiğini yazıyor ve bu son saldırının ülkenin güneydoğusunda devletin sürdürdüğü terör operasyonlarının sebep olduğunu öne sürerek, kendi taşeronu PKK ya desteğini ifade ediyordu.

Değerli büyüğümüz Abdurrahman Dilipak’ın da 16 Marttaki yazısında dediği gibi topyekûn bir savaş ile karşı karşıyayız.

Asırlardır aynı delikten ısırılmanın acısını çekiyoruz.

Müminliğin ferasetini basiretini serdedip bu oyunları boşa çıkarmazsak daha çok ısırılacağız.

Selam ve dua ile

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr