• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Orucun Anlam Ve Önemi

Abdullah YEKTA

                 

Oruç, diğer amellerle mukayese edilmeyecek derecede riyadan uzak, son derce samimi; ihlâsın simgesi olan bir ibadettir. Yalnız ve yalnız Allah için yapılan bir ibadettir. İnsan, birileri için sabahtan akşama kadar aç, susuz ve zevklerinden uzak kalamaz. Ama mü’min, bu yaz günü, kırk beş derecede, çoğu zaman yalnız başına olduğu halde, yanında da çok nefis yiyecek ve içecekler olduğu halde Allah için oruç tuttuğundan bütün bunlardan uzak durur. Çünkü yanında hiç kimseler olmasa da müslümana göre her şeyi gözetleyen Allah vardır. Bu bilinçle hareket eden mü’minin ameline riya karışmaz.

Oruç bir irade eğitimidir. Mü’min, oruç tutarak nefsine hâkim olabiliyor. Birtakım günahlardan uzak durabiliyor. Kendini günahlara karşı frenleyebiliyor, tutabiliyor. Allah Teâlâ’nın ibadetleri vaz’etmesinin hikmetlerinden biri de şüphesiz ki insanın bir şekilde eğitilmesidir. Allah Teâlâ, “oruç benim içindir” diyor. İnsanın salih bir kul olarak, iradesine hâkim bir kişi olarak eğitilmesi için yegâne bir ibadettir. Arınmanın en güzel yoludur. Allah Teâlâ daha önceki ümmetlerin hepsine bir şekilde orucu emretmiştir. İnsan yapısını en iyi bilen O olduğuna göre, en iyi, en faydalı ve hikmeti ilahiye en uygun olanı emredecek olan da O’dur.

Bu günleri değerlendirmek, bu günlerden istifade etmek gerek. Allah bu nimeti bize layık görmüşse buna layık bir kul olmaya çalışalım. Bunun için sahurda ve iftarda ölçüyü kaçırmamak, orucun hikmetine uygun yiyip içmek gerekir. On bir ay boyunca yiyip içmiş ve vücut yıpranmış. Bu ay oruç tutarak vücudun dinlenmesi gerekir. Vücut için bu ay, yeniden inşa olma vaktidir. Manevi açıdan enerji depolama ve sonrası için hazırlık zamanıdır. Oruç günlerimizi yatarak değil, ibadetle geçirmemiz gerekir. Bu ayın atmosferini her an teneffüs edelim. Mümkün olduğu kadar Kur’an okuyarak, Kur’an mealini okuyarak, anlamını düşünerek vaktimizi geçirelim.

Peygamberimiz (sav.)’in dediği gibi sözlerine ve hareketlerine dikkat etmeden kendini kötü söz ve fiiliyattan alıkoymayan kimsenin tuttuğu oruç, merkebin yem karşısında akşama kadar bağlı kalması gibidir. Mü’minin bu anlamda kendini kötü söz ve fiillerden koruması gerekir. Mü’minin hayatı, ölümü; orucu ve ibadeti Allah için olmalıdır.

‘’Ey insanlar size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerde olan(sıkıntılar)a bir şifa ve insanlara bir yol gösterici ve rahmet gelmiştir.’’(10 Yunus, 57)

Evet, bu rahmet ayında rahmetten (Kur’an’dan) yararlanalım. Göğüslerimiz bu öğütten şifa bulsun. Allah’ın rahmeti üzerinize osun.

 
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr