• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Paganist Kültür

Abdullah YEKTA

                                     

       

Paganist kültür, ruhumuzun derinliklerine kadar işlemiştir.  Dinimizin ve toplumsal geleneklerimizin emrettiği içtimai ve sosyal davranışlar hayatımızda peyder pey yok olup gitmektedirler. Her birimiz, birer liberalist  gibi hareket etmektedir. Liberalizm hayatımızın her alanını şekillendirmektedir. Giyim kuşamımız, yeme içmemiz, çarşıda alış verişimiz ve aklınıza gelen her konuda bireyselleşmişiz. Bu anlamda hayatımıza en ufak bir müdahaleyi kabullenmemiz mümkün değildir. Sadece biz biliriz, başkası hiçbir şey bilmez. Bunun için, anne ve babamız, arkadaşlarımız ve büyüklerimiz bizim için bir anlam ifade etmezler.

Modern hayat hakkımızdır, fakat papağan gibi, maymun gibi, her empoze edilen hareketi taklit etmemiz gerekmemektedir.  Ailemizden, toplumumuzdan ve İslami kimliğimizden sıyrılmamız gerekmemektedir.  Kapitalist ve liberalist kültürü yayan işitsel ve görsellerin yaygınlaşmasıyla İdeolojiler de öldüler. İdeolojiler az da olsa toplumsal olanı, geleneğe saygınlığı işlemekteydiler. Sol görüş, sağ görüş ve bunlara alternatif olarak ortaya çıkan İslamcılık ve benzeri görüşler hep toplumsal olanı,  sosyal hayatı ayakta tutmaya çalışıyorlardı. Sosyal dokuya zarar veren eylemlerden kaçınırlardı. Sosyalizm ve ötesinin ideolojisini savunan insanlar dahi toplumun hoşlanmayacağı eylemlerden kaçınırlardı. Muhafazakâr toplum tarafından sevilmediği için kahvehanede oturup oyun oynamazlardı.  Ama günümüz liberalizmi, dünün İslamcısını oyun salonlarına çekmeyi başarabilmiştir. Saatlerce oyun salonlarında oyalanan ve bir türlü kalkamayan din eğitimini görmüş insanlarımız mevcuttur.

      

Yukarıda söyledim, modern olanı yaşama hakkımızı, kimse elimizde alamaz. Dinin bu hususta yasaklayıcı bir emri yoktur. Bilakis din, hayatımız için kolay olanı, doğru ve faydalı olanı emretmektedir.  Allah, zoraki bir hayatı yaşamamızı, bizden istememektedir. Modern olanı yaşayalım ama insanlığımızı, insani olanı unutmayalım. Allah’ın bizden istediği kulluğumuzu unutmayalım. Toplumun bizden beklediği bir rol vardır.  Toplumsal olanı göz ardı edemeyiz.

     

Müslüman olarak sahip olduğumuz bir kültürümüz var. Modern de olsa bir kültürümüz olmalıdır.  Kapitalizmin modern bireye emrettiği tüketim kültürünü yaşamak zorunda değiliz. Yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü v.s. hepsi bireye ihtiyaç üretme unsurlarıdır. Bunlar kişiyi sürekli tüketmeye sevk eden saiklardır.  Televizyon, gazete ve internet gibi iletişim araçları vasıtasıyla bir yılbaşı olgusu oluşturulmaya çalışılmaktadır.

       

Yılbaşı gecesi ne giyeceğim, yılbaşı gecesi yemeğimiz ne olacak?  Nasıl bir eğlence yapsak? Kimlerle beraber bu geceyi kutlasak? Bu geceyi kutlamak için nerelere gitsek? V.s. 

        

Her gece hayatımız nasıl geçiyor? Çoluk çocuğumuzla neler yiyip, neler içiyoruz? O gece de Allah’ın gecelerinden bir gece değil midir? Geceleri ve gündüzleri farklı kılan,  gece ve gündüzlere renk veren şahsiyetimizdir, onurumuzdur. İslami cemaatlerin bazı gün ve gecelere aşırı anlam yüklemeleri de hakeza bunu gibi anlamsız kutlamalardır.  Kutlu doğum haftalarını kutlama, Kadir ve isra-mirac geceleri hariç diğer kandil gecelerini kutlama, Hıristiyanların Paganist Romalılara özenerek kutlamaları gibi, birer uydurma ve özentiden ibarettir. Hıristiyanlar 25 Aralık veya 5-6 Ocak olan Hz. İsa(as) doğum gününü putperest Romalılara entegre olma hevesiyle 1Ocak günü kutlamaya başladılar.  Oysaki Hz. İsa (as)nın doğum günü 1 Ocak değildir.

      

Yeni yıl, yeni gün dememe gibi alerjimiz yok fakat dileriz insanımızın her anı, her günü, her senesi hoş olsun, güzel olsun, aydınlık olsun ve hayırlara vesile olsun. Selamette olmanız dileğiyle
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr