• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 6 °C
  • Ankara -1 °C

Peygamber Aşığı Hakîm Bir Şair: Nâbî

Ahmet İNAN

Peygamber (sav) Efendimizin dünyaya teşrifleri olan Mevlid-i Nebevî, Rebiülevvel ayının 12. gecesi, miladi takvime göre 14 Nisan gününe denk gelmektedir.


Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı, Peygamber Efendimizin doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan etmiş ve bir hafta boyunca Kutlu Doğum münasebetiyle Efendimiz büyük bir heyecanla anılır.

2012 yılındaki Kutlu Doğum Haftasını geride bıraktık. Haftalar öncesinden Müslümanlar arasında eşsiz bir sevinç zuhur etti. Hazırlıklar yapıldı, Efendimizi anlatan birçok etkinlik düzenlendi.

Ben bu sayımızda kutlu doğum münasebetiyle bir Peygamber aşığı olan Urfalı Divan şairi Nâbî ve onun başından geçen bir hadiseyi anlatacağım.

17. asırda yaşamış olan Divan şairi Nâbî, edebiyat tarihinde hikemî tarz da kaleme alınmış şiirlerin temsilci olarak kabul edilir. Şiirlerinde okuyucusuna sürekli öğüt verip yol gösterir. Şiirlerinde dini esasları, ahlakı ne kadar güzel anlattığı görülür. Peygamberler şehri Urfa’nın manevi ikliminde iyi bir dini eğitim almıştır. Bir mutasar­rıfın dikkatini çeken şair, 1665′te yirmi dört yaşlarındayken IV. Mehmed’in saltanatı yıllarında İstanbul’a gönderilir. Nâbî, Musahib Mustafa Paşa’ya inti­sap ederek kısa zamanda ona dîvan kâtibi olur. Peygamber âşığı Nâbî, IV. Mehmed döneminde Hacca gitmek üzere bir kısım devlet erkânıyla birlikte yola çıkar.O devirlerde hacca deve ile gidilirdi. Develerin sırtına yüklenen mahmil ismi verilen, iki kişinin rahatça yolculuk edebileceği bir semer vardı. Nabi ile Paşa böyle bir deveyle yolculuk eder. Nihayet bir seher vaktinde Medine topraklarına varırlar.

 Rasulullah (s.a.v) Efendimiz’e bir an önce ulaşma özlemiyle Nâbî’nin gözüne uyku girmemişti. Fakat kafiledeki bir devlet adamı, mahmilin öbür tarafında ayaklarını kıbleye doğru uzatmış, uyumaktaydı. Hz. Peygamber (s.a.v)’in beldesinde, edebe aykırı böyle bir gaflet hâlini bir türlü hazmedemeyen ve çok üzülen Nâbî, içinden gelen bir ilhamla aşağıdaki kasideyi söyler:

1.Sakın terk-i edepten, kûy-i Mahbûb-i Hudâ'dır bu;
    Nazargâh-ı ilâhîdir makam-ı Mustafâ'dır bu.!..

2.Felekte mâh-ı nev Bâbu's-selâm'ın sîne-çâkidir;
    Bunun kandîli, cevzâ matla-ı nûr-i ziyâdır bu!

3.Habîb-i Kibriyâ'nın, hâbgâhıdır fazîlette;
   Tefevvuk kerde-i arş-ı Cenâb-ı Kibriyâ'dır bu.

4.Bu hâkin pertevinden oldu, deycûr-i adem zâil;
   Amâdan açtı mevcûdât, çeşmin tûtiyâdır bu.

5.Murââd-ı edeb şartıyla gir Nâbî bu dergâha;
    Metâf-i kudsiyândır, bûsegâh-ı enbiyâdır bu.!

“ 1.Burası Allah’ın sevgilisinin beldesidir. Cenâb-ı Hakk’ın nazar buyurduğu, Hz. Muhammed Mustafâ (s.a.v)’nın makamı, Ravza-i Nebî’dir.
 

2.Bu Gökteki yeni ay, Bâbüsselâm kapısının yüreği yanık aşığıdır. Ayın kandili Cevzâ yıldızı bile ışığının nurunu ondan almaktadır.


3.Burası, Allah (c.c)’ın sevgilisinin ebedî istirahatgâhının, türbesinin bulunduğu yerdir ve fazilet bakımından Cenâb-ı Hakk’ın arşının bile üstündedir.


4.Bu toprağın ziyâsından, yokluğun karanlıkları ortadan kalktı. Bütün yaratılmışların görmeyen gözleri açıldı çünkü bu toprak, gözlere şifa veren sürmedir.
5.Ey
Nâbî, bu dergâha edep ölçülerini gözeterek gir çünkü burası meleklerin tavaf ettiği ve Peygamberlerin tecelli ettiği yerdir.

 Sabah ezanı okunurken Medine-i Münevvereye giren kafile minarelerden bir kaside duyar. Nâbî, dehşetle irkilir ve okunan kasidenin kendi şiiri olduğunu fark eder. Hemen müezzine koşar ve bu şiiri nereden öğrendiğini sorar. Müezzin şöyle cevap verir: “Bu gece rüyamda Efendimiz (sav)'i gördüm, bana 'Ümmetimden Nâbî adında bir şairin, benim hakkımda yazdığı bu kasideyi oku!' dedi. Ben de aynen okudum.” Nâbî müezzinden duyduğu bu söz üzerine sevincinden bayılıp düşer.

 

Başta âlemlere rahmet olarak gönderilen Rasulullah (sav) Efendimiz, Ravza-i Nebî, Medine-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme en güzel şiirleri hak ediyor. Bütün şiirlerimiz, sevgimiz, fikrimiz, aşkımız Efendimiz için olsun. Müjdeler olsun O’nun kutlu doğumunu yüreklerinde yaşayanlara!
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr