• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • İstanbul 28 °C
  • Adıyaman 36 °C
  • Ankara 34 °C

Provokasyon

Y.YAVUZYILMAZ

Ne zaman Türkiye’yi siyasal ve sosyal yönden sarsan provokatif bir eylemle karşılaşsam, aklıma hemen İsmet Özel’in “Cuma Mektupları”ındaki “Türk ;Ama Türkçü Değil, Müslüman; Ama Şeriatçı Değil” makalesi gelir.

İsmet özel’in makalesinde konumuza ışık tutacak fıkra şöyle: “Bir trenin aynı kompartımanında biri Romanyalı subay, biri Nazi subayı, biri çok genç ve çok dikkat çekici güzellikte bir kız ve o kızın geçkin yaştaki ninesi olmak üzere dört kişi seyahat etmekte imişler. Tren uzunca bir tünele girip de kompartıman zifiri karanlığa büründüğü sırada önce bir öpücük sesi işitilmiş ve bunun ardından şiddetli bir tokat sesi gelmiş. Tren tünelden çıktığında dört yolcunun dördünün de gayet sakin ve düzene riayet eder biçimde yerlerinde suskunlukla oturdukları gözlenmiş. Yaşlı nine aklından şunları geçiriyormuş: ‘ Aferin bana, çok iyi bir kız yetiştirmişim. Torunum kimsenin fark etmediği kaçamak bir öpücüğe bile tepki gösterecek derecede iffetine sahip çıkıyor’. Buna mukabil genç kız şöyle düşünmektedir: ‘ Hayretler içinde kaldım! Ninemim küçük bir öpücüğü umursamayacak kadar yaşlandığı besbelli. Subayların ikisi de yaşlı bir kadına sarkıntılık etmeyecek kadar edepli görünüyorlar. Ninem bu şiddetle şaplak vuracak kuvveti nereden buldu?’ Nazi subayı gözlerini yerden ayırmadan : ‘Romanyalı subayın kurnazlığına diyecek yok’ diye düşünüyormuş. ‘ Birinden bir öpücük çalıp tokatı bir başkasına attırmak büyük maharet! Hiç renk vermeyen Romanyalı subayın aklından geçenler de şunlarmış: ‘Aklımı seveyim! Hem kendi elimi öptüm,hem de Nazi’yi patakladım.

Anlatılan örnekte olduğu gibi, gerçekleşen bir olayın failinin tam olarak bilinmediği veya kasten gizlendiği ortamda ,farklı yorumların ,komplo teorilerinin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Kuşkusuz provokasyon dediğimiz sürecin amacı da olayların olduğundan farklı ya da yapanın istediği yönde toplumu yönlendirecek değerlendirmeleri içinde barındırıyor olmasıdır.

Toplumsal ve siyasal düzlemde yer alan çıkarları değişik toplumsal grupların,siyasal partilerin,cemaatlerin ve sivil toplum örgütlerinin, nedeni açık olmayan olayları farklı ve kendilerini haklı çıkaracak yönde değerlendirmeleri sık görülen olaylardır. Kuşkusuz her provokasyon toplumda bir sarsıntı üretir. Toplum mühendislerine düşen sarsıntının yönünü ve amacını yönlendirmekten ibarettir. Ülkemizde provokasyon üretecek enerji dolu fay hatları vardır. Provokasyonlar, Alevi –Sünni, Laik-Antilaik, Muhafazakar-Çağdaş, Türk –Kürt kutuplaşmasının sebep olduğu veya sebepmiş gibi gösterildiği gerilimlerden beslenir. İşin daha da vahimi fay hatlarındaki sarsıntılardan çıkar sağlayanların varlığıdır. Kuşkusuz her çatışma , o çatışmadan beslenen bir sınıfın varlığını da ortaya çıkarır. Çatışmadan beslenen sınıfların varlığı, kuşkusuz kendi çıkarlarını öncelediği için, çatışmanın sürmesini ister.

Benzer durum Kürt sorununda da söz konusudur. Çatışmanın sürmesinden çıkar sağlayan,siyasetini çatışma üzerine kuran grupların varlığı sorunun çözümünün önünde önemli engellerden biridir.

Türkiye’de devlet –millet dengesinin bozulması, Cumhuriyetin inşa etmeye çalıştığı toplumsal proje üzerinde anlaşılmaması,laikliğin özellikle tek parti dönemindeki uygulamalarının din karşıtlığına dönüşmesi ve herkesin üzerinde anlaşabileceği bir ortak Türkiye tasavvurunun olmaması her tür provokasyona ve kaotik ortama zemin hazırlayan nedenlerdir.

Provokasyona açık bir zeminde yaşanan olaylar genellikle gerçek bağlamından koparılarak, toplumda gerginlik yaratan fay hatlarına çekilebilmektedir. Dahası sürekli deprem ve sarsıntı üretme potansiyeli olan fay hatlarına çekilerek sarsıntının etkisi büyütülmektedir.

Toplumsal gerginliğe sebep olan provokatif bir olayla karşılaşıldığında serinkanlı olup, örneği defalarca yaşanan ve kardeş kavgasından başka hiçbir sonuç üretmeyen ve ülkenin enerjisini boşa harcayan olaylara karşı uyanık olunmalıdır.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr