• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

Rahmet Peygamberine Çirkin Hakaret

Ahmet İNAN

        

           Haçlı zihniyeti son günlerde çevrilen “Müslümanların Masumiyeti” video klibiyle İslam’a ve Hz. Peygamber (sav) Efendimize çok çirkin saldırılarda bulundu. Peygamber Efendimiz eli kanlı gösterildi. Müslümanlar bu çirkin videoyu çeken alçaklara karşı sessiz kalamazdı. Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimize nasıl olur da hakaret edilir? Böyle bir videoyu çekenlerin ya aptal olması gerekiyor ya da belli bir hesap için çekmiş olmaları gerekiyor. Bu adamların aptal olmadıklarına sizi temin edebilirim. Öyleyse geriye sadece ikinci seçenek kalıyor. Hesap gayet kolay:

            11 Eylül’de Amerika Birleşik Devletlerindeki İkiz Kulelere saldırı olmuş ve bu saldırı Müslümanlara mal edilmişti. O tarihten sonra Amerika ve Avrupa’da şiddetli bir İslamafobi ( İslam korkusu) ortaya çıktı. İslam karşıtı çevreler bu saldırıları fırsat bilip İslam’a ve sevgili Peygamberimize açık açık saldırmaktan geri durmadılar. İslam karşıtı güçler için özellikle 11 Eylül saldırılarının yıldönümü çok önemliydi. Zira saldırı sonucu birçok vatandaşını kaybeden ABD ve halkı çok duygusal bir hale geldi ve Müslümanlar aleyhinde yapılan birçok faaliyete sempatiyle baktı. Ve onlar için Müslümanlar aleyhinde yapılan bir hakaret 11 Eylül’de iyi tutulurdu.

            Bugünlerde çevrilen ve İslamafobiyi körüklemek amacıyla Müslümanları ve Peygamberini çirkin gösteren videoya birçok ülkeden Müslümanlar sert tepki gösterdi. Gösterilere provokasyon da karışınca istenmeyen olaylar da oldu. Bu olaylar sonucunda onlarca kişi hayatını kaybetti. Bunun yanında Bingazi'deki ABD Büyükelçisi Chris Stevens ile üç Amerikalı da öldürüldü. Buna önce bir anlam veremedim doğrusu. Çünkü büyükelçi ve diğer personelin olayla hiçbir ilgisi yoktu. Bu insanlar nasıl olur da öldürülür diye düşünürken kısa süre sonra katillerin protestocular olmadığını, baskının profesyonel biçimde planlanmış olduğunu okudum. Müslümanlar oynanan oyunlara alet olmamalıdır. Zira bu saldırı protestoculara mal edildi ve öfke patlaması yaşayan ve çevreyi yakıp yıkan Müslümanların görüntüleri uluslararası basında çarşaf çarşaf yayımlandı. Ve bu görüntüler İslamafobi için çalışanların elini güçlendirdi ve bakın işte Müslümanların gerçek yüzü bu, dediler.

Masum insanların canına mal olacak ve müslümanların imajını zedeleyecek olaylardan uzak durmak gerekir. Bu, hiç tepki verilmese unutulur gider diyenleri haklı çıkardığım anlamını taşımaz tabii ki. Diyelim ki gündeme gelmesin, büyümesin diye bu çirkin videoyu önemsemedik. Bu yaklaşım nelere mal olur biliyor musunuz? Müslümanlara ve değerlerine hakaret eden bu insancıklar daha çok sıklıkla büyük hakaretler edecekler ve bunu yaparken de müslümanların gözüne soka soka yapacaklardır. Bundan emin olabilirsiniz. Çünkü İslam karşıtlarının yaptığı hakaret yalnızca bu çirkin video ile sınırlı değil ki!

           

Tarih boyunca tüm peygamberlere her türlü melanet, düşmanlık, alçaklık yapıldı; halen de yapılıyor. Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' romanı ve 2006’da Danimarka'da yayımlanan ve Hz. Peygamberimize hakaretler içeren karikatürleri herkes bilir. Alçakça hakaretlerin eskiden beri yapılageldiğini göstermek için eskilerden örnek vereceğim.

 Yıl 1890. Fransız oyun yazarı Henri de Bornier, "Muhammed" (1888) adlı  piyesini sahnelemek için girişimlerde bulunur. Üstelik bir oyuncu Hz. Peygamber'i oynayacaktı! Bunu haber alan Abdulhamit Han sadece piyesin oynanacağı ünlü Comedie Français Tiyatrosunda değil, bütün Fransa'da oyunun sahnelenmesini engelleyecektir.

            Eseri Fransız tiyatrolarında engellenen Bornier, Abdulhamit Han’a diş geçiremeyeceğini anlayınca piyesini İngiltere'de sergilemeye çalışır. Bu kez Abdülhamid Han bizzat İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Salisbury'yi devreye sokarak piyesin yalnız o tiyatroda değil, "bütün İngiltere'de" yasaklanmasını sağlamıştır.

            Yine Roma'da Fatih Sultan Mehmed’i tahkir eden bir piyes de Abdülhamid'in girişimleriyle yasaklatılmıştır. Yasaklama olayını haber veren 15 Nisan 1890 tarihli bir İtalyan gazetesi bakın nasıl ifadeler kullanıyor:

"Bu dramın sahneleneceği haberi üzerine, Sultan [Abdülhamid ] kendisine, bir Rus filosunun Boğaziçi'ne doğru hareket halinde bulunduğu bildirilmiş gibi, heyecana kapıldı.” İtalyan gazetesindeki bu ifadeler ecdadın dini mübini ne kadar büyük bir hassasiyetle korumaya çalıştığını göstermiyor mu?

            Bir yazarın güzel bir sözüyle yazımı bitiriyorum: Bir milyarı aşkın nüfusa sahip olan İslam dünyasının dünya siyasetinde, hele ABD yönetimi üzerinde uygulayacağı baskı zavallılıklardan ibaret olmamalıdır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr