• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Ramazan İklimi

Abdullah YEKTA

Rahmet, merhamet, mağfiret ve bağışlanma ayı Ramazan. Günahlardan arınma mevsimidir, Ramazan. Duaların kabul olunduğu, iyiliklerin harman olduğu bir mevsimdir. On bir ay boyunca kirlenen ruhun arınma zamanıdır. Ruhun formatlandığı, virüslerden temizlendiği bir mevsimdir. 

Kur’an ayıdır, Ramazan. Kur’an’ın okunduğu, öğrenildiği bir mevsimdir. Kirlenen ruhların, Kur’an tilavetiyle cilalandığı günlerdir. Peygamber ve Müminlerin nefes aldığı, bir sonraki hayatları için hazırlık yaptıkları bir aydır. İnsanlığın kaderini değiştiren Kur’an-ı Kerim’in indiği günü içinde barındıran rahmet ayıdır.

 Kur’an yaşayanlara şifadır, ruhlarına gıdadır. Kur’an’ı kendi ıslahımız için okuyup anlamaya çalışalım.  Kendimiz için, inananlar için, ben Müslüman’ım deyip de Müslümanlıkla alakası kalmayan insanlar için okuyalım. Önce kendimiz öğrenelim, sonra da ilahiyatçı hocaya, camii hocasına ve toplumun dini önderi olduğunu iddia edip de Kur’an’dan haberi olmayanlara öğretelim.

 Akif’in “İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin/ Ne mezarlıkta okumak ne fal bakmak için.” deyimiyle ölüleri diriltmek için değil, yaşayanları derin uykusunda uyandırmak için Kur’an okuyalım. Tabii ki, öncelikle üstü küllenmiş ruhumuzu uyandırmak için okumak gerekir. Anlamını bilmeden okuduğumuz metni değil, o metnin anlamı bizi, derin uykumuzda uyandıracaktır. Anlamını bilmiyorsak anlamını öncelikle okuyalım. Türkiye’de Müslümanlar olarak yüzde doksanımız okuduğumuzun anlamını bilmiyoruz. O halde bize düşen önce anlamını okuyup anlamak ve anlatmaktır.

Kaç hatim indirdiğimizden daha ziyade kaç ayet ve surenin anlamını öğrendiğimiz önemlidir. Bin defa anlamını bilmeden Kur’an metnini okumak kişiyi bilgin kılmaz; ama (misal olarak) Fatiha suresini değişik tefsirlerden on kere veya yirmi kere okuduğunuz zaman kendi gücünüz nispetinde Fatiha suresinin âlimi olursunuz. İhlâs suresinin âlimi, Fil suresinin âlimi olursunuz.

Bugünler, yapılan hayırların bire on ve daha fazlasıyla karşılandığı günlerdir. Bu ayda yaptığımız iyi amelleri riya ve gösterişle heba etmeyelim. Sirkenin balın bozduğu gibi riya ve gösteriş de iyi amellerimizi bozar. Özellikle bugünlerde yaptığımız iftara davet yemeklerini şova dönüştürmeyelim. İyilik yapacaksak fakire yapalım, zengine değil. Davet sofralarının başköşesine zenginleri değil, fakirleri oturtalım. Verdiğimiz iftar yemeğine zenginin değil, fakirin ihtiyacı vardır. Bu son yıllarda verilen iftar yemeklerinde, okutulan mevlitlerde, yapılan davetler birer şova dönüştürülmektedir. Fakir, bu davetlerde ezilmekte ve en arka taraflarda, eski tabirle ayakkabılıkların bulunduğu yerde ancak kendisine yer bulabilmektedir. Kimse kusura bakmasın, bu tür davetler Allah rızası için olmalıdır, zenginleri memnun etmek, başkalarına, biz de davet yaptık, yemek verdik şeklinde hava atmak için olmamalıdır. Sirkenin balı bozduğu gibi riya ve gösteriş de bu güzel amellerimizi heba eder.

Yapacağımız iyiliklerimizin kabulü için “sağ elin verdiğini sol elin bilmeyeceği” şeklinde olmalıdır. Farz olan ibadetlerin aşikâr, nafile ibadetlerin ise gizli olması daha makbuldür.  Verilen iftar davetlerinin gösterişten uzak olması için, yapacağımız masrafları hesaplayıp fakirlere dağıtırsak belki birkaç fakirin yarasına merhem oluruz.

 Bu ayda zekât ve fitrelerimizi vermek daha faziletlidir. Bütün bunları yaparken kendi kendimizi kandırmayalım. İşyeri ticari karı olsun, arazi mahsulü olsun, başka ticarî ve değerli mücevherlerin zekâtı olsun fark etmez doğru davranmak gerekir. Biz hesabımızı kula karşı değil, Allah’a karşı yapmalıyız. Kula karşı yaptığımız riyadır, nifakın bir çeşididir; zira Allah’a karşı, onun rızasını umarak yaptığımız ise ihlâstır, bizi kurtaracak olan da budur. Unutmayalım ki fetva bazen dinin düşmanı olur, müftüden fetvayı olmadan önce vicdanımıza danışalım. Vicdanımızın kabul etmediği fetva ile amel olunmaz.

Selam ve dua ile.
 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr