• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Ankara 22 °C

Ramazan'la İhya Olmak İçin

Adem Ballı

Kuşkusuz ki her an her gün her ay Allah (cc) katında değerli ve anlamlıdır. Çünkü Allah'u Teala Kur’an'da asra zamana fecre geceye and içmiştir. İnsanoğlunda farkındalık oluşturmak istemiş önemini belirtmiştir. Fakat yine de insanoğlunun hakkında en fazla gaflette olduğu ve kıymetini bilmediği olgudur zaman.

Tabi zaman genel anlamda önemli olmakla beraber içinde bazı özel durumların yaşandığı bazı gün ve geceler vardır. Ramazan ayı, Kadir gecesi gibi…

İşte o önemli zaman dilimlerinden Ramazan ayını ifa ediyoruz şu günlerde…

İslam insandan bir şey isterken merkezine bilinci, taklidi değil tahkiki koyar. Bilinçten yoksun her eylemi noksan kabul eder. Bu açıdan değerlendirdiğimizde gerek toplumsal bakış açısı gerek bilinçli tahrif çalışmalarından dolayı İslami bir çok olgunun değerin ana mecrasından kopartıldığını görüyoruz.

Oruç özünden kopartılan o değerlerden sadece biri. Peki nasıl kopartılıyor. Biraz somutlaştırmak gerekirse…

Oruç aslında sadece mide bölgesiyle tutulan bir ibadet değilken nerdeyse günümüz Müslümanlarının yegane muhabbetinin bu eksende olduğunu görürüsünüz.

-Efendim bugün sahurda şundan bundan tıka basa yedim içtim.

-Efendim bugün  inanılmaz derecede susadım. O neydi öyle hayatımda hiç bu kadar susamamıştım. Nerdeyse susuzluktan ölecektim.

-Yada… Hanııım bu iftar donat sofrayı alem sofra görsün.

Tarzı muhabbetleri yoğun olarak duyarız. Oysa böylemi özü? Elbette hayır. Mide oruç unsurlarından sadece biri el, ayak, göz, dil ve  kalp bunların tümüyle tutulduğu takdirde umulur ki hakkını vermiş oluruz.

Bu ayda uygulanan sünnetlerden biri mukabele… Camilerimizde imam yada hafızlarımızın okuması ve cemaatin takibi şeklinde yıllardan beri bu sünnete riayet edilir. Burda dikkatimizi çeken husus mukabelenin anlamdan yoksun olması sabah ve öğlen olmak üzere ramazan ayı boyunca kuran baştan sona iki defa bitirildiği halde anlamıyla buluşulmamıştır.

Cemaatten birine iki defa  bitirdin baştan sona Kuran'ı ne dedi sana ne anladın? Diye sorduğunuzda cevap malasef koca bir “hiiç” olacaktır.

Arzu edilen ve doğru olan nedir? Belki baştan sona Kuran'ı mealiyle yada tefsiriyle okumak bir ayda mümkün olmayabilir. Fakat günde bir sayfa yada bir ayet ile de olsa Kuran'ın anlamıyla buluşmak zor olmasa gerek…

Ve nihayetin de Ramazan ayı aynı zaman da Kuran ayı. Bu ayda inzal olmuş yeryüzüne ve yeryüzünü şereflendirmeye…

Bir diğer husus teravih namazı bu namaz peygamber efendimizin sünnetlerinden biri.  İlk zamanlar cemaatle kıldıran efendimiz sonrasında farz olarak algılanması endişesinden(buhari teheccüd 57) dolayı yalnız kılmaya başlamıştır.

Bugün Müslümanların teravihe yüklediği anlamın Efendimiz'in (a.s) endişesinde haklı olduğunu göstermektedir. Birine iftaradan sonra rastlar ve nere efendi diye sorarsanız cevap olarak:

-Teravihe gidiyorum Heci abey der. Size halbuki yatsı farz teravih sünnettir.

Gene aynı doğrultuda beş vakit farzı kılmayıp teravihi kılan Müslüman profili de mevcut. Tabi teravihin sportif faliyet seviyesine getilmiş olan kılınma şeklinide unutmamak ve aslın da kelime anlamı “istirahat” olan bu ibadeti huşu içerisinde kılmak gerekir.

Ve sofralarımız karnımızı doyuran ama gözümüzü doyuramayan sofralarımız. Bol çeşitten hangisini yiyeceğimizi şaşırdığımız soralarımız. Fakiri yetimi yoksulu değil zengini kodamanı doyurmaya çalıştığımız sofralarımız.

Bu haldeki sofralarımızda açtığımız iftarlar ile mi hatırlaycağız Afrikadaki aç kardeşlerimizi ve açlıktan ölenleri. Oysa ki biz “Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirir.( İnsan suresi 8)”ayetinin muhatabı olanlarız.

Biz o lüks ve şatafatlı sofralarda mı hatırlayacağız Gazze'yi, Arakan'ı, Suriye'yi, Türkistan'ı… Oysak ki biz “Müminler bir vücudun azaları gibidir. Azalardan biri ağrırsa bütün vücut bunu hisseder.” hadisinin muhataplarıyız.

Olmaz olmaz, vallahi olmaz, eğer biz gözetmezsek mazlumu, garibi, yetimi,  ne orucumuz oruç ne ne de Ramazan'ımız Ramazan olur.

Bir çok şey var elbet sayılabilecek girilen zikir yarışlarımı hatim rekorları kırmalar mı vs bu sütun yetmez bunları saymaya.

Eğer Ramazan'ın Orucu'nun, Kuran'ın, bizi ihya etmesini istiyorsak öncelikle yanlış yollardan vazgeçmeli anlam-amaç denkleminden kopmadan ibadetlerimizi yerine getirmeliyiz.

Rabbimizden niyazımız bir alimimizin deyimiyle şudur ki :

-Hayatı Ramazan olanın ahreti bayram olur.

Selam ve dua ile

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr