• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 39 °C
  • Ankara 35 °C

Referandum Üzerine

Bilal AKGÜL

Referandum Üzerine

 

Son yıllarda yapılan seçimlerin geneli için ‘hayati’ ibaresinin kullanılması olağan hale geldi. Kimileri için bu tabirin seçimde hedeflediği sonucu almak için kullanılan bir algı yönetimi dışında bir anlamı olmayabilir.

Nitekim sürecin ciddiyetine halel getirme adına bu ve benzeri tabirlerin özellikle işlenmesine, gündemleştirilmesine şahit oluyoruz.

Oysa Batı’nın referandum sürecinde yaşadığı tedirginlik bile tek başına sürecin ehemmiyetini anlamak için yeterlidir. Ya da sürece gölge düşürme derdinde olan yerli uzantıların, Batı’nın tedirginliğine kılıf bulmada, durumlarını tevil etmedeki çabalarını görmek sanırım süreci önemini anlamada yeterli veri sağlayacaktır.

Referanduma bütünsel bir bakış açısıyla bakmayı önemsiyorum. Sürecin bir bütün olarak sağladığı kazanımlar, oluşan fotoğraf yönelimimizin ana eksenini oluşturmaktadır. Bu anlamda sürece tarafsız kalmayı, rengini belli etmemeyi ayrı bir anakronik problem olarak görüyorum.

Referandumla ilgili Eğitimle Diriliş Derneği’nin yaptığı basın açıklaması ile yazıyı bitirmek istiyorum.

“Halkın İradesinin Yönetime Daha Güçlü Bir Şekilde Yansıması” adına anayasa değişikliğini destekliyorum.

Ülkelerin ilerlemesinde, toplumların kâmilleşmesinde şüphesiz nasıl yönetildiklerinin, mensubu bulundukları ülkenin yönetim mekanizmasının etkin bir yeri vardır.

Kısa aralıklar hariç ülke yönetiminde oluşturulan sistemin çoğu kez halkın iradesinin güçlü bir şekilde yönetime yansımasını engellediği, bürokrasinin halka hizmetin önünde adeta bir barikat oluşturduğu, yönetimdeki ikiliğin bazen mekanizmayı tıkanma noktasına getirdiğine şahit olduk.

Elitist yaklaşımların uzun bir süre hâkim olduğu bu sistemde halkın beklentilerinin güçlü bir şekilde yönetime yansımasına engel olduğuna şahit olduk.

Yine mevcut yönetim sisteminin darbe kültürünü beslemesine, tam bağımsız bir anlayışın gelişimine engel olmasına şahitlik ettik. Nitekim on yılda bir ülke yönetimine askerin el koyması adeta bir gelenek haline geldi.

Değerlerimizle barışık, toplumun kâmilleşmesinin önündeki barikatların kaldırılmasına katkıda bulunacak, millet iradesini güçlendirecek değişikliklerin desteklenmesini ülkenin birliğinin ve varoluşunun olmazsa olmazı olarak görüyorum.

 Bunun yanında ülkemize nerede ise sömürge muamelesi yapan, değişikliğe hayır çıkması için mevcut muhalefetten daha organize çalıştığı görülen ülkelerin, ülkemizde yapılan darbelerin arkasındaki asıl güçlerin, referandum sürecine olumsuz bakmalarının malumu ilam dışında bir kıymetinin olmadığını belirtmek isteriz. Kendi ülkelerinde krallık sistemini-Hollanda misali- devam ettiren ülkelerin bu süreci otoriterlik eğilimi olarak yansıtmaya çalışması ise trajikomiktir, cambazlıktır.

Hâlihazırda yapılacak anayasa değişikliğinin ülke sorunlarının tamamını çözme istidadı göstereceği kanaatinde olmamakla birlikte, güçlü bir yönetim mekanizmasının oluşturulmasında önemli bir katkı sağlayacağı kanaatindeyim.

Değişiklik, toplumun kahir ekseriyetinin hayat felsefesinin daha güçlü bir şekilde yönetime yansımasına katkıda bulunacak, toplumsal değerlere tepeden bakan yaklaşımların yönetim mekanizmasında elini zayıflatacaktır.

Önerilen değişikliğin maslahatımıza, değerlerimizin yönetim mekanizmasına yansımasına etkide bulunarak ülkemiz üzerinde yapılan kirli hesapların bertaraf edilmesine katkıda bulunacağı düşüncesindeyim.

Eğitimle Diriliş, bu minvalde 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumunda ‘Evet’ diyeceğini ilan eder.”  

Selam ve dua ile

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr