• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • Adıyaman 25 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 11 °C

Referandumda Neyi Oyluyoruz

Referandumda Neyi Oyluyoruz
Son yılların nerede ise tüm seçimleri kritikti. Bu seçim de kritik. Kritik olan seçimde “evet” diyenlerin oranı değil. Ülke olarak özgürleşme, Batı'dan kopma sürecidir bahsettiğimiz kritik süreç.

Böyle bir süreçte tabi ki alınan oyun oranının kritik süreci aşmada ciddi bir moral etkisi olacaktır.

AVRUPA'NIN ARTIK ZIVANADAN ÇIKMAYA BAŞLAYAN TAVRINI OYLUYORUZ

Yakın zamana kadar nerede ise ülkemize, siyasetçimize, insanımıza sömürge muamelesi yapan Batı, son on dört yılda ülkenin kendi ayakları üzerinde durma çabalarına bin bir ayak oyunu ile piyonu, maşası, bilumum kullanılmaya elverişli alet edevatı ile engel olmaya çalıştı. Başarılı olamayınca, kendisi direk sahneye çıkma, “”Hayır” için çalışma gereği duydu. Öyleki ülkenin mevcut meşru hükümeti ile ipleri kopma noktasına getirdi. İplerini elinde tuttuğu piyonlarını zar-zor da olsa ihya etmeye, kol-kanat germeye çalıştı. Nerede ise ağız birliği etmişçesine referandumda “Hayır” çıkması için gecelerini gündüzlerine katıp, çalışmaktadırlar. Kendi devşirmelerinin yanında görünmekte, onları desteklemekte hiç bu kadar açık hareket etmemişlerdi.

KAZANILAN ÖZGÜRLÜK ALANLARINI OYLUYORUZ

Nerede ise iki yüz senedir, ülkemize “Hasta adam” muamelesi yapanlara karşı son on dört senedir mevcut hükümet nispi bazı özgürlükler kazandırdı. Ciddi risklerin alınıp, bedellerin ödendiği bu sürecin hem daha hızlanması hem de kazanılan hak ve özgürlüklerin anayasal teminat adına alınması adına, evet, bu seçim kritik bir seçimdir. Yönetim mekanizmasına koydukları bin bir sigorta ile ülke yönetiminde söz sahibi olmayı bir şekilde becermiş olanlara 16 Nisan referandumunun esaslı bir cevap olacaktır. Milletin yönetim mekanizmasındaki etkisini güçlendirecek yeniliklere “Evet” denilmesinin bir kısım odağın uykularını kaçması boşuna değil.

ÜMMETİN GELECEĞİNİ OYLUYORUZ

Bu seçim İslam dünyası için de önemli bir  dönüm noktasıdır. Mısır'ı şeytan ve dostları bin bir hile tekrar ellerine geçirdiler. Irak kan ağlamakta. Suriye adeta kan gölü. En son şeytan ve dostları İdlib'de kimyasal silah kullanacak kadar pervasızlaştılar. İsrail bir çıban olarak kalbimizde varlığını devam ettirmekte. İran, mezhebi ve meşrebi gayelerle küfrün ekmeğine yağ sürmekten uzak değil. Ümmet, yakın zamanda tüm bu coğraflarda mevcut hükümetin icraatları ile yeniden diriliş, yeniden uyanış kıvılcımlarına gebe. Referandum ümmetin sesinin daha gür çıkıp çıkmayacağı, bin bir katliamla bağrımızı işgal etmiş güruha karşı esaslı bir direnişin olup olmayacağı, yüzyıllardır zafer yüzü görmeyen ümmetin yeni zaferlere ne kadar müsait olduğu ile ilgili de önemli bir sınanma süreci olacaktır. Bu seçim aslında bir boyutuyla Filistin'in, Mısır'ın, Tunus'un seçimi olacaktır. Şeyh Ahmet Yasin'in, Esma Biltacı'nın, Raşid El Gannuşi'nin seçimi…

KÜRESEL BARONLARIN AYAK OYUNLARINI OYLUYORUZ.

Ümmet için anlattığımız hususlara paralel olarak aslında ülkenin kazandığı ivmenin aynı zamanda küresel baronları da rahatsız ettiğini, kurdukları düzene çomak sokmak olduğunu söylemeden geçmeyelim. “Dünya beşten büyüktür” söylemini bu açıdan ele almak mümkündür. Yakın zamana kadar bir şekilde etkimizin olduğu küresel sistem, birinci dünya savaşıyla birlikte tamamen Batıl'ın borusunun öttüğü bir sisteme dönüştü. Referandum küresel baronların ülkeyi tasallutları altına yeniden alma girişimlerine karşı yönetim mekanizmasının daha güçlü bir şekilde cevap vermesine imkân verecektir. Yoksa Batı'nın eteklerinin tutuşmasının başka nedeni nedir.

YÖNETİM MEKANİZMASINI, HASSATEN BÜROKRATİK VESAYETİ OYLUYORUZ.

Yıllardır ülkenin birçok hizmetten mahrum edildiğine, ülke kaynaklarının çarçur edildiğine şahit olduk. 367 garabetini hatırlayın. Sonra “411 El Kaosa Kalktı” manşetlerini… Yönetimdeki ikililiğin ülkeye kaybettirdiği kaynakları, zaman kaybını, ülke insanının küstürülmesini, bankaların içinin boşaltılmasını, vesayet odaklarının ortalıkta cirit atmasını, on yılda bir tekrar eden darbeleri… Yıllarca sümen altında kalan hizmet dosyaları. Referandum, bürokratik oligarşinin devam edip etmeyeceğinin de oylanması olacaktır.

İSLAM'IN TAM OLARAK BU ÜLKENİN NERESİNE TEKABÜL ETTİĞİNİ OYLUYORUZ

Ümmet bir kıvılcım bekliyor. Yüzyıllardır kendisiyle savaşılmasına rağmen, koparamadıkları çınarın yeniden yeşermesi, dala-gölgeye durması, yapraklarının açmaya başlaması, düştüğü yerden tekrar kalkmasının sancılarını yaşıyoruz. “Küfrün tek millet olduğunun” en açık bir şekilde kendisini aşikâr kıldığı günleri idrak ediyoruz. Artık kinlerini, salyalarını saklama gereği duymuyor küfür ve avanesi. Bir de korkularını… Soylu çınar yeniden dalbudak salma sürecinde...

Referandumda kullanılacak her oyun, bahsettiğimiz süreci tıkama ya da önünü açma potansiyeline sahip olduğu aşikar. Evet, kritik bir seçim... Küçük hesapları, basit takıntıları ya da eksikleri bir kenara koyup ülkenin ve ümmetin geleceğini oyladığımızın bilinci ile sandık başına gitmemiz gerekiyor. Sandıkları kollamamız gerekir.  

KAHTA BEYAN

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr