• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 7 °C
  • Adıyaman 0 °C
  • Ankara 5 °C

REHAVETİMİZ BİZİM NEYİMİZ OLUYOR?

Bilal AKGÜL

Bu aralar kimin ağzını yoklasanız şikâyetçi. Hayır, günübirlik siyaset ya da ekonomi ile ilgili değil bahsettiğim. Ya da bunlarla sınırlı değil. Daha derin, daha etkili, daha vahim bir durum bahsettiğim.

Kanaat önderlerimiz, gençlerin gidişatından şikâyetçi… İdealist olmamalarından, değerlerine sahip çıkmamalarından, günübirlik yaşayan neslin akıbetinden, haliyle yarının toplumunun görünen muhtemel manzarasından şekvacı…

Efendim, eğitimcilerimiz şikâyetçi… Çoğu zaman  “merkez”in yarattığı sorunları gerekçe gösterseler de, öğrencinin öğrenme aşkının olmamasından, teknolojinin yarattığı olumsuzluklardan, öğretmene saygının azalmasından, okulu ciddiye almamalarından şikâyetçi…

İdarecilerimiz şikâyetçi... Personellerinin işe saatle sınırlı bakmalarından, işlerini hayatlarının merkezine koymamalarından, üretmemelerinden, yaratıcı olmamalarından, işlerinin öznesi olmaktan uzak olmalarından şikâyetçi…

Dergi ve gazete çıkaran, kitap basanlarımız şikâyetçi. Büyük bir emekle hazırlanan, alın teri dökülen, göz nuru akıtarak bin bir fedakârlıkla hazırladıkları yayınların ilgi bulmamasından, okunmamasından, herhangi bir şekilde gündeme gelmemesinden şikâyetçi. İnsanların, ruhlarını besleme konusundaki duyarsızlıklarından, vurdumduymazlıklarından, dünyevi olanın bu kadar iliklere kadar işlemesinden şikâyetçi.

Bu şikâyetlerin sayısı arttırılabilir.

Şikâyet edenlerin,şikâyet ettikleri hususlarla ilgili haklılık paylarının olduğu kesin.

Kesin olduğuna inandığım bir diğer şey ise mevcut tablonun ortaya çıkmasında şikâyet edenlerin payının da az olmadığı...

Öğrencilik yıllarında okumaya ilgisi olanların en büyük hayallerinden biri iş-güç sahibi olunca daha rahat kitap alabilecekleri vehaliyle çok daha fazla kitap okuyabilecekleridir.

El hak, doğru bir akıl yürütme.

Ama genelde şahit olduğumuz bu dönemdeki halisane duyguların iş-güç sahibi olununca çok farklı bir renk kazanabildiği… Ya da evdeki hesabın çarşıya uymadığı…

Bir rehavettir almış başını gidiyor.

Oluşan kıvılcımların ise görünen o ki bu rehavetin kurbanı olma riski yüksek.

Evet, “Ne yapmalı” mevzusuna getirmek istiyorum durumu…

Efendim durumumuz, biraz da kitap okumadığımız halde çevremize kitap okutma arayışına benziyor.

Bir gencin elinden tutmadan gençliğin bozulmasından dem vurmaya ne kadar hakkımız var.

Elimizdeki nimetlerin değerini bilmeden, imkânların şükrünü eda etmeden, görünen o ki şikâyetlerimiz devam edecek.

“Merkez”in kararları tartışılabilir. Tamam. İyi de biz, kaç öğrencinin yüreğine dokunuyoruz. Kaç gence umudu aşılayabiliyoruz, kaç yüreğe su serpebiliyoruz. Okuduğumuz kaç kitabı öğrencinin ruh dünyasının gelişimi için seferber edebiliyoruz.

Yapabileceğimiz şeylerin önünde engel olarak kendi dışımızda “gerekçeler” ürettiğimiz müddetçe şikâyetçi olmaya devam edeceğiz.

Rehavetimizi, rahatlığımızı bizlere bu rahatı yaratanlara yüklediğimiz, bu rahatlığı yaratanları suçladığımız müddetçe şikâyetçi olmaya devam edeceğiz.

Dün basın-yayının zayıf olmasından dem vuranların, bugün ellerinin altındaki basın yayının, kitapların, dergilerin değerini bilmediği, bunlara sahip çıkmadığı müddetçe şikâyetçi olmaya devam edeceğiz.

Dün, haftanın nerede ise yedi gününü, gece gündüz neslin ıslahı için verenlerin, bugün hafta içi iş yoğunluğunu, hafta sonu ise tatili bahane edip “dünyayı sırtına aldığı” müddetçe genç nesilden şikâyetçi olmaya devam edeceğiz.

Dün yokluklara, baskılara rağmen hayata dokunanlar, bugün, varlığın ve imkânların şaşkını oldukları müddetçe şikâyetçi olmaya devam edeceğiz.

Muhammed İkbal in bir şiiri ile bitirelim:

“Allah korkusu imanın başlangıcı,

Başkalarından korkmak ise gizli şirktir!

Kurtul tüm bu korkulardan,

Sen uyuyakalmış bir devsin, titre ve kendine gel!”

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr