• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 0 °C

Rehberlik Atölyesi

Bilal AKGÜL

Bir kitap medeniyeti olan İslam‘dan Müslümanlar kitabı çıkardığından beri başımızdan yenilgiler eksik olmadı. Travmalar, karabasanlar gibi dolaştı üzerimizde. Fetih muştularına hasret yaşadı İslam dünyası. Her yenilginin paydaşı, her zaferin mağlup tarafı oldu.

Artan teknolojik imkânlar görece bir bilgilenme hareketliliği yaratsa da temelde, sathi bilginin hegemonyası, bilgi kaynaklarının kirliliği, amacına aykırı bir istikamet ve derinlikten uzak bir sürece-çağa işaret etmektedir.

Böyle bir negatif bünyeye sahip iletişim kanallarının yaratacağı tahribat, şüphesiz, kimyasal silahların tahrip gücünden az olmayacaktır. Belki daha yüksek olacaktır.

Bilgi kaynaklarının fıtri olana uygun bir süzgeçten geçirilmesi, zamanımızın en önemli zaruretleri arasında görünmektedir. Pak dimağları bu kirli çarkın dişlilerinden kurtarmadan ne bir alternatif medeniyet tasavvurundan bahsetmek mümkündür ne de sahici bir varoluştan bahsetmek...

Maalesef, dört bir yandan bizleri kuşatan modernizm rüzgârının yarattığı hastalıklı hal, karşımıza sürecin kontrolünü sağlama ve bireyi güçlendirmede eğitimin alternatif alanlarından biri olarak Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanını çıkarmaktadır. Kemal Sayar’ın vurgusu ile bu ihtiyaç, modernizm rüzgârının etki düzeyiyle doğru orantılı olarak gelişmekte, değer kazanmaktadır.

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanının bu anlamda sahip olduğu ihtiyaç karşılama potansiyeli, sahada aynı istidadı, benzer performansı gösterebildiği anlamına gelmiyor. Kimi zaman çölde serap özelliği gösterdiği şahit olunabilen bir özelliktir. Bunun temel nedenlerinden biri olarak alanın sahip olduğu kavramsal paradigmanın toplumumuzun kültürel yapısını, değer skalasını yansıtmaktan uzak olması gösterilebilir.

Buradaki başat sorun, rehberlik alanının uygulandığı toplumun özgün özelliklerini yansıtma düzeyidir. Hangi alan olursa olsun, ihtiyaç karşılama potansiyeli ne kadar yüksek olursa olsun, bir alan uygulandığı toplumun kültüründen, değerlerinden uzak ise alanın pratikte çokça bir karşılığı olmayacaktır.

Şunu itiraf etmekte de bir beis görmüyoruz: Bilginin üretildiği kaynak, istisnai durumlar hariç, bilgiye kendi rengini verir ve bu rengin hâkimiyeti süreklidir. Alanı veya bilgiyi ithal eden medeniyet ise ancak aldığı bilgide şekilsel bazı değişiklikler yapabilir. Köklü ve medeniyet ruhunun rengini vermek çok daha köklü bir çabayı, mücadeleyi gerektirir.

Öyle ki bilgiyi üreten medeniyet, kendi gediklerinin de farkında olacak ki mevcut paradigmanın gediklerini aynı ruhu taşıyan başka bir alternatif paradigma ile kapatma çalışması yürütebilmekte, böylece oluşturduğu bilgi iktidarının sınırlarının dışına çıkılmasına neden olabilecek tüm tedbirleri almakta, alternatiflere kapıları kapatmaktadır.

Bu paradigmaların dışında bir alternatif sunduğunuzda ise dışlanabilmekte, ”bilimsel davranmamakla” suçlanabilmektesiniz. Bu durumu biz bilimin “put”laştırılması olarak değerlendirmek mümkündür.

Bilgi üreten medeniyetlere baktığımızda iki temel uygulama göze batmaktadır:

Birincisi, hâkim medeniyetin bilgi üretme mekanizmasına ve ruhuna vakıf olma... Bir red durumunda dahi “karşı” tarafın tüm ayrıntıları ile bilinmesini, sahip olduğu anlayışın inceliklerine kadar vakıf olunmasını gerekli kılmaktadır.

İkincisi, kendi medeniyet köklerine vakıf olma, medeniyeti ile ilgili azami bir bilgi donanımına sahip olma... Öyle ki kendi medeniyet ruhu ile “karşı” medeniyetler arasında çok rahat bir mukayese yapabilsin. Tezini güçlü bir şekilde ifade edebilsin.

İmam Gazali’nin felsefe ile ilgili görüşlerini serdetmeden önce bu alandaki yaklaşımları en az tez sahipleri kadar bilme gereği duymasını temel bir yaklaşım ilkesi olarak gösterebiliriz.

Rehberlik Atölyesi, rehberlik alanının önemine binaen, kendi kültür birikimimizi ve medeniyet tecrübemizi merkeze alarak, entelektüel bir dinamizm oluşturma, kitap tahlilleri ve saha çalışmaları yapma, oluşan bilgi ve tecrübe havuzundan mümkün olduğu kadar toplumun her kesimine sunma amacındadır.

Mevcut anlayışla ilgili iyi bir donanıma sahip olmadan yeni bir ruh oluşturmanın, medeniyet köklerimizle intisaplı yeni bir paradigma inşasının zor olduğu düşüncesindeyiz. Yine kültürümüzden, değerlerimizden neşet etmeyen bir bilgi anlayışının gelişmemize, toplumsal ıslah çalışmalarına çok da katkı sağlamayacağı kanaatindeyiz.

Rehberlik Atölyesi, bu minvalde yeniden dirilişin bilgi temelinde atılmış mütevazı bir tohumdur. Bir adımdır. Yapılacak okumalar ve saha çalışmaları ile medeniyetimizin kendi değerleri üzerinde yeniden yükselme çabalarına bir tuğla olma niyetindedir.

Rabbim bereketli kılsın.

 

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr