• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Ankara 22 °C

Ruhsal Tatminlik Kaynağı :Şükür

Emine İDE

 Şükretmek; ruhsal olgunluğun ve tatminliğin bir özelliğidir.  Öyle ki;  şükretmek,  insanda bilinçli bir farkındalık   olduğunu  gösterir.  Şükretmek,  memnuniyet ifadesi olduğu gibi, sahip olduklarının farkında olmayı gerektirir. Sahip olduklarının farkında olan ve bundan dolayı kendisini mutlu, nimet sahibi hisseden insan, ruhsal doyuma ulaşma yolunda önemli bir adım atmış olur. Bu memnuniyet kendisini değerli hissettirdiği gibi, nimet verene de teşekkür etmiş olmanın huzurunu yaşatır.

Şükredenin nimetini Allah daha da artırır. Şükreden hem nimetin farkındadır hem sahip olduğu bu nimeti  verenin  farkındadır. Şükreden kendisinin muhtaç olduğu verenin de güçlü olduğu bilgisine sahiptir. Bu bilgi zaten kulluğun temelini oluşturur.

Farkında olmayan, farkında olunmadığı için de kullanılmayan her değer  kaybolmaya  mahkumdur. Kaslarımızı bile hareket ettirip kullanmadığımızda, zamanla zayıflayıp yok oluyor. Acaba şükretmeye layık bulmadığımız için bize unutturulan ve de unuttuğumuz için kullanmayıp kaybettiğimiz ne kadar değer vardır?

Şükredebilmek, kanaat edebilme gönül zenginliğine de sahip olmayı gerektirir. Malumdur ki elindekileri yeterli görmeyen, hep daha fazlasını isteyen,  şükretme gereğini de duymaz. O hep daha fazlasını istemektedir.  Kişi, sahip olmadıklarına odaklanmıştır ve de sahip olmadıklarına odaklanan bir biliçaltı ruhsal doyuma da ulaşmayacağı için ruhunun ihtiyaç duyduğu o huzur ve güvenden de mahrum kalmış olacaktır.

Sahip olmadıklarına odaklanan kişinin bakışları bu sefer sahip olan kişilere yönelecektir. Kendisinin sahip olmadığı fakat başkasının sahip olduğu nimetler kişide gizli ya da açıktan bir çekemezlik hissi, kıskançlık duygusu oluşacaktır. Sahip olmadığına üzülen insan, böylelikle mutsuzluğuna mutsuzluk katmış olacaktır.

Şükreden insanın daha mutlu olmasının nedeni de buradan kaynaklanır. Çünkü kişi, başkasının sahip olduklarına odaklanma yerine, kendisinin sahip olduğu değerlere odaklanmıştır, bakışı kendisine yönelen, kendisini yersiz ve gereksiz kıyaslamalarla, kıskançlıklarla yıpratmaktan da kurtarmış olur.

Şükür, nimete memnuniyeti ve nimeti verene de teşekkürü olduğu gibi, şükürsüzlük de insanı isyana ve daha kötü duygulara götürür. Nitekin, Hz. Ademin ilk çocukları olan Kabil’e Habil’i öldürme, yok etme  eyleminin altında bu çekememezlik yatmıştır.

Şükretmek bu nedenle olgun  insan olmanın en büyük özelliğidir. İnsan tatmin olmuştur, memnun kalmıştır, iyimserlik ruhuna sahiptir artık. Çünkü sahip olduğu güzelliği hemen fark eden, Rabbi rahim tarafından her daim nimetlendirildiğini de fark edecektir. Bu her daim artan bir mutluluk, teşekkür kaynağına da dönüşecektir. Oysa şükretmeyen insan, daha fazla yokluğu kendine çektiği gibi, sahip olmadıklarının sancısı mutsuzluğunu da kat be kat artıracaktır.

Günümüz insanın bunalımını altında zaten bu sahip olma hırsının kalbinde yaptığı sıkışma sebeb olmuştur diye düşünüyorum.  Şükretmeyi unutturan güçler ,insanı  sadece daha fazla tüketim aracına dönüştürmüştür. Bugünün insanı tükettikçe daha artan bir açlık hissine, daha da artan bir tüketim ihtiyacı döngüsü içinde kendisini tüketmiştir.

Kendimize gelme ve kulluğumuz adına sahip olduklarımızı bir lahza düşünmeye ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. Acınacak hal olarak niteleyebileceğimiz kendimizin elinden tutma ve de rabbi rahime doyasıya bir şükretme vaktidir bugün.  Mutlu olmaya ihtiyacımız olduğu kadar, mutluluğa bir yol olan şükretme zamanı da değil midir bugün dostlar?

Hemen şimdi bir şükretmeye ne dersiniz?  Sonsuz kerem sahibi Allah,  bizi şükreden kullarından eylesin, bize kendi zatının sonsuz büyüklüğü ile ihsanda bulunduğu nimetlerini yine kendi cömertliğinin hakkı için daim eylesin. Bizi bu dünyada da ahrette de nimetlendirdiği kullarından eylesin. Yarabbi bize fazlı kereminden ihsanda bulunduğun tüm nimetlerin için, sana sonsuzca hamd ve şükürler  olsun. Zatına, ezelden ebede kadar tüm yarattıkların tarafından  sana yapılacak olan hamd ve  senalar kadar benim için de sana o kadar hamdu sena olsun. Yarattığın her zerrenin sayısınca sana sonsuzca hamd ve şükür olsun yarabbi…

Şüphesiz ki sahip olduğunu düşündüğümüz her şeyin sahibi sensin, senin bize ihsanından başka bir şeyimiz yoktur, sen her şeyin maliki ve yoktan var edicisisin…  Şükrümüzü katında kabul buyur yarabbi…

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr