• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 30 °C
  • Ankara 20 °C

Ruhunuza Bir İyilik Yapın

Ahmet İNAN

İnsanın bir tüketim çılgınlığı içerisinde olduğu günümüz çağdaşlık fukarası toplumlarında insan bencil duygularla, tarif edilmez bir hırsla maddi kaygıların peşinde koşturup duruyor. Baş döndürücü bir hengâmenin içerisinde. Madde kaygısı onun aklını, fikrini, hürriyetini hatta kalbini o derece kuşatmış ki onun için kimsesiz, yaşlı, yetim, yiyecek bir lokma ekmeği bulunmayan bir insanın herhangi bir kıymeti harbiyesi yoktur. Yardıma muhtaç insanların yaşadıkları sıkıntılar, üzüntüler, umutlarını kaybetmiş olmaları onun için bir duygudaşlık kaynağı olmaz. Bu insanlar sürekli bir maddi doyumun peşindedir çünkü. Madde ise bırakın insanı doyurmayı bilakis insanı doyumsuzlaştırıp adeta canavarlaştırıyor.

Unutulmamalıdır ki insanın tabiatında maddi ve manevi ihtiyaçlar vardır. Bunu akıldan çıkarmamak gerekir. Sadece maddi ihtiyaçlarınızı gidermeye çalışırsanız bir yanınız eksik kalır. İsterseniz bir deneyin. Susadığınızda nasıl ki kana kana su içmek istiyorsanız ve bu sizin için zaruri bir ihtiyaçsa yardıma muhtaç, hasta, kimsesiz birine yardım etmek de su içmek gibi bir ihtiyaçtır. Peki, aradaki fark? İçeceğiniz su bedeninizi besler; karşılıksız yapacağınız iyilikler de ruhunuzu besler. Ha, ben ruhun var olduğuna inanmıyorum diyerek ilginç bir çıkış yaparsanız o ayrı mesele çünkü o zaman işler değişir. Diyelim ki çok acıktınız. Ne yaparsınız. Doya doya yemek yersiniz. Peki, ne değişir? Karnınız doyduğu için bedeniniz haz duyar. Peki, bu durum ne kadar sürer? Tekrar acıkıncaya kadar. Yani bu durumda mutluluğunuz tekrar acıkıncaya kadardır.

 Bir de şöyle bir hesap yapalım; diyelim ki kurban bayramında kurban kestiniz ve etin hepsini kendinize ayırdınız ve o etleri günlerce yediniz. Bu mu sizi mutlu eder yoksa çocuğunuzu da yanınıza alıp o eti et yüzü görmeyen fakir fukaraya elinizle götürüp vermeniz mi sizi mutlu eder? Tabiî ki o etleri dağıtmanız sizi mutlu eder. Çünkü siz bir iyilik yapmış olursunuz ve ruhunuzu beslemiş olursunuz. Güzel bir yemek en fazla sizi üç beş saat mutlu eder ama yine açlığın ıstırabını çekersiniz. Bir de şöyle yapalım; bir eczaneye gidin ve eczacıya ilaç almaya gelecek on kişinin parasını vereceğinizi söyleyin ve oturup durumu sadece izleyin. Ya da bir lokantaya girin ve kimseye sezdirmeden içerde yemek yiyenlerin hesabını siz ödeyin ve bir köşede oturup durumu izleyin.

Ya da etrafa çöpünü atan birinin çöpünü onun gözü önünde toplayın. Ya da üç yüz altmış beş günden birini hayır işlerine ayırın ve o gece neler hissedebileceğinizi bir düşünün. Ruhunuzda fırtınaların koptuğunu kalbinizin sevinçten ve heyecandan yerinden fırlayabileceğini hissedeceksiniz ve yaşayacağınız bu heyecan ve sevinç size belki de bir ömür yetecektir.

Biz mutluluğu parada aradıkça mutsuz oluyoruz ve bu dünya bize dar geliyor. Eğer mutluluk parada olsaydı dünyanın en mutlu insanlarının zenginler olması gerekiyor. Ama öyle değil. Gelin bu Kurban Bayramında midemizden ziyade, yapacağınız karşılıksız ve gösterişsiz iyiliklerle kalbimizi ve ruhumuzu besleyelim. İşte o zaman bayram yaptığımızı göreceğiz.

Unutmayın ki kedi köpekler için tonlarca süt ve mama üretiliyorken birçok ülkede bir litre süte dahi muhtaç olan milyonlarca çocuk aç yaşamaktadır. Dünya bu kadar adil olmamalıdır! Kurban Bayramı bütün insanlık için bir paylaşma fırsatıdır. Allah Teâlâ Kurban Bayramı hatırına bütün insanların kalplerini birbirine yaklaştırsın ve akan kanları durdursun inşallah.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr