• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Savaşın Karakteri

Adem Ballı
   

               

Aslında tarih ne milletler  mücadelesidir  nede sınıflar.Hz  Adem’den beri süregelen  tevhid inancıyla  şirkin mücadelesidir.Bunun  dışındaki görüşler ise, Tevhid-şirk  mücadelesini insanlığın dikkatinden  kaçırmak  için  emperyalizmin  uydurmasıdır.(1)

               

Bugün yeryüzünün her karesinde  müslümanların en çok ihtiyaç  duydukları  şey,savaşın karakterini(tevhid-şirk) ve davanın gerçek yönünü idrak etmeleri ,Şirk ve küfür topluluklarının kendilerini  kamufle etmeye çalıştıkları sahte  maskelerin  (Demokrasi-insan hakları vs)  Müslümanları  bundan alıkoymamasıdır.Görünüşte nedenler ne kadar değişik olursa olsun,aslında müşrikler  müslümanlarla yalnızca inançları uğruna savaşırlar.(2)

               

Bu temel düşünceyi ilkeyi  gözden kaçırdığımızdan yada bilincinde olmadığımızdan dolayı  meselelere yaklaşımlarımız  hep problemli oluyor.Olaylar karşısında şaşırıyor nasıl bir duruş  sergileyeceğimizi belirleyemiyoruz.

               

Bu perspektiften; Önce hebdo olayına bakalım…daha önceden Peygamber a.s saldırmış iğrenç karikatürleriyle alçak düşüncelerini serdetmiş bir  dergi…Bu dergi hiçte yabancısı olmadığımız (11 Eylül saldırıları) bir senaryo ile saldırıya maruz kaldı.

               

Saldırı radikal !!! müslümanlar tarafından yapılmıştı ve doğal olarak bütün müslümanlar ve islam hedef tahtasıydı…Bütün gayretleri ile küfür milletleri olay bahane islama saldırmak şahane mantığı ile içlerindeki düşmanlığı bütün yönleri ile  kusmaya başladılar.

               

Evet aslında bu çok yadırganacak bir durum değildi.Çünkü gerçek savaşın karakterini bilenler bilirlerki “Onlar ancak birbirilerinin dostudurlar” ve yine bilirler ki ”ellerine  geçen ilk fırsatta onlar müslümanları yok etmek isterler”

               

Buraya kadar bir problem yok.Problem aynı savaşın bir tarafı olan müslümanın durumun farkında olmaması.Müslümanın aynı olaya karşı gösterdiği reflekse  bakalım:

               

-İslam barış dinidir savunması…(Suçluluk psikolojisi ile)

               

-Filistinde Suriyede ölenler insan değil mi niye sesiniz buna çıkmıyor ey batı!!! (medet uman bir hava ile)

               

-Bizler batının üstün Demokratik!!! Normlarına bağlı müslümanlar olarak Bu olayı şiddetle kınıyoruz.(Yani biz size entegre olmuşuz ve sizden bir parçayız.)

               

Bu refleks ne kadar savaşın karakterinin (Tevhid-şirk) farkındadır denilebilir.

               

Bir diğer olay Hebdonun üzerinden çok geçmeden Amerikanın kuzey Carolina eyaletinin chapel hill kasabasında üç müslüman genç bir ateist tarafından başlarından vurularak şehit edildi.(Rabbim şehadetlerini kabul buyursun)

               

Amerika yada batı siyasetiyle, medyasıyla bu olay hiç olmamış gibi davrandı. İçten içe oh olsun canımıza deysin dün bize bugün size deyip olayın üstünü örtmeye, normal adli bir vaakaymış gibi geçiştirmeye çalıştılar.

               

Çünkü karakteri bunu gerektiriyordu… Çünkü onların dünyasında müslüman “insan”sınıfından değildi.

               

Ya müslümanın tepkisi hebdo olayına gösterdiği tepkiden bir farkı yoktu.

Şunu demiyorum elbet.“ Ey müslüman küfrün ikiyüzlülüğünü, dönekliğini kalleşliğini, oyunbazlığını , hilekarlığını dile getirme”

               

Elbette bunlar dile gelecek ve söylenecek en üst perdeden fakat defaatla dile getirdiğimiz gibi temel ayırımı (Tevhid-Şirk) bilmeden sarfedeceğiniz her cümle küfür zihniyetini  güçlendirmekten başka bir işe yaramayacaktır .Bu temeli dökmeden yaptığınız bina gibidir.Ne kadar sağlam tuğlalar kullanırsanız kullanın o bina er yada geç yıkılmaya mahkumdur. Çünkü temel yoktur.

Dipnot:

1 -Metin köse Yeni Nesil Yeni Toplum  sayfa  15

2-Seyyid Kutup fi zilali’i Kur’an  cilt 9 sayfa 152
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr