• BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 11 °C
  • Ankara 10 °C

Seçim Sonuçları ve Meşruiyeti

Bilal AKGÜL

Seçim sonuçları üzerindeki değerlendirmeler zaman zaman dozajı yüksek bir tonda devam etmekte. Meşruiyet krizi çıkarmak, görünen o ki beklediği sonucu alamayanların üzerinde yoğunlaştığı alanların başında gelmekte.

Öyleki buradaki krizden yeni Gezi eylemleri devşirme, ülkenin seçim sonuçları üzerinden gireceği muhtemel pozitif havayı dağıtma, mümkünse Avrupa ile bir krizin aktörlüğünü yapma, mağlupların muhtemel amaçları arasında görünmektedir.

Meşruiyet tartışmalarının birden fazla görünen aktörlerinin ortak özelliği, sonuçların özgüven aşıladığı halk kesimlerinin özgüvenine halel getirmenin yanında, ülke üzerindeki atmosfer hâkimiyetlerini kaybetme, ellerindeki kazanımların elden çıkma riskinin belirleyici olduğu görünmektedir.

Bu öyle bir trajikomik durum yaratmadır ki ölçü aldıkları, kriter gördükleri mekanizmaları bile rahatlıkla gayrımeşru ilan edebilmekte, tartışma konusu yapabilmektedirler. Dün meşruiyetin ölçüsü olarak gördükleri, sahiplendikleri saikleri bugün gayrimeşruluğun ölçüsü olarak görebilmektedirler.

Sıkıntılı olan oluşan tablonun “sabite”, “temel değerler” gibi hususlarda eleştiri sahiplerini tartışılır duruma düşürmesidir. Dün, seçim sandığı mührünün olup olmamasını oyun geçerliliği için problem olmadığını ifade edip bugün benzer bir sıkıntı üzerinden parsa devşirmeye çalışırsanız halkın siyaset tarzınızı tartışma konusu yapması içten bile değildir.

Gerçi ağababalarının siyaset tarzına bakınca çok da anormal görmüyoruz. Mısır’ı hatırlayın. Halkın yarıdan fazlasının destek verdiği, arkasında durduğu Mursi Hükümetinin Sisi cuntası tarafından düşürülmesinin akabinde Avrupa’nın yaptığı açıklamalara baktığımızda “muasır medeniyet”, “demokrasi”, “halkın çoğunluğu” kavramlarının kendi medeniyetlerinin iktidarı tehlikeye girdiğinde ya da sorgulanmaya başlandığında çok da bir kıymetinin olmadığı görüldü.

Kendi çarkına saygısı olmayanın, prensiplerine riayet etmeyenin ne halkına ne de dünyaya sunacağı bir şeyi yoktur.

Bu durum medeniyet düzleminde de aynıdır.

Medeniyetleri iktidara taşıyan etkenler arasında gücün yeri inkâr edilemez olmakla birlikte bulunduğu mevkii sürdürmesinde iktidar alanında tutarlı davranmasının, sabitelerinin olmasının, zayıflıklarından dolayı olabilecek bedellerle yüzleşme istidadı göstermesinin yeri açıktır.

Bugün hâkim medeniyet konumundaki Batının diğer dünya halkları nezdinde meşruiyyet problemi yaşamasında saydığımız konuların etkisi açıktır.

Tezi olmayan, olduğu görünen tezini tamamen “karşı” dünya görüşüne karşıtlığı üzerine bina eden bir siyasetin halktan kitlesel bir karşılık görmesi mümkün değildir.

Siyaset paradigmasında ”sonsuzlukla bağlantı kuramayan” her görüş bir yerden sonra rakibinin karşıtı olma dışında bir fonksiyon icra edemeyecektir. Tez olamayan antitez olmaya mahkûmdur.

Bizde muhalefetin tezlerini savunmada Avrupa ile paralel düşmesinde saydığımız etkenlerin etkisi açıktır. Yerel sabiteler üzerine bina edilemeyen bir muhalefetin “çevrenin” argümanlarını kullanması içten bile değildir. Bu durum sadece muhalefet hareketleri için geçerli değildir, tüm kitle hareketleri için geçerlidir. İstikamet kayması dediğimiz işte tam da burada kendini göstermektedir.

Seçim sonuçları ve yapılan tartışmaların niteliği tarafların yerel dinamiklerin neresine tekabül ettiği, ortaya konulan teze veya argümana hangi dünya görüşünün (durduğu yer neresi olursa olsun) sabiteleri ile baktığını anlama açısından önemli veriler sunmaktadır. Sorun, yabancı argümanlarla yerelde iktidar olma arayışının hala ciddi manada revaç bulması…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr