• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Şehir ve Belediye

Abdullah YEKTA

 Bir şehrin nasıl yönetildiğini öğrenmek istiyorsanız o şehrin sokaklarına bakmanız yeterlidir.  Trafik düzeni, esnafın cadde ve sokaklarda sergilediği düzen, şehrin sokak ve caddelerinin temizliği, düzen ve bakımı, o şehrin kimliğini size gösterir.  Şehir  “Medine” kelimesinin karşılığıdır.  Medeniyet kelimesi de  “Medine”den türemedir. Bu açıdan baktığımız zaman, medeniyetlerin sembolleri şehirlerdir. Bir toplum veya devletin bir medeniyete sahip olup, olmadığını, şehirlerine bakarak öğrenebilirsiniz. Şehirlerin de ruhları olur.  Güzel insanlarla şenlenirler, hayat bulurlar. Bakmasını bilirsen, güzel  muamelede bulunursan, bir sevgili gibi size gülümser, sizi bağrına basar.

           

Geçmişte bir şehrin bir medeniyete sahip olup olmadığını öğrenmek için, o şehrin umum lavabolarının, hanlarının, hamamlarının ve sokaklarının temizliğine ve düzenine bakılırdı. Bu saydığımız yerler şehrin ve toplumun aynalarıdır.  Buralar canlı mekânlardır. Güzel olduklarında insanları kendilerine doğru çekerler, ekonomi canlanır, sosyal adalet yerini bulur, İnsanlar şen olurlar. Yoksa orası harap olur.

     

 Geçmişte ve günümüzde şehir, medeniyetin göstergesi olmuştur. Bizim yaşadığımız şehirde, insanları burada tutacak, sevdirebilecek bir görüntü, bir manzara maalesef yoktur. Dışarıdan gelen insanların, Kâhta ile ilgili olarak hatırlayabilecekleri bir şey yoktur. İnsanların ailece gidip oturabileceği bir mekan yok. Şehrin içinde, insanın bakıp da sevinebileceği bir yeşil alan yok. Yoruldum, beş dakika dinleneyim, diyebileceğimiz küçük bir park, bir alan yoktur. Otogar girişinde bir zamanlar az da olsa göze hoş gelen bir çimen vardı. Sanki Kâhta’da, başka boş alan yokmuş gibi oraya da bir çadır diktiler. O güzelim yeşil alanı da yok ettiler.

       

Belediye seçimleri öncesinde  verilen vaatlara bakılırsa Kahta güllük-gülistan olmuştu. Tabii ki lafla peynir gemsi yürümez. Ama Allah Teala  “ Niçin yapmayacağınız şeyleri söylersiniz?” der.  Devlet başkanlığından tutun da muhtarlığa kadar riyaset- başkanlık görevi emanettir.  Emanete hıyanet edilmez. Yapamadım, şu engel vardı, elim kolum bağlıydı, gibi mazeretlerin ardına kimse saklanamaz. Siyaset tıkanan yolları açmaktır. Yeri geldiği zaman dik duracaksın, yeri geldiğinde eğilip, el öpeceksin. Yönettiğin şehrin menfaati ne icap ediyorsa onu yapacaksın. Bu gün Kâhta’nın sokaklarında oluşan çukurlar üzerinde köprüler kurabilirsiniz.  Kâhta’nın en kalabalık caddelerinde oluşan çukurlar, düzeltelim derken oluşan tümsekler, rastgele işgal edilen kaldırımlar ve kapatılan sokak ve caddelere bakılırsa, bir Afrika ülkesi veya yüz yıl öncesini andırıyor. 

         

Nisan’ın başında Haydaran suyunun ihalesinin yapıldığını duyduk. Bu sevimli bir haberdir. Ama bir yıldan bu yana yapılması gerekenler, sadece su ihalesi mi olmalıydı? Bir yıl geçti, başka ne yapıldı?  Buna, ihmal edilen işlerin yanında bir tane olumlu iş, diyebiliriz.

       

Bu bahar ayında halkın gidebileceği piknik alanı yok. Vatandaş başka yer olmadığı için ya Kâhta Çayı’na gidiyor, ya da Kâhta’nın güneyinde  ‘Halil İbrahim’ denilen yere gidiyor. Orası da Allah yardım etsin.  Su yok, tuvalet-lavabo yok, herhangi bir düzenleme yok.  Halk cılız bir sesle, Belediye ne işe yarar, biz buna mecbur muyuz, bu çağda bu sıkıntıları çekmek kaderimiz mi, diyor.  Baraj kenarına, piknik alanı olmasa da gidelim, diyorsun, maalesef doğru ve düzenli bir yolu yok.

     

Burada sözü sadece belediye başkanlığıyla sınır tutmadan söylüyorum. Bu memlekete her seçim döneminde dolaşıp, biz size şunu yapacağız, bunu yapacağız diyen bütün siyasiler utansın.  Hangi yüzle bir daha halkın karşısına çıkıp oy isteyeceksiniz?  İnsan utanır.  Söz namustur. Sözünüzü unutsanız da kendisine söz verdiğiniz insanlar unutmaz.

     

Halkımıza bir müjdem var. Mehdi (as) yakında gelecek diyorlar. Belki Kâhta’mıza bir şeyler yapar. Hep bekledik, bir de onu bekleyelim.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr