• BIST 109.200
  • Altın 153,755
  • Dolar 3,8233
  • Euro 4,5095
  • İstanbul 13 °C
  • Adıyaman 11 °C
  • Ankara 10 °C

Sıcak çarpması ve Sıcaklarla nasıl mücadele edebiliriz?

Dr. Mehmet Sarıaydın

Vücudumuz fonksiyonlarını düzgün yürütebilmek için belli bir ısı aralığında çalışmak zorundadır. Bu nedenle çevre ile etkileşip, ısı alarak veya ısı kaybederek dengesini sağlamaya çalışır. Sıcaklık arttığında, vücuttan havaya ısı transferi zorlaşır ve vücut ısımız artar.

Terleme, soğuk ortamlar, soğuk cisimlerle temas yollarıyla ısımızı kaybedemez ve uzun süre güneşe veya yüksek sıcaklıktaki ortamlara maruz kalırsak, ‘Sıcak Çarpması veya Güneş Çarpması’ denilen tablo ortaya çıkar.

Isının yükselmesi vücudumuzdaki protein ve yağ dokularını etkileyip çalışmalarını ve yapılarını bozar. Bu nedenle tüm sistemlerimiz etkilenir ve ciddi sıcak çarpmaları ölümle sonuçlanabilir.

Aşırı sıcak bizi hem ruhsal, hem de fiziksel açıdan etkiler. Ruhsal açıdan en sık görülen belirtiler; halsizlik, isteksizlik, sıkıntı hissi, dikkat dağınıklığı, tahammülsüzlük ve çabuk sinirlenmedir. Bu durum günlük yaşam temposunu bozar ve iş verimini düşürür.

Fiziksel açıdan birçok belirti görülür. Terli ve soğuk cilt, bitkinlik, susama hissi, kas krampları, başarısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, idrar koyulaşması ilk bulgulardır. Sıcaklık artmaya devam ederse cilt kuru sıcak ve kırmızı bir hal alır, vücut ısısı yükselir, solunum ve nabız hızlanır, davranış bozukluğu, bilinç bulanıklığı gelişir.

Sıcak çarpması en çok güneş ışınlarının dik geldiği, günün en sıcak saatlerinde olur. Terleme mekanizması iyi olmadığından çocuklar, vücut destek rezervleri azaldığından ve ek hastalık görülme sıklığı arttığından yaşlılar risk grubundadır. Bunun dışında hamileler, hipertansiyonlular, kalp ve damar hastaları, şeker hastaları, tiroid bezinin hızlı çalışması (Hipertiroidi) gibi metabolik hastalığı olanlar, depresyon ilaçları gibi nörolojik sistemi etkileyen ilaçları kullananlar, ateşli hastalığı olanlar ve şişmanlar diğer risk grubunu oluşturur.

Herhangi bir hastalığı olmasa dahi dışarıda çalışarak, direkt güneş ışınlarına maruz kalan işçiler ve ağır bedensel iş yapanlar da risk altındadır.

Vücudumuzun hiç hareket etmesek dahi metabolizma nedeniyle ısı ürettiğini unutmamak gerekir. Sıcak havada yapılan egzersiz ve ağır spor bu ısı üretimini 10 kata kadar arttırabilir. Bu nedenle güneş ışınlarını etkili olmadığı, serin saatlerde ve nemin yükselerek hissedilen ısıyı arttırdığı günler dışında spor yapılmalıdır. Sporun süresi uzun olmamalı ve ağır sporlardan kaçınılmalıdır. Spor kıyafetlerinin ince, rahat, nemi emen ve sentetik olmayan açık renkte olmasına dikkat edilmelidir.

Sıcaklardan korunmak ve güneş çarpmasını engellemek için alınacak önlemler şunlardır:

- Mevsime uygun ince ve açık renkli giysiler giyilmeli, sentetik kıyafetlerden kaçınılmalıdır. Mümkün oldukça pamuklu giysiler tercih edilmelidir.

- Günlük sıvı tüketimi 1,5- 2 lt üzerinde olmalı, sıcaklık arttıkça sıvı tüketimi de arttırılmalıdır. İçecek olarak mümkün oldukça su tercih edilmelidir.

- Meyve ve sebze ağırlıklı bir beslenme programı uygulanmalıdır. Bir öğünde çok yenilmemeli, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

- Günün sıcak saatlerinde dışarı çıkılmamalı, serin ve gölge ortamlar tercih edilmelidir

- Kapalı mekânlar ve iş yerlerinde ortam ve pencereler hava akımına izin verecek şekilde düzenlenmelidir.

- Klimaların son yıllarda kullanımı artmıştır. Doğru kullanıldığında kapalı mekânlarda sıcaklıkla mücadelede en etkin yöntemdir. Klimalar temiz tutulmalı , filtre ve iç temizlikleri periyodik olarak yapılmalıdır. Hava akım yönü, direkt üzerimize gelmeyecek şekilde ayarlanmalıdır.

 -Aşırı düşük ısılarda çalıştırılması sakıncalıdır. Klimalar temiz olmadığında veya filtreleri iyi temizlenmediğinde, mikrobik ve alerjik hastalıklara neden olabilirler. Aşırı düşük ısıda ve direkt üzerimize gelecek şekilde çalıştırılmaları ise kas spazmları, vücut ağrıları gibi yakınmalara neden olabilir.

- Kronik hastalar ilaçlarını düzgün kullanmalı ve sıcaktan etkilenme olasılığı yüksek hastalar doktorlarına başvurarak, alınacak önlemler ve ilaç tedavilerini düzenlenmesi konusunda gerekli tavsiyeleri almalıdırlar.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr