• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Adıyaman 15 °C
  • Ankara 7 °C

Şiddet Sarmalından Nasıl Çıkarız?

Adem Ballı

Toplumsal fikri kodlarımıza eğilimlerimize baktığımızda halk genel de değişim dönüşümü siyasi elitlerden beklemektedir.Yani başına lider olarak seçtiği kişiyi yada partiyi tepeden tırnağa; sosyal, ekonomik, inançsal bütün sorunları en kaba tabir ile halletmesini istemektedir.Oysa böyle bir beklenti en başta insan fıtratına aykırı bir durumdur.

Tarihin hangi evresine bakarsanız bakın gerçekleşen toplumsal değişim dönüşümler alttan üste doğrudur. Peygamber efendimiz a.s’in vahyi insanlara aktarma  sürecine ve sürecin gelişimini sağlayan sosyolojik dinamiklere baktığımızda gençleri, köleleri, fakirleri, ve çok nadir de olsa zenginleri göreceğiz.

Önceleri toplumun mağduru ve mazlumu olan bu kesimler muazzam bir mücadelenin neticesinde dünyanın dört bir tarafına yayılmış ve adaletin dağıtıcıları olmuşlardır.

Bir başka örnek Fransız ihtilali’nin gerçekleşme sürecidir. Kralların, oligarkların, toprak sahiplerinin, Kiliselerin baskıcı, despotik ve kan dolu uygulamalarından bıkan ve canlarına tak eden Fransızlar halk olarak bilinçlenme yoluna gitmiş ve çok ciddi kayıpların ve katliamların ardından mutlak monarşiyi yıkıp yerine cumhuriyeti kurmuşlardır.Burada da görüldüğü gibi değişim aşağıdan yukarıya doğru gerçekleşmiştir

Şunu iyi bilmeliyiz ki demokrasi dediğimiz sistem  insanı ve iradesini mutlaklaştırıp !! kutsallaştırırken; İslam hakkın iradesini mutlaklaştırır. Ve hak bizlere yaptıklarımızdan ettiklerimizden mes’ul olduğumuzu hatırlatır.

"Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür. Ve kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür."Zilzal 7-8

Uhut savaşı sonrası Müslümanlar ağır bir yenilgi aldıklarında birbirilerine soruyorlardı,bu musibet neden geldi başımıza diye.Cevabı kur’an verdi “Sizin kendi yüzünüzden”…Evet onlar bir anlık dünya telaşına kapılmış ve davayı unutmuşlardı.Ve Allah’u Teala zımnen Peygamber dahi içinizde olsa rıza-i ilahiyi unutursanız mağlubiyet size hak olur diyordu.

Bugün de Müslümanlar hemen hemen aynı arzuların pençelerinde nefislerine mahkum olmuşlardır.Dünyada ve ülkelerinde  olup bitenlere karşı sadece bir film izler gibi beklemekte Pasif iyi konumundan bir türlü aktif iyi konumuna geçmemektedir.

Bugün dökülen kanlarda kendi dahlini hiç hesap etmemekte faturayı işin kolayına kaçarak hep başkalarına yüklemektedirler. Kendi kaderlerini azgın bazı azınlıkların yönettiği mecraya, akıntıya yada rüzgara terk etmektedirler.

AK Partiye CHP ye MHP ye HDP ye ve diğer bütün partilere  oy verenlerin büyük çoğunluğunun kendisini Müslüman olarak nitelendirdiği bu ülkede ana omurga olan “ inanç” kimliklerini değil nefislerini ,partilerini ,hiziplerin referans alarak davrandıkları ortadadır.

Ak partiye destek üzerinden sisteme entegre hale gelen, sistemin ideolojisine muhalafeti kaybeden ve tevhidi düşünceyi tali duruma düşüren Müslümanlar ile kürt halkının hakkını hukukunu savunayım derken bölgede ki egemen silahlı güç PKK nın ve izdüşümü HDP nin sosyalist kominist ideolojisine duyarsızlaşan ve sanki hiç problem değilmiş gibi yaşayan Müslümanların (herhangi bir hizbi cemaati kastetmeden söylüyorum. Tamamen Müslüman birey ekseninde ifade ediyorum.) silkelenmesi ve yegane kurtuluş reçetesi olan kur’anı toplumun dinamik asli gündemi haline getirmeleri gerekmektedir.

Eğer bizler hali hazırdaki şiddet sarmalından birbirimize karşı olan güvensizlikten bozulan kardeşlikten yozlaşan toplumsal ahlaktan şikayetçi isek asli kimliğimiz olan islamı yegane referans haline getirmeliyiz.

İslamın tüm müminleri kardeş kıldığını,.Haksız yere cana kıymanın bütün insanlığı öldürmek olduğunu, fitnenin-bozgunculuğun katilden beter olduğunu bimemiz gerekmektedir.

Çözüm mü istiyoruz?

Bunaldık mı karmaşadan kaostan?

Adalet özgürlük ve barış mı istiyoruz?

O halde değişim önce bireylerde başlamalı…Başlamalı ki Allah o toplumun durumunu iyiye güzele çevirsin.Kendilerini düzeltenlerin liderleri de düzelir.Unutmayalım bizler nefsi muhasebe yapmazsak bazen iyi diye seçtiklerimizde kötüleşebilir.

Tekrar hatırlatalım  “Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder.”şura 30

Selam ve dua ile

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr