• BIST 118.617
  • Altın 162,375
  • Dolar 3,7785
  • Euro 4,6321
  • İstanbul 5 °C
  • Adıyaman 5 °C
  • Ankara 3 °C

SON SİYASAL GELİŞMELER

Y.YAVUZYILMAZ

Türkiye’de siyaset her zamankinden daha hızlı gelişmelere sahne oluyor. Bir taraftan uzun süredir Türkiye’de iktidar alanını kaplayan Ak Partinin gücünü büyük oranda koruması, diğer yandan muhalefetin Ak Parti ile mücadele stratejilerinde yetersiz kalması, siyasal sahnenin düzenlenmesi için yeni projelerin ortaya konulmasına neden oluyor.

Türkiye’nin bölgesinde önemli bir aktör olmaya başlaması, Suriye’de operasyonlar yapması ve Erdoğan’ın Amerika’nın dışında arayışlara girmesi, geleneksel Türk dış politikasındaki tek boyutluluğu ortadan kaldırıyor. Dünya denklemindeki değişimlere ek olarak Türkiye’nin bölgesindeki değişimler ve iç siyasetteki hareketlenme yeni bir düzenin doğmasına zemin hazırlıyor gibi.

Önümüzdeki zamanlarda oluşacak siyasal denkleme etki edecek olayları şöyle sıralayabiliriz:

1-FETÖ taraftarları kesinlikle Erdoğan ve Ak Parti düşmanıdır. Bunun böyle olması da normaldir. Çünkü kendileriyle en keskin ve kararlı mücadeleyi yürüten o olmuştur.

2- Erdoğan ve Ak Partiyi beğenmeyen eleştiren herkes FETÖ’cü olmadığı gerçeğini de gözden uzak tutmamak, haklı eleştirilerden iktidarın yararlanması gerekir.

3- FETÖ'nün benimsediği ve desteklediği siyasal hareketler ve liderlerin varlığıu sır değil. Bunu anlamak için Emre Uslu'yu izlemek bile yeteri derecede bilgi vericidir. Ne kadar etkileyici olur bilinemez ama, FETÖ’nün Türkiye’nin siyasetini etkileyecek hamleler yapmayı düşünmüştür, düşünecektir.

4- FETÖ 'nün Erdoğan'ı etkisizleştirmek için Şeytanla bile ittifak yapacağı açıktır. Bunun için ulusal ve uluslar arası arenada tüm gücünü kullanacaktır.

5- Muhalefetin Erdoğan ve Ak Parti ile mücadele ederken, FETÖ ile arasına keskin bir mesafe koyamaması kendilerini tartışmalı hale getirmektedir.

6- Amerika’da süren Zarrab davasında, bu davanın Türkiye ye tuzak kurmaya dönüştüğünü ve delillerin FETÖ tarafından manipüle edildiğini açıkça görüldüğü halde bile,  muhalefet FETÖ delillerini kullanmaya devam etti.

7- 15 Temmuz'da Kara Kuvvetleri Komutanının koruması FETÖ'cüler tarafından vuruluyor. Vurulan yüzbaşı darbeye direndiği gerekçesiyle, devlet tarafından gazi ilan ediliyor. Daha sonra aynı yüzbaşı FETÖ'cü olduğunu itiraf ederek teslim oluyor. Diğer yandan FETÖ militanlarının FETÖ’cü olmayanların telefonlarına Bylock yüklemeleri süreci daha da karmaşık hale getiriyor ve binlerce kişinin haksız yere mağdur olmasını sağlıyor. Bu iki olay FETÖ yargılamalarının gerçekten zor olduğunu gösteriyor.

8- Darbe suçundan yargılananlara tek tip elbise uygulamasını normal görüyorum. Bu hem yargılandıkları suçun ağırlığı, hem de sivil kıyafetlerle şov yapmalarına karşı alınan son derece doğal bir önlemdir. Unutmayalım bir FETÖ alçağının herkesin gözünün içine baka baka giydiği " Hero " yazılı tişörtle başladı tartışma.

9- İnsanların bir bölümü, 15 Temmuzda yaşanan halk direnişini kabul etmeyip eleştirebilir. 15 Temmuz darbesinin gerçekleşmesini bekleyen, onaylayan ve destekleyen önemli bir kitle var. Darbenin bastırılmış olması, darbe münafıkları sınıfı da yaratmış. Görünürde darbeye karşılar, ama bütün eylemleri bu samimiyetsizliklerini ortaya koyuyor. 27 Mayıs ve 28 Şubatı savunan bir zihin neden 15 Temmuzu savunmasını ki.

10- Gülen çetesinin devlete verdiği zarar çok önemlidir. Ancak çok daha önemli olan dine verdiği zarardır. Bu travmanın etkisi çok daha vahimdir ve uzun süreli olacağı açıktır.

11- Öyle görülüyor ki, önümüzdeki seçimlerin ana konusu FETÖ olacak. MHP 'de gerçekleşen dalgalanma da FETÖ bağlantılı kuşkusuz. Nitekim Bahçeli, Meral Akşener'in parti içi muhalefetini bir FETÖ kumpası olarak okudu. Özellikle 15 Temmuz sonrası siyasal retoriğini yeniden şekillendirdi.

12- Akşener'in yeni bir partiyle yola çıkması, bir anlamda mevcut muhalefetin yetersizliğidir. Amaçlanan Ak Partiden seçmen koparmadan bu iş yürümeyecek düşüncesi ile yeni bir siyasal dalgalanma yaratmaktı. 15 Temmuz sosyolojisi analiz edilirken darbe destekçisi olan siyasal anlayışların varlığını ihmal etmemek gerekir. Özellikle muhafazakar dindar seçmen, Kılıçdaroğlu ve Akşener'in 15 Temmuz Darbe girişimine samimi olarak karşı çıktıklarında ikna olmuş değildir.

13- Kürt referandumu sırasında izlenen politika Kürt seçmenden bir tedirginlik yarattı. Ancak HDP ve diğer partiler bu tedirginliği konsolide edecek bir siyaset kuramadılar. Yine de önümüzdeki seçimde Kürt oylarının belirleyici bir etki yaratacağı acık. Bu oylar da kimsenin tekelinde olmadığı da açıktır.

14- CHP’nin niçin iktidar olamadığına dair, hakikaten ilginç bir tespit şudur:  Ülkemizdeki bütün darbeler CHP'nin iktidarda olmadığı zamanlara rastlamaktadır. Sadece bu tespit bile CHP’nin askeri darbeler ile olan ilişkisini tartışmaya açmaya yeter. Diğer önemli bir nokta da, Cumhuriyet tarihinde CHP’nin (CHF) radikal modernleşmenin temsilcisi olan aydın, asker ve bürokrasi  ağırlıklı, seçkin bir önder kadronun elinde yürütülen, laiklik ve milliyetçiliği önceleyen ve toplumsal dayanağı daima zayıf olan bir hareket olmasıdır. CHP’nin önündeki handikaplardan biri taşıdığı tarihsel mirastan, diğeri ise güncek politik tutumlarından kaynaklanmaktadır.

14- Kuşkusuz önümüzdeki dönemin en belirleyici aktörünün Erdoğan olacağı açıktır. Erdoğan, gerek Suriye'de yürüttüğü operasyonlar, gerek Rusya ile füze anlaşması, gerek Kudüs politikası, gerekse BM 'de yürüttüğü siyaset ile üçüncü dünya ülkelerini ve Batılı devletleri yanına alması ile prestij kazandı. Ak Parti, devlete hakim olan ama şimdiye kadar kendi seçmeninden de kopmayan bir tecrübeye işaret ediyor. Bu Türk Tarihinde neredeyse tek örnektir.
Atatürk’ün kurduğu, İnönü’nün Genel başkan olduğu CHP bile halk desteğine bu kadar ulaşamamışlardı. Nitekim 1950 yılında ilk serbest seçimleri İnönü 'nün başında bulunduğu ve Atatürk ün kurduğu parti kaybetmiştir. Tabi muhalefet tümden baskı altındaydı ve valiler CHP'nin il başkanlarıydı.

2019 seçimleri tüm bu değişkenlerin yer alacağı bir zeminde gerçekleşecektir. Kuşkusuz seçime epey zaman var ve bu zaman zarfında şimdiden öngörülemeyen başka faktörler de seçimde etkili olacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr