• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Sorularla Darbe Muhasebesi-1

Abdurrahman ÖZKAN

15 Temmuz’da ne halkın, ne hükümetin, ne askeriyenin, üst düzey mensupları dışında ne de FETÖ mensuplarının bekleyemediği bir darbe girişimi dehşeti yaşandı. Kimsenin beklememesi zaten dehşet boyutunu anlatmaktadır. ‘Bir musibet bin nasihatten hayırlıdır’ sözüne uygun bir olaydı bu. Şüphesiz devlet, millet ve kurumlar kendi paylarına birçok sonuç çıkaracaktır. Ben de darbe girişiminden önce ve sonrasında yaşanan olaylar ve yapılan uygulamalarla ilgili haberlerden yola çıkarak bazı soruların cevabını aradım.

1.Darbeyi kim yaptı ya da yapmaya çalıştı?

Darbeyi Fethullah Gülen ve onun olağanüstü bir insan olduğuna inanan asker, sivil, siyasetçi ve bürokratlar eliyle yapıldı. Ancak, hiçbir uzman Gülen’in ve kendine inananların böyle bir senaryoyu tek başına uygulamaya koyamayacağı konusunda her alandaki uzmanlar fikir birliği içindedir.

4.Darbenin arkasında kimler vardı?

Teknolojinin her zamankinden daha çok devletlerin elini güçlendirdi. Terör grupları da teknolojiyi kullanarak kolayca eylem yapabilmektedir. Ancak ileri kriminoloji teknolojisi faillerin izini bulmada devletin elini güçlendirmektedir. Gülen örgütü, uluslararası güç veya güçlerin dayanışması olmadan darbeye kalkışamazdı. Örgütün uluslararası bağlantılarına veya koruyucusu olduğuna en iyi deliller örgütün hükümet aleyhine yabancı basına bilgi ve haber ulaştırması, yorum ve mülakatlar vermesidir.

Ayrıca, Türkiye bir süreden beridir Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında uluslararası siyasete birçok eleştiri yöneltmektedir. Yani Türkiye de uluslararası bir aktör olmak istemektedir. Bazılarının dediği gibi Yeni Osmancılık değildir bu, tarihsel mirasa ve bağlara sahip çıkmanın yanında güçsüz ülkelerinin söz hakkını savunarak Batı merkezli bir siyasetin adaletsiz dominant uygulamalarına karşı çıkmaktadır. Batılı güçlerin bundan rahatsız olduğu açıktır. Hal böyleyken, Gülen örgütü gibi Türkiye’yi meşgul edecek her oluşuma destek verileceği ve her oluşumun potansiyel araç olarak kullanılmak isteneceği muhakkaktır.

Türklerin Müslüman oluşuyla 600 yıl sürekli Batıya doğru akınlar düzenlediler. 1492’ye kadar bu akınlar karşısında Batı sıkışıp kalmıştı. Türkiye’nin tarihsel misyonunu oynaması, Batılı güçlere rağmen mümkün değildir. İşte o güçler de elinden geleni yapmaktadırlar.

2.Darbenin amacı neydi?

Darbede kimin rolü varsa amacını ya da amaçlarını, (tabi ki kılıfını) da onlar belirlemişlerdir. FETÖ’nün dış güçlerle işbirliği ile darbe planladığına dair artık kuşku kalmamıştır. Bu işbirliğinin amaç birliği nedir? Batılı güçlerin amacını önceki sorunun cevabında vardır. Peki Gülen ve ona inananların amacı nedir? Aslında bu örgüt şimdiye kadar toplum içinde nasıl bir dayanışma içinde olduysa bundan sonra da bu dayanışmasını daha verimli kılmak, ayrıcalıklı olduklarını ve ayrıcalıklarını daha geniş anlamda tanıtmak olacağını söylemek mümkündür. Dışarıdan bakıldığında, Türkiye’de bir grup insanın yapacağı darbenin toplumca kabul edileceği düşüncesi, ancak kendi liderlerini insanüstü biri gören (mesih ya da mehdi, müceddid vs.) insanların hayali olabilir. Liderlerine olan bu güven, örgütü toplumun karaciğerinde yağlama yapan bir virüs rolünü daha iyi oynamasını amaçlıyordu.

3.Darbe hazırlıkları ne zamandan beri yapılıyordu?

FETÖ örgütünü ilk örgütlenme dönemlerinden beri tanıyanların anlattıklarına göre, Gülen’in kendisinin bunu uzun vadede düşündüğünü söylemektedirler. Batılıların sömürgeci olduğu toplumlarda Batılıların ideoloji ve direktifleriyle kendi ülkelerinde devrim, darbe liderliğine oynayan çok sayıda yerli aydın veya din adamı oldu. Gülen’in rolünü bu açıdan açıklamak gerekirse, onun çağdaş sömürgecilerin kullanışlı bir piyonu olarak yönlendirildiği şeklinde tanımlamak mümkündür. Bu anlamda darbe hazırlıklarının başlangıcı, böyle piyonların var olmasıyla eş zamanda başlar demek abartı olmaz. FETÖ örneğinde, liderin ve dış güçlerin amaçlarının ne zaman çakıştığını ya da dış güçlerin Gülen’i ne zamandan beri kullanışlı bir piyon olarak görüp işbirliğine girmeye başladıkları da tahmin edilmektedir. İzmir’de vaizlik yıllarında işbirliği teklifinin gelmiş olduğuna dair tanık ifadeleri dolaştı medyada. Bu işbirliğinin başlangıç tarihi bilinmese de, bunun Türkiye’deki bazı olaylardaki etkileri yavaş yavaş aydınlanmaktadır.

Kimileri Ak Parti ile örgütün seçimlerde milletvekili kontenjanları ile arasının açıldığını, dershanelerin kapatma kararıyla çatışmaya girdiğini belirtmektedirler. Her kurumda ayrıcalıklı konuma gelip kurumların örgütlenmesinde ve işleyişinde belirleyici olduktan sonra kanlı ya da kansız darbe yapacakları gün gibi aşikârdır.

5.Darbecilere ne olacak?

Toplumumuzda herkes kimin ne kadar FETÖ’cü olduğunu biliyor. Dolayısıyla darbeci kovuşturmalarını engellemek için kurunun yanında yaş’ın da da yanacağı skylemleri gerçeği hiç de yansıtmamaktadır. Bu anlamda çok az insanın mağdur olabileceğini düşünüyorum. Asılsız ihbarlarla insanları mağdur etmek kolay değildir. Yeni adalet yapılanmasında FETÖ’cü olmayacak çünkü. Darbeciler ve yazar, çizer ve para desteği verenleri, şimdiye kadar elde ettikleri makam, itibar ve ekonomik güçleri birçok insanı mağdur ederek, ahını alarak elde ettikleri ellerinden alınacaktır. Böylelikle hakları yenilen insanların çektikleri acılar bir nebze olsun hafifletilecektir.

 Halktan aldıkları maddi desteği, kandırılan insanların gönül desteğiyle inşa edilen kurum ve kuruluşlar devlet ve vakıflar genel müdürlüğüne aktarılarak milletin hizmetine sunulmalıdır. Dehşetengiz bir darbe girişiminin failleri ve destekçileri idam edilmese bile vatana ve millete ihanetten ceza alacaktır.

Herhangi bir katakulliyle siyaset kurumunun zaaf göstererek ceza indirimi ya da affı söz konusu etmesi, Türkiye’de siyasete olan güveni bitirir. İşte o zaman Suriye, Irak, Afganistan vb. olmamızın önünde hiçbir engel kalmamış olacaktır.

Önemli bir soru da, darbeciliğe ne olacak? Eğer FETÖ mensupları ve darbe failleri gereken cezayı alırlarsa, kurunun yanında fazla yaş yanmazsa, darbecilik oyunlarının kolay kolay sahnelenmesi mümkün olmayacaktır. (Devam edecek.) 14.08.2016

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr