• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Adıyaman 1 °C
  • Ankara 1 °C

Suriye Meselesinde Anladığımız

Ziya TEPE

Yöremizde bir halk deyimi vardır. ‘‘ Eşek eşekliği ile düştüğü yerden bir daha geçmez’’ derler. Bizlerde tekrar tekrar düşmemek için yaşadıklarımızı önemsememiz ve dersler çıkarmamız lazımdır. Suriye’de yaşananlar da düştüğümüz yerlerden biridir.

Suriye meselesinde geçmişte ve bugün yaşananlar Batı Alemi –Rusya da dahildir- İslam alemine yaşattığı zulmün küçük bir parçasıdır. Yüzyıldan fazla bir zamandır. İslam topraklarında aralıksız olarak akıtılan kanın devamıdır. Bu güçler İslam Alemi üzerindeki gücünü ve sömürüsünü devam ettirmek için Müslüman halkların canlarını mallarını ve kültürlerinin imhasına bağlıyorlar. Buna binaen Suriye’de Beşşar Esad tarafından Müslümanlar ne kadar katledilse, zulüm görse ve aşağılansalar Rusya, Çin, ABD, İsrail ve Avrupa ülkeleri gibi hegemonik güçler kendileri için kar sayarlar. Suriye’de Hafız Esad ve oğlu Beşşar Esad da bu misyon için var edilmiştir. Müslüman halkın kendilerine gelmemeleri için gelişmelerini engellemek, değerlerinden koparmak, her türlü hak ve hukuktan mahrum bırakmak, zulmetmek ve horlamak, Esad ailesinin esas vazifesidir. Suriye’de geçmişte yaşanmış ve bugünde yaşanılanlar bundan ibarettir.

Maalesef hegemonik Batılı güçler İslam ülkelerinde nice hapishane ülkeler inşa ettiler ve halen de inşa etmeye çalışıyorlar. Bu hapishanelere nice Saddam’lar nice Hafız’lar ve Kaddafi’ler gibi gardiyanlar ve caniler yetiştirdiler ve halende yetiştirmeye çalışıyorlar.

Suriye meselesinde İran'nın tutumuna gelirsek; İran’dan beklenilenin Beşşar Esad’ın ülkesinde hak ve özgürlükler konusunda adım atmalarını sağlamaktı. Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun ifadesile ‘‘Beşşar Esad halkın taleplerini dikkate alsaydı, ülkesinin ve bölgesinin bir kahramanı olurdu.’’ diyor.  Böyle bir girişim başta Suriye ve İran’a sonrada tüm Müslüman halklar için hayırlı olurdu. Maalesef İran, ülkesinde mazlum halkın canına malına ve namusuna kast eden Beşşar Esad’ın yanında yer aldı. Bunu dünya Müslümanları –şii olanlar hariç- anlamakta zorluk çektiler ve bir türlü kabullenemediler. Zamanla İran İslam devrimine taraftar olanlar da dahil dünya Müslümanların büyük tepkisini ve nefretini aldılar. Öyle inanıyorum ki İran’ın Beşar Esad’ın zulmüne olan desteği tarihe bir kara leke olarak geçecektir.

Her yıl Hz. Hüseyin’in mazlumiyetini anan ve Yezidin zulmünü tel’in eden İran halkı ve yöneticileri diğer taraftan onbinlerce Müslümanı hapse tıkayan, katleden, namuslarına geçen Baas askerlerine ve liderleri Beşşar Esad’a destek vermesi tam bir çelişki olarak görülüyor. Böyle bir tutum ve anlayış İslam dini ile de asla bağdaşmaz. Peygamber efendimiz (s.a.v): ‘‘ Küfür devam eder ama zulüm asla devam etmez’’ diyor. Bizlerde kan ve zulüm üzerinde gelecek hesapları yapan İran ve Suriye’nin ne kadar âbâd olacağını ilerde göreceğiz. (!)

Sonuçta mazlum Suriye halkı muhakkak muzaffer olacaktır. Bizler için önemli olan bir husus ta üzerimizde tezgahlanan oyunlara gelmemek için başımızdan geçenlerin mahiyetini iyi öğrenmek ve geleceğimiz için dersler çıkarmaktır.

  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr