• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 18 °C

Suyun Üzerindeki Köpük

Abdullah YEKTA

Her yönüyle mucize olan Kur’an-ı Kerim, darbı meseller konusunda da eşsiz örnekler ortaya koymuştur. Muhatabı düşünmeye davet eden bu misaller hayatın içinden seçilmiş örneklerdir. Allah Teâlâ bir sineği dahi örnek vermekten çekinmez. Allah kendisinden başkasını dost ve veli edinen, inanmayan kimselerin kurdukları dünyalarının ve evlerinin örümcek evi gibi ehven olduğunu hatırlatmak için “Şüphesiz ki evlerin en çürüğü örümcek evidir…” der. “Hak geldi batıl zail oldu.” der. Hak Güneş gibidir, doğmasıyla karanlıkların yok olması bir olur. Hak ortaya çıkmışsa batıl mutlaka yok olmuştur, yok olmaya mahkûmdur.  

Kur’an-ı Kerim, Hak ile batılın mukayesesini su ve üzerindeki köpük misali ile de yapar. Hakkı, zımnen, insana ve bütün canlılara faydası olan su gibi, batılı da hiçbir canlıya faydası olmayan ve gereksiz olan köpüğe benzetir. Hakkın, insanlara faydalı, bütün canlıların hayat kaynağı olan su gibi baki olduğunu; kimseye faydası olmayan köpüğün ise uçup gitmeye mahkûm olduğunu söyler. Suyun üzerindeki köpük, kimi zaman suyu tanınamaz hale getirebilir, fakat bu geçici bir durumdur. Nihayetinde köpük uçup gider, geriye insana faydası olan su kalır.

Bütün bu benzetmeler, insanın iyi ve kötü eylemleri ile alakalıdır. Kötü insanı, kimse yâd etmez. İyi insan, yaptığı iyilikleriyle, geride bıraktığı güzel eserleri ve ahlakıyla yâd edilir. Peygamberimiz (sav), “İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üç şey bundan müstesnadır: sadakayı cariye, faydalı ilim ve kendisine dua edecek mü’min bir evlat geride bırakmış olması.”  Hadisinde amel defteri kapanmayacaklardan biri de faydalı ve yararlı bir eser bırakan kimselerdir. Okul, köprü, yurt, baraj, huzur evi ve hastane gibi yerler insanların istifade ettiği mekânlardır. Bu tür eserleri yapıp da insanlığın faydasına sunan insanların amel defterine sürekli sevap yazılmaktadır. Ne mutlu bu tür eser geride bırakanlara! Kötülük gibi kötülüğün faili de yok olmaya mahkûmdur. Hastane, camii ve okul yakıp yıkan övülmez, lanetlenir. Çünkü bu yerler insanlığın faydasına yapılmış yerlerdir. Müslüman biri hiçbir nedenle camii, hastane ve okul yıkıp yakamaz. Buraları bombalayamaz. Buralar insanlığın dirildiği yerlerdir, buralara zarar verenler kıyamete kadar lanetlenir ve amel defterlerine sürekli günah yazılır.

İnsanlığın özgürlüğü için, kurtuluşu için insan öldürülmez, insanların barınağı yıkılmaz, camii ve okul yakılmaz. Yollara hendek kazıyıp bomba yerleştirilmez. Halkının özgürlüğünü isteyen, ekonomik ve sosyal alanda; eğitim, siyaset ve benzeri konularda yol gösterici olur. Bu yıkıcı eylemlerde bulunanların insanlıktan zerre kadar nasipleri yoktur. Yabancı ajanların rehberliğinde kendi ülkesini yakıp yıkanların bu ülkeye verebilecekleri hiçbir şeyleri yoktur. Amerikan, Alman, İngiliz ve İsrail ajanları, babalarının hayrı için Kürdistan dağlarına gelip, dağdaki Kürde silah vermezler. Bu ajanların, Filistinlilere silah götürdüklerini duyan oldu mu?

Her zaman hırsızı suçlamanın bir anlamı yoktur. Üniversitelerimizde okuyan gençlerimiz, şayet dağa çıkıp terör örgütüne katılıyorlarsa eğitim sistemimizde ve manevi dünyamızda bir takım sorunlara işaret etmektedir. Türkiye resmen sömürgeleştirilmiş bir ülke olmadı fakat eğitim sistemimiz sömürge ülkelerin eğitim sistemi gibi emperyalist güçler tarafından hazırlanmıştır. Sistemin üzerinde Amerika veya İngiliz malı yazılmıyor ama içeriğine baktığınızda onların kötü bir kopyası olduğu anlaşılır. Darbe anayasalarıyla, darbecilerin hazırlamış oldukları eğitim programlarıyla bu çağda ülke insanı eğitilemez. Maneviyattan yoksun, pedagojik özürlü bir eğitim sistemi. Bu sistemle yetişen insanlar ancak bu kadar olur.

İslam eğitiminin temelinde insanı diriltmek, onu hayata kavuşturmak söz konusudur. Nitekim ayette bu durum“ Bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir, bir insanı öldüren de bütün insanlığı öldürmüş gibidir.” Şeklinde ifade edilir. İnsanı öldürmek değil, diriltmek erdemdir. Aciz olanlar zulüm yapar, insan öldürür. Güçlü olan kimse, öldürebildiği halde öldürmeyendir, yaşatmaya çalışandır.  

Selam ve dua ile 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr