• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Adıyaman 29 °C
  • Ankara 22 °C

Tam Ayar Dava Adamı Seyyid Kutub

Ziya TEPE

Türkiye’de 1960’tan sonra İslam düşüncesine en büyük katkısı olan İslam âlimlerimizden biri de hiç şüphesiz Seyyid Kutub’tur.Seyyid Kutub’un yazdıkları Müslümanlar açısından önemini belirten; dünya çapındaki en büyük sosyologumuz Şerif Mardin şu tespitte bulunuyor: “Modern dünyada çağdaş Müslümanların kendilerine günlük yaşamlarında yön verecek bir haritaya ihtiyaç duyduklarıdır. Bu harita hem Müslümanları geçmişe bağlamalı hem de bugünü düzenlemelidir. Seyyid Kutub’un eserleri bu açıdan değerlendirilmelidir. Onun eserlerinde Müslümanlar için bir sosyal harita oluşturma hedefi açıkça görülür.’’  Ayrıca Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, İslami ve mücadele şuurunu Mevdudi, Seyyid Kutub ve Hasan El Benna gibi âlimlerin kitaplarından aldığını yazar.     

Seyyid Kutub’un kişiliği ve düşünceleri üzerinde bazı tespitlerde bulunalım. Üstad’ın mücadele hedefinde yeniden Kur’an neslini inşa etme projesi vardır. Bunun yolu, Asrı Saadet Müslümanlarının Kur’anı Kerime yaklaşımı ve hayatlarına hâkim kılması yöntemidir. Kur’an beşeriyet tarihinde ‘’Sizler insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz’’ vasfına sahip topluluk vücuda getirdi. Seyyid Kutub, ‘’Kur’anı Kerim nasıl bu İslam ümmetini vücuda getirdi ise bu ümmeti yeniden inşa edecek olan da yine Kur’anı Azimuşşandır’’ diyor.

 

Toplumumuzda halk arasında bazen dile getirilen şöyle bir ifade vardır: ‘’Kur’anı Kerim’in bir harfini dahi inkâr eden kâfir olur’’. Hakikaten Müslümanlar için bu kadar önem arz eden Kur’anı Kerim’in bir kısmını göz ardı etmemiz, önemsemememiz veya ayetlere zıt görüşlere sahip olmamız nasıl ifade  edilebilir?!... İşte Seyyid Kutub’un da görüşü ile temel sorunumuz Kur’anı Kerim’i bütünü ile hayatımızın rehberi olarak almamamızdır. Hâlbuki hiçbir peygamber vahyin bir kısmını göz ardı etmemiş ve taviz vermemiştir. Önemli olan da Kur’anı sadece yüzünden okumak değil, hayatımızın gerçek rehberi kılabilmektir.

Hz. Muhammed (s.a v), oluşturduğu Asrı Saadet ile gösterdiği muazzam güç, Kur’anı Kerim’in bütününe halisi kalp ile imanı, tavizsizliği ve mücadele azmine bağlıdır. Seyyid Kutub’un da İslam dinine teslimiyeti ve tavizsizliği belirgin iki vasfı idi. Tağuti güçler onu eğemedikleri için şehid ettiler. Tıpkı tarihte bir kısım Peygambere yaptıkları gibi. Seyyid Kutub, hayatına Kur’anı rehber, Peygamberleri de önder alması sözde değil özde idi. Kur’anı Kerim’in ayetlerine ve Peygamber Efendimizin sünneti seniyesine bağlılığı da keyfi ve kısmi değildi. Tam teslimiyetti..
          
Seyyid Kutub, Peygamberlerin İslami dava anlayışını kendisine esas almıştı.Bütün peygamberlerin anlayışlarının kaynağı vahiy,davalarının esası da tevhid idi.Bu dava, Hz Adem(a.s)’dan Hz Muhammed (s.a.v) ‘e kadar devam etmiştir.Peygamber Efendimiz(s.av)den sonra da Peygamberlerin varisleri olan alimler vasıtası ile devam edecektir.Çünkü insan fıtratı değişmeyeceği için bu dava ve mücadele de değişmeyecektir.Bu mücadele tarihinde bayrağı devralan alimlerimizden biri de Şehid Seyyid Kutub’dur. Seyyid Kutub, Necip Fazıl Kısakürek’in ifadesi ile ‘’tam ayar bir dava adamı…’’idi.
Şunu belirtmekte fayda var ki Seyyid Kutub’un kendisi, hiçbir şekilde şiddet ve teröre bulaşmadığı gibi kimseyi de şiddet ve teröre teşvik etmemiştir. Bazıları tarafından Seyyid Kutub istismar edildiği gibi; bugün Peygamber Efendimiz dahi istismar edilebilmektedir. Bu durum İslam büyüklerimize halel getirmez.
 
Üstad Seyyid Kutub’un tevhid mücadelesinde iman ve ciddiyetini gösteren bir vak’a: Mısır’da idamdan önce Ezherli bir Şeyh getirilip idam edilene kelime’i şehadet getirmesi, idam merasimlerindendir. Seyyid Kutub, idam sehpasına götürülürken onun kelime-i şehadet getirmesi için Ezherli âlim getirilir. O;’’ Ey Seyyid Kutub! ’’Eşhedü en lailahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resulullah’’ de ‘’ der. Seyyid Kutub’’ Sen de mi? Komediyi tamamlamak için mi geldin? Şüphesiz biz ‘’la ilahe illallah’’ dediğimiz için idam ediliyoruz. Siz ise karşılığında ekmek yemek için ‘’la ilahe illallah ‘’ söylüyorsunuz’’ diye cevap verir.       
 
Bediüzzaman gibi Şehid Seyyid Kutub’un da değil dirisinden ölüsünden bile korktukları için mezarının yerini ailesinden bile gizlediler. Çağdaş zihniyetlerin karşısında İslamın fikir cihadında şehid düşen İslam kahramanı Seyyid Kutub’un şehadetinin yıl dönümü dolayısıyla Allah’tan rahmet diliyor ve kendisini de şükran ve hayırla yâd ediyoruz.
  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr