• BIST 109.330
  • Altın 155,622
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 16 °C
  • Adıyaman 10 °C
  • Ankara 0 °C

Taner Yıldız Bir Kahraman!

Ahmet İNAN

 

Soma bu yıl bir ağıt oldu yükseldi. Bir feryat oldu yükseldi göklere. Haramzadelerin kulaklarını sağır edercesine bir çığlık oldu koptu. Kara bir ölüm oldu çöktü milletimizin ocağına. Soma, kapkara zehirli bir ok gibi saplandı cefakâr anaların yüreğine. Evlat acısı neymiş en acısıyla gördü analar. Evlerinin direkleri yıkıldı, kadınlar dul kaldı. Yüzlerce çocuk yetim kaldı; belki baba dahi diyemeden. Babaları yerin yüzlerce metre derinliklerindeki karanlık dehlizlerde tattı hayatın acısını. Çocukları ise kimisi hayata daha tutunmadan kimisi tutunmaya çalışırken kocaman dünyada yapayalnız buldu kendisini. Hayatın tüm kalabalığıyla aktığı ama ateşin düştüğü bir dehlizde buldu kendini. Velhasıl büyük bir acı yaşandı Soma’da.

 

Somadaki acının bu denli büyük olmasının birçok sebebi var elbette. Çalışma esnasında güvenlik önlemlerinin ihmal edilmesi yaşanan acıyı katlasa da öncelikle tam 301 insanımızın yerin yüzlerce metre altında kaçmaya fırsat bulmadan zehirli gazlardan can vermiş olması başlı başına en büyük acı. Belki de en helalinden ekmeğin kazanıldığı zor bir işte çalışırken hayatlarını kaybetmiş olmaları acıyı katladı. Madende can veren kardeşlerimizin yoksul oldukları için ölümün diğer adı olan madene girmeye muhtaç bırakılmış olmaları acıyı daha da arttırdı. En acısı da bu değil mi?

 

Helal rızkı için üç beş kuruş kazanmak uğruna en ağır işlerde çalışırken can vermek... Mesela üç beş kuruş kazanmak, on beş yirmi günlük iş için yola çıkan mevsimlik işçilerin elim bir kaza sonucu can vermeleri… Soğuk ve karanlık bir gece solar hayatları. Geride birçok yetim ve gözü yaşlı ana ve baba bırakarak. Haber bültenlerinde son dakika haberi kadar yer edinir ölümleri. Sonra bir iki taziye mesajı ve ‘küçük’ insanların ölümlerini kimse hatırlamaz artık. Ya da sabahın erken saatlerinde traktör kasasına birçok işçi bindirilir. Yola koyulur. Bir umut için. Sonra ayyaş bir sürücü gelir arkadan vurur insan yüklü traktör kasasına. Savrulur oracıkta cefakâr ablalar, analar, nineler…feci bir şekilde can verirler. Umutlar tükenir, hayaller bir anda son bulur. Kara haber tez duyulur derler ya. Yine belki haber bültenlerinde son dakika haberi olarak geçer akıbetleri ve sonra kimse hatırlamaz onları.

 

Elli altmış yaşındaki anaları, nineleri, babaları, gencecik fidanları ağır işlerde çalışmaya mecbur bırakan düzene kimse bir şey diyemez. Haramzadeler işçilerin sırtından servetlerini katlarken gariban analar günlerce çalışır. Belki bir çamaşır ya da bulaşık makinesi ya da bir kanepe almanın hayaliyle yaşar. Belki çocuğum okula aç karna gitmesin diye. Ya da üzerine sıcak bir ceket ya da gömlek alayım diye. 

 

Soma faciasının doğurduğu acıların yanında güzel tarafları da olmadı değil. Kendini bilmez bir yazarın madende ölenler için “müstehak oldular” demesi dışında bütün milletimizin soma faciası için kenetlenmesi ve hiçbir yardımın esirgenmemesi, bütün yardım kuruluşlarının yardım çabaları takdire değer.

 

Özellikle kurtarma ekiplerinin hayatlarını tehlikeye atarak yaralı ve ölülere ulaşmaya çalışmaları gerçekten unutulmayacak türden. Amerika’da olsaydı kurtarma ekiplerini kahraman ilan edip onure ederlerdi.

 

Asıl kurtarma çalışmalarının başmimarı Sayın Başbakanımızın talimatıyla maden faciasının yaşandığı bölgeye hemen giden Enerji Bakanı çok değerli insan Sayın Taner Yıldız oldu. Bence Sayın Taner Yıldız faciaya olan duyarlılığı, devletin bütün imkânlarını seferber etmesi ve bunu gecesini gündüzüne katarak başarılıca koordine etmesi, ölen işçilerin yakınlarını merhametle kucaklaması, onların acılarını özünde yaşaması onu bir kahraman yapmaya yeter bence. Ölen işçilerin acısı ve yaşanan özverili yardımlaşma karşısında gözlerinden sakallarına süzülen gözyaşları onun ne kadar kıymetli bir insan olduğunu gösterdi. Merhamet, sakallı yüzüne ne kadar da yakışıyordu. Bu babacan haliyle o bir kahraman olmaya yeter bence. Devletin eski merhametsiz soğuk yüzünü unutturdu bizlere. İyi ki varsın Sayın Bakan Taner Yıldız! 
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr