• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Tansiyon yüksekliği (hipertansiyon) olanlar nasıl beslenmeli?

Dr. Mehmet Sarıaydın

Kan dolaşımının sağlanması için bir basınç gereklidir. Bu basıncın normalden fazla olmasına yüksek yani hipertansiyon (HT) denir.                

Türkiye’de hipertansiyonun görülme sıklığı % 11- 43 arasında değişiklik gösterir. Hipertansiyon çoğunlukla 40 yaş üstünde görülebilir.

Hipertansiyon felç, böbrek hastalıkları ve koroner kalp hastalıkları için önemli risk faktörüdür. Hipertansiyonlu kişilerin koroner kalp hastalığına yakalanma olasılığı normal tansiyonlulardan 3- 4 kat, felç geçirmesi 7 kat daha fazladır.                

Türk Kardiyoloji Derneği tarafından desteklenen TEKHARF ve Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Dernekleri tarafından 2003 senesinde yapılan araştırma sonuçlarına göre,

  • Türkiye’de hipertansiyon görülme sıklığı yaklaşık % 31,8.
  •  Ülkemizde yetişkin her üç kişiden biri  ortalama 15 milyon kişi hipertansiyon hastası.
  •  Hipertansiyon olduğu belirtilen kişilerin % 62’si hipertansiyon hastası
  •  Hipertansiyon tedavisinde vücut ağırlığı mutlaka istenilen seviyeye gelmelidir.                

Ailede hipertansiyon öyküsü varsa Beden Kitle İndeksi( BKI) mutlaka normal aralıklarda tutulmalıdır.                

Dengeli bir diyet ve düzenli fiziksel aktivite ile BKI normal aralıklarda tutulduğunda kan basıncında düzelme görülebilir.                

Mutlaka günde 2 lt kadar sıvı almanız, özellikle su içmeniz şarttır. Susuz kalan vücut ve böbrekler tansiyonun yükselmesine neden olurlar.                

Alkol alımı mutlaka sınırlandırılmalı.hatta yapılabiliyorsa sıfıra indirilmelidir.                

Sodyum alımı 1,5- 2,5 g arasında (4- 6 g tuz) tutulmalıdır. Bu alımı sağlayabilmek için yemeklere tuz ilave edilmemeli, gerekirse tuzsuz ekmek kullanılmalıdır. Eskiden tansiyon hastalarına tuz yerine önerdiğimiz diyet tuzları vardı ve bunlar yarı yarıya normal tuz içerirdi. Günümüzde ise hiç sodyum içermeyen diyet tuzları vardır. Bunları tuzsuz pişirdiğiniz yemeklerin üstüne istediğiniz kadar ekleyerek kullanabilirsiniz.                

Yemeklerde potasyumdan zengin nane, maydanoz, kekik, dereotu, limon suyu, soğan gibi lezzet verici besinler kullanılabilir.

Sarımsak kullanımı hipertansiyonlu bireylerde tavsiye edilir. Kalsiyum alımını da güçlendirmek için sarımsaklı yoğurt tüketebilirsiniz.                

Doymuş yağ asitlerini çok içeren tereyağı, sade yağ, iç yağ ve katı margarin kullanılmamalıdır.   

Yeşil yapraklı sebzeler mutlaka beslenme programında yer almalıdır.                

Düzenli fiziksel aktivite tüm hastalıkların önlenmesinde olduğu gibi hipertansiyon tedavisinde de önem taşır. Bu nedenle haftada en az 3 gün olmak üzere orta tempolu egzersiz yapmak büyük önem taşır.Fazladan her 10 kilo tansiyonunuzda da 1 birim yükselmeye neden olur, bu nedenle kilo verirseniz tansiyon ilacı kullanmanıza bile gerek kalmayabilir.

               
Haftada en az 2 kez balık tüketmek veya balık yağı suplemanı kullanmak kan basıncı denetiminde önemli görev alır.                

Paketlenmiş gıdalarda besin içeriğini karşılaştırmak için etiketlerine bakın, düşük yağ veya yağsız ibaresi olanları tercih edin.                

Çok şekerli yiyeceklerden uzak durun (pasta, dondurma, şerbetli tatlılar, meşrubatlar, meyve suları).                

Atıştırmalık olarak meyve, çiğ sebze, yağsız tuzsuz mısır patlağı tercih edin.                

Jambon, salam gibi işlenmiş şarküteri ürünlerini, salamura yiyecekleri (turşu, sebzeler, zeytin gibi), ve sosları (ketçap, hardal vb) kısıtlayın.                

Mineral ve lif gibi ek besin maddelerini alabilmek için tam tahıl içeren yiyecekleri tercih edin. Örneğin tam buğday ekmeği veya tam tahıllardan hazırlanmış gevrekleri tüketin.

Sağlıcakla kalınız…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr