• BIST 95.057
  • Altın 192,277
  • Dolar 4,7244
  • Euro 5,4834
  • İstanbul 23 °C
  • Adıyaman 21 °C
  • Ankara 16 °C

Taziye Evlerinde İkram Edilen Yemek

Abdullah YEKTA

Son yıllarda Türkiye’nin birçok yerinde cenaze defninden sonra taziye evlerinde ve taziye yerinde kurulan taziye çadırlarında yemek ikramları yapılmaktadır. Bazı bölgelerimizde de taziye pidesi dağıtılmaktadır. Çok masum ve iyi niyetle yapılan bu iş yavaş yavaş bir hurafeye doğru gitmektedir. Önü alınmadığında ortadan kaldırılması mümkün olmayan bir bidate dönüşebilir. Nitekim birçok yerde söz konusu edilemeyecek derecede kemikleşmiş bir âdete dönüşmüştür.

Bölgelerimizin farklılığı kadar cenaze sahipleri (taziye sahipleri) de farklıdırlar.  Zengini var fakiri var. Çevresi geniş olan insanlar var, çevresi geniş olmayan insanlar var. Kimisi, kendisinin taziye yerinde verilen yemeğe hiç katkıda bulunmasa da çevresi bu işi halledebilir.  Bu işler her zaman karşılıklı olarak yapılan şeyler olarak görülebilir.

Fakat çevresi geniş olmayan böyle bir ikramda bulunamayacak olan insanlarımız da vardır. Ne yemeği hazırlayabilecek bir ekibi ne de yemeğe verebilecek parası olan insan da olabilir. Maddi imkânsızlıktan bunları yapamayacak insanlarımız da vardır. Birçoğu taziye sonrasında burçlu olmakta ve bu burçları ödemekten de zorluk çekmektedir. 

Fakir kesime dokunan bu bidat ne zamana kadar devam edecek bilemiyorum fakat Peygamberimizin sünnetinde böyle bir adet yoktur. Bu konuda bizim için bağlayıcı olan Peygamber (sav.) in uygulamalarıdır.  Peygamberin sünnetidir. Peygamber (sav.)  Cafer bin Ebi Talibin taziyesinde şunları söylemiştir: “Cafer’in ev halkına yemek hazırlayınız. Çünkü onların başına kendilerini meşgul eden bir iş gelmiştir.” ( Ebu Davud, Cenaiz, 25-26; Tirmizî, Cenaiz, 21; İbn Mace, Cenaiz, 59; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 6/380)

“Peygamberimiz, özellikle ölü ailesinin taziyeye gelenlere yemek hazırlayıp ikram etmesini hoş karşılamamıştır. Ölen kişinin mirasçıları veya yakınları fakir kimseler ise onların parasıyla yemek dağıtmak ve o yemekten yemek helal değildir. Bunun yerine taziyesi olan kimsenin komşuları ve akrabalarının üç gün boyunca taziye sahiplerine yemek yapıp getirmeleri tavsiye edilmiştir.”

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bu fetvası ve hatırlatması son derece yerinde ve uyulması gereken bir fetvadır. Cenaze yakını olup da uzak yerlerde gelen ve taziye yapılan evde misafir olarak kalanların taziye yerinde yapılan yemeklerden yemelerinde bir beis görülmemişse de mümkün olduğu kadar ölü evini (Taziyesi olan aileyi) fazla meşgul etmemek gerekir.

Sonuç olarak şunların yapılmasında fayda olacağı kanaatindeyiz:

Yemek saatlerinde değil, bu saatten önce veya sonra taziye yerine gidilmedir.

Yemek saati yaklaştığında taziye yerinden ayrılmak gerekir.

Taziye sahipleri, gelenleri yemeğe kalmaları için ısrar etmemeli ve uzaktan gelip de yemek yedirilmesi gereken kimselere de yemeğin ayrı bir yerde ikram edilmesi gerekir.

Taziyede ölü için dua edilmelidir. Beş dakikalık kısa ve öz sohbetler edilmelidir. Cenaze yeri siyasi şova, kabile, soy, bölge ve köy hamasetine dönüştürmemelidir.  Ölümü ön plana çıkaran ve ölümden ders alınması gereken konuşmalar yapılmalıdır.

Selam ve dua ile.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr