• BIST 108.518
  • Altın 153,390
  • Dolar 3,8429
  • Euro 4,5142
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 7 °C

Terörün Hedefindeki İl ADIYAMAN

Abdullah YEKTA

Adıyaman her zaman sakin, huzurlu, muhafazakâr bir ilimiz olarak dikkat çekmektedir. Adıyaman’ı, bu ilde görev yapan memurlardan öğrenmek gerekir.  Bugüne kadar, burada görev yapıp da gidenlerden hep hayırla yâd edildik. Adıyaman insanı sakin, heyecana gelmeyen, olaylara biraz daha akli selimle yaklaşan, muhafazakâr ve dindardır.  Terör örgütleri bu tür insanları pek sevmezler.

PKK ve İŞİD gibi terör örgütleri, örgüte eleman kazandırmak için her türlü metodu denerler. İnsanlar, öyle basit bir çağrı üzerine koşup örgüte katılmazlar.  Örgütler önce insanlara bir cennet va’d ederler. Tabii ki ideal bir cennet. Eleman toplayıp dağa götürmek kolay bir iş değildir. Maddi imkânlar gerekmektedir.  2013 Haziran ayında, Gezi olaylarında gösterici toplamak için harcanan paraları, o olaylara katılan göstericilerden öğrenebilirsiniz.

Adıyaman Kürt olduğu halde PKK’ya en az katılımcısı olan bir ildir. Aynı zamanda muhafazakâr ve dindar olduğu halde İŞİD örgütüne katılımı da en az olan yerlerden sayılır.  Çünkü Avrupa, ABD, Kanada, Ortadoğu, Kafkaslar ve hatta Rusya gibi ülkelerin katılımcılarına göre çok az sayılır. Türkiye’nin diğer bölgelerine göre İŞİD’e katılım yine az sayılır. Buna karşın PKK’ya katılım İŞİD den daha fazla olmuştur.  Ama her nedense kimse bu konuda tek bir kelime etmez. Neden Adıyaman İŞİD terörüyle beraber anılmaktadır?

Bu kadar gürültü koparmalarının sebebi, biraz daha PKK’ya eleman kazandırmaktan başka bir şey değildir. PKK’ya İŞİD’in on katı katılmış olsaydı bu kadar söz konusu olmazdı. Çünkü Paralel yapıdan tutunda DHK-PC’ye oradan medya holdinglerine kadar,  Ak Partiye karşı olanlar PKK’nın güçlenmesini istemektedirler. Sandıkta yenemedikleri ERDOĞAN’I PKK’nın sopasıyla yola getirmek istiyorlar.

Fakat insanımız evvelden teröre pek fazla pirim vermedi ve vermez de. Halkımız belki bu olanları bütünüyle tahlil edemeyebilir, fakat bunlar, her yönüyle gelişmekte olan Türkiye’yi içeride huzursuz etmekten başka bir şey değildir. Kendi kendini yönetemeyen, içeride huzursuz olan bir ülke dışarıya karşı daha da güçsüz bir ülke haline gelir.

Bütün bu olanlara karşı elimizi kolumuzu bağlayıp durmamız gerekmiyor. Toplum olarak, yöneticisinden en alt kademeye kadar, bu konuda elbirliği yapmamız lazımdır. Uzaydan kimse gelip çocuklarımızı eğitmez. Halkı bu konularda bilinçlendirmek gerekir. Gençlerimiz farkına varmadan, bilmeden terör örgütlerinin propagandalarına kanmaktadırlar. Burada gençleri suçlamamızın bir anlamı yok. Onlara doğru bilgiyi vermemiz gerekiyor. Eğitimi sadece okuldan, öğretmen ve cami hocasından beklemeyelim. Gerekli sosyal etkinlikler sağlanmalı ve bireysel olarak ferdin kendini yetiştirme imkânları sunulmalıdır. Başka partilerin, terör örgütlerine eleman kazandırmanın peşine düştükleri bu dönemde AK Parti gibi muhafazakâr bir partiye de iş düşmektedir. Bu konudaki boşluğu dolduracak şekilde parti çalışmalarına hız vermelidir.

Tek Adıyaman değil, bütün Türkiye’yi sarmalayan terör problemiyle baş etmek öyle kolay olmayacak. Başkalarından emir alan insan/örgütlerle baş etmek kolay değildir. Artık itiraf etmemiz gerekir, toplumumuz hastalıklı hale gelmiştir. Tedavisini ihmal etmemiz gerekir. Selam ve dua ile.

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr