• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 4 °C
  • Ankara -2 °C

Toplumsal Barış İstikrar Ve Referandum

Y.YAVUZYILMAZ

16 Nisan tarihinde yapılacak referandum için toplumsal barışı zedeleyeceği, istikrarsızlık yaratacağı iddiaları gerçekçi değerlendirmeler değildir. Bir diğer eleştiri de yeni getirilecek sistemin ideal bir sistem olmadığı yönündedir.

Öncelikle şunu kabul etmek gerekir ki, hiçbir yönetim biçimi mükemmel değildir. Çünkü insan ontolojisi mükemmel sonuç üretmeye, kusursuz bir siyasal sistem yaratmaya elverişli değildir. Kuşkusuz yeni yapılacak değişiklikler bazı sorunlar doğurabilir. Bütün zamanlara hitap edecek bir sistem, yönetim modeli olamayacağına göre, insanlar daha iyisini aramak zorundadırlar.  Zaman geçtikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıktıkça önceden öngörülemeyen sorunlar ortaya çıkma ihtimali her zaman vardır. Böyle bir zorunluluk ortaya çıktığında sistem  tekrar değiştirilebilir.

Anayasa referandumunda getirilmek istenen değişiklikler, kuşkusuz var olandan daha ileri bir değişikliktir. Yönetimim iki başlılığından dolayı ortaya çıkan sorunlar sona erdirilecektir. Bu yüzden yeni değişikliklerin daha sivil ve demokratik olduğunu düşünüyorum. Kuşkusuz hayır diyenlerin en büyük paydası olan CHP'nin vesayet odaklarıyla olan bağlantısı da evet tercihi için önemli bir etken.  Muhafazakar dindar seçmenin CHP algısı Tek Parti uygulamalarından beri negatif bir algıdır. CHP’nin bir değişikliği istemediğinde o değişikliğin memleketin hayrına olduğu yargısı egemendir. Bu yüzden CHP’nin siyasal konularda aldığı pozisyon muhafazakar dindar seçmeni karşı tarafa itmektedir.

Rivayet o ki, Karadeniz köylerinden birinde bir yaşlı kadın sırtında yükü, elinde su testisiyle evine gitmektedir. O sırada kravatlı bir adam yanına yaklaşır ve kadına yardımcı olmak üzere testiyi vermesini ister. Kadın testiyi verir ve bir süre beraber yürüdükten sonra eve varırlar. Kadın, adama kim olduğunu sorar. Adam CHP milletvekili adayı olduğunu, kendisini desteklemesi için CHP’ne oy vermesini ister. Kadının tepkisi: “O taşıdığın suyla abdest alacaktım, artık o suyla abdest olmaz” der ve suyu döker. Belki de bu olay hiç gerçekleşmemiştir; ama bir zihniyet dünyasını anlamak için önemli bir göstergedir. Kaldı ki, bu algının sorumlusu millet değil CHP’nin kendisidir. Bundan dolayı muhafazakar seçmenin karar vermesinde CHP’nin nerede durduğu önemlidir. Her halükarda bu seçmen kitlesi CHP’nin durduğu yerin karşısında konumlanır. Referandumda bu belirleyici gerçeği gözden uzak tutmamak gerekir.

Değişiklikten sonra vesayet odaklarının siyaseti belirleyici bir aktör olmaktan çıkacağı için, hiçbir parti sırtını vesayet odaklarına dayanmayacak, her parti toplumda yüzde elliyi aşacak bir konsensüs arayacaktır. Bu durum kutuplaşmayı artırıcı değil engelleyici rol oynar. Tüm partiler öteki mahallenin seçmenlerine ulaşacak bir yol arayacaktır. Bakın anayasa referandumu bile CHP liderini geçmişte hiç yapmadığı bir davranışa yöneltmiş, başörtülü bir kıza yapılan saldırıdan dolayı ziyaret etmiştir. Çünkü % 50'ye ulaşmak için onların oyuna muhtaçtır. Bu durum ideolojik davranışları törpüleyecek diyalog kanallarını açacaktır.

Anayasa referandumuna maslahat açısından bakmak gerekir. Öyle görülüyor ki,  yapılacak değişiklikler sivil iktidarın önünü kapatan bürokratik güçleri etkisizleştirip sivil iktidarın önünü açacaktır. Bu yüzden değişikliği desteklemek gerekmektedir. Sonucun ne olacağını bilemem, ama benim kararım evet yönünde olacaktır. 

Referandumla ortaya çıkacak bir önemli yenilik de sivil iktidarın her defasında % 50'nin üzerinde seçilecek ve programını bürokratik hiçbir vesayet odağı ile engellemeden yapacak ve beş yıl sonra tekrar karşımıza çıkacak olmasıdır.

Yapılacak değişikliklerde milletvekili seçilme yaşının 18’e düşürülmesine yapılan itirazları da doğru bulmuyorum. 18 yaş konusunu konuşurken bir de Hz. Peygamberin görevlendirmelerine ve bu görevlendirmelerde yaş unsurunun ne kadar rol oynadığını görün. Kuşkusuz Aziz Peygamber, 18 yaşından daha küçük yaşta olanlara, bir sürü büyük yaşta başarılı komutan varken görev vermiştir. Yaş değil, liyakat önemlidir. Kuşkusuz 18 yaşında bir kaç milletvekili olabilir. Hz. Peygamber döneminde de bir kaç genç insan büyük görevlere getirilmiştir. 
Yoksa akşam toplantılarında Fatih Sultan Mehmet ve Hz. Peygamberin çocuk yaşta ordu komutanı yaptıklarını anlatır, sabah sokağa çıktığınızda ise 18 yaşında çocuklar mı seçilecek diye çelişkiye düşersiniz. 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr