• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 22 °C
  • Adıyaman 26 °C
  • Ankara 21 °C

Tükenmişliğimizin Çaresi

Emine İDE

Sen ey sevgi, artık gir kalbimize de al sırtımızdaki yükleri. Senin yokluğunda daraldı ruhumuz, kalmadı tahammülümüz. Öyle ki ne çocuğumuzu şefkatle saracak incelikte narin kollarımız var  ne de eşimizi anne babamızı, arkadaşımızı çekecek güzümüz var… Sen var edilmemizin gizemli tılsımı ey sevgi… Ne olur terk etme bizi ki dinmez yorgunluklar, bunaltan tükenmişliklerle hemhal olmayalım. Sen dol kalbimize,  aşkla  ki bu yorgunluk,  tükenmişlik hali  terk etsin bizi. Aşkla yaptığımız hangi iş, uğraş bize ağır geldi ki dostum? Hayır hayır,  yeter ki sevelim,  aşkla sevelim. Sevdiğimiz bir kimse için neler yaparız da dostum yorulmak, bunalmak nedir bilmeyiz, aksine  artar yaşama sevincimiz tazelenir,  gücümüz. Oysa sevmediğimiz bir işi yaparken nasıl da yoruluruz?  İstemeden bir bardak su doldurup vermek bile bizden alır öcünü. Ağrımıza giden o his değil midir intikamı isteksizliğin, sevgisizliğin? İstemediğimiz bir yaşamı yaşıyor olmamızın  en büyük nedeni işte bu isteksizliğimiz değil mi? Sevmeden nasıl merhamet eder, şefkatle sarabilirim, nasıl katlanabilirim yaşamaya? Sevmeden aşkla nasıl koşabilirim? Koşamam ki dostum kalmaz takadim,  yaşayamam ki  kalmayınca nedenim  sevmeye değmez diye katılığa davet ettiğimiz kalbimiz, nasıl can atsın nasıl güç katsın zayıflığıma.

Değer dostum,  her canlı, o  en nefret ettiğin  kişi bile sevilmeye değer. Zaten verebileceğimiz en büyük sermayemiz, güzelliğimiz, insani vasfımız bu duygu değil mi? O yüzden hatırlatır yüce insan Hz. Muhammed (sa) ‘Birbirinizi sevmedikçe mümin olamazsınız,  mümin olamadıkça da cennete giremezsiniz’ diye.  Ne kadar da yerinde bir tespit.  Sevebildiğimiz ölçüde insanız, sevebildiğimiz, yüreğimizden verebildiğimiz ölçüde ödüle layığız. Ey kutsal duyu! Senin olduğun yerde acıma olur, empati olur, şefkat olur, merhamet olur, mutluluk olur… Çünkü sen kalbimizin, duygularımızın merkezisin,  sen kötülüklerle mücadelemizde en büyük yardımcımızsın. Çünkü biliyorum senin olduğun yerde kıskançlık, çekememezlik olmaz, dedikodu, birilerini kötüleme olmaz, birilerine bir şeyleri layık görmeme olmaz, kin olmaz, garaz olmaz, dert olmaz, bunalım olmaz… Sevdiğimiz, aşkla  gerçek bir sevgiyle sevdiğimiz birileri için bunlar kalbimizde yer alabilir mi? Kalbimizde bu olumsuz duygular bulunuyorsa,  yeterli sevgimiz  yoktur. Buna tüm kalbimle yemin  bile edebilirim .

Bugün yorgunsak dostum, emin ol ki aşkla sevmediğimizdendir. Bugün tükenmişlik duygusuyla yaşama sevincimize balta burulmuşsa, emin ol ki aşkla sevmediğimizdendir. Bu kadar;  eşimizi, komşumuzu, anne babamızı, çocuklarımızı, işimizi kısacası yaşamı  kaldıramayışımızın  altındaki en büyük sebep, kalbimizin sevgiden, aşktan yana boş olmasıdır. 

Ey sevgi, işte bu yüzden  şefkat ol, rahmet ol, sabır ol, empati ol dol kalbimize, güç ver bedenimize, ruhumuza... Sana muhtacız, tüm zamanlarda yaşamış insanlardan  daha fazla. Sana muhtacız, emin olmak  için,  kendimizi güvende hissedebilmek için. Sen şahitsin zaten ey sevgi! Biliyorsun ki, sevildiğimiz yerde rahat, huzurlu olabiliriz. Oysa senin olmadığın bir kalbin yanında kimse de olmak istemez değil mi dostum, sen varsan gerçek birlikteli var, sen varsan güven de var.

Sana muhtacız ey Rabbimin güzel  ismi, sana muhtacız, savaşların,  zulmetlerin bitişi için zulümlerin hiç olmaması için… Sen varsan paylaşım vardır. Sevdiğimiz zaman neyimizi paylaşmayız ki? Sevdiğimiz zaman ensar oluruz, muhacir oluruz. Sevdiğimiz zaman insan oluruz, mümin oluruz,  sevdiğimiz zaman, yaşama sevincine sahip oluruz,  kazanan oluruz, ebedi hayatımızı. Ben buna şahitlik ederim. Yeter ki sen bizimle ol, kalbimize dol, ruhumuzda, bakışımızda ol, tebessümümüzde ol her hücremizde ol ey sevgi ey mutluluğumuzun, huzurumuzun barışın şifresi, tükenmişliğimizin çaresi….

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr