• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Tüketim Ayı Ramazan

Abdullah YEKTA

Marketlerimizin önüne, Ramazan hazırlığı için kamyonlarla eşya indiriliyor. Sanki bir tüketim festivali söz konusudur.  Şimdiden evlerde neler yiyeceğiz, iftarlarda neleri içeceğiz endişeleri başlamış. Yirmi birinci asırda kapitalizmin ruhunu şad eden Müslümanlar(!)  on bir ayın sultanı Ramazanı kutluyorlar.  Batı dünyasının bütün azizleri bize gıpta ile bakıyorlar.

Yanı başımızda kendi ülkemizin ve dışarıda ülkemize misafir olarak gelen Suriyeli kardeşlerimiz açlık ve sefaleti yaşarken, biz oruç ayı hürmetine tüketim çılgınlığını yaşıyoruz. Bu tüketim çılgınlığı bir nevi şehvettir. Yeme içme şehvetidir. Bunun Müslümanlıkla bir alakası yoktur. Kimileri diyebilir, zengin Müslüman olmak haram mı?  Elbette ki hayır, zenginliğe karşı değiliz. Yanı başında Müslüman kardeşi veya Müslüman olmasın bir insan aç dururken Ramazan ayı, oruç ayı diye inançsız kapitalistler gibi tüketim çılgınlığını yaşayamayız. Biz, kendisine peygamberlik gelmeden önce dahi açları ve fakirleri düşünen, kötü gidişatı durdurmak için kendini bitirircesine düşünen bir peygamberin ümmetiyiz. Kapitalist bir ruh halıyla etrafımıza duyarsız olamayız.

Oruç ayı kendimizi, nefsimizi muhasebeye çekme ayıdır. On bir ay boyunca yeme içme ve zevklerimizi tatmin şeklindeki şehvetlerimizden arınma ayıdır. Nefsi hesaba çekme günleridir. Komsunu, fakir ve açları düşünme günleridir. Bu günler, kendimize gelme günleridir, arınma günleridir. Tok insan, açın halini anlamaz. Fakirlik çeken başka dertleri olan insanları bu ayda tefekkürle riyazetle anlayabiliriz.  Oruç bütün bunlar için bir fırsattır. Vücudumuzu, beyin ve vicdanlarımızı onarma zamanıdır. Eşyaya bir sevgi ile ve muhabbetle bakma, onlar üzerine tefekkür etme vaktidir. İftar vakti litrelerce tükettiğimiz Pepsi Cola’larla vicdanlarımızı ıslah edemeyiz.

Ramazan Kur’an ayıdır. Kur’an okuma günleridir. Okuduğumuz Kur’an üzerine tefekkür etme günleridir. Mutlaka bu Ramazan da Kur’an okuyalım, hatim indirelim. Ramazan ayını Kur’an okuma şenliği yapmak gerekir.  İnsanlar haftalarca kapalı alanlara girip falan efendinin, filan efendinin risalelerini okurlar, vaaz ve nasihat kasetlerini dinlerler. Bizim Müslüman olarak Allah’ın kitabına, insanların kendi elleriyle yazdıkları kitaplardan daha fazla okuyup ve değer vermek gerekmez mi? Birçoğumuz Kur’an’ın anlamını bilmiyoruz. Bunun için Kur’an meallerini okuyalım. Bu günlerimiz, gerekirse toplu halde Kur’an meallerini okuma günleri olsun. Yüzüne Kur’an okuma alışkanlığımız iyi değilse en azında bir meal bitirelim.

İnsanların birbirilerine şaşkın şaşkın baktıkları bu çağımızda Kur’an’ı okuyup anlamak gerek, ondan istifade etmek gerek; ondan kurtuluşumuzu arayıp bulmak gerekir. Okumadan tefekkür etmeden Müslümanlık olmaz. Günümüzün cehaletini Kur’an okuyup, anlama eylemiyle yenebiliriz. Nefislerimizi çok yiyerek terbiye edemeyiz. Nefsimizi azdıran şeylerden uzak durmak suretiyle terbiye edebiliriz. Ramazan teravihlerini zenginlerin, siyasetçilerin ve farklı grup ve cemaatlerin, kendi reklamlarını yapmak için oluşturdukları yerlerde değil camilerde, Allah’ın evlerinde kılalım. Allah’ın dışında başımıza efendi, bey ve hazret türetmeyelim.

 Selam ve dua ile. 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr