• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Adıyaman 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 0 °C

"Türkiye, Taleplerle Politika Değiştirmez"

"Türkiye, Taleplerle Politika Değiştirmez"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Didier Reynders ile Bakanlıkta ortak bir basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, gazetecilerin sorularını cevapladı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İran'ın Suriye konusunda Türkiye'yi hedef alan bir açıklama yapmasına ilişkin, "İran gibi dost ve kardeş ülkenin seçimler yaklaşırken bu konuların bir iç mesele haline getirmesini doğrusu hem yadırgadım hem bu konu ile İran içinde farklı kanaatlerin hem de Türkiye-İran ilişkilerinin bu şekilde gündeme getirilmesi kimseye fayda getirmez" dedi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Didier Reynders ile Bakanlıkta ortak bir basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, "İran, İran'ın nükleer programıyla ilgili batılı ülkelerle ilgili müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını ardından 5+1 ülkelerine bu konuda teklif ileteceğini söylediler. İran nükleer müzakereleri hangi temelde konuşulacak" sorusuna, "Türkiye en başından beri nükleerle ilgili 5+1 ile İran ile görüşülmesine, kesintisiz bir şekilde sonuç alınmasına önem vermiştir. Ocak ayında bu konuda bu müzakerelerin tekrar görüşülmeye başlaması için görüşmeler başlamıştır.
 Biz de AB temsilcileri ile karşılıklı görüşmelere başlanması için tekrar mektuplaştık teyit olarak. Eğer Türkiye'nin bu müzakerelerde rol oynaması talep ediliyorsa elinden gelen her şeyi yapar ve işbirliği yapması istenirse memnuniyetle yapar, bunların nerede yapıldığı değil sonuç alınması önemli" cevabını verdi.
Müzakerelerin İstanbul'da yapılmasının kendilerine iletildiğine dikkati çeken Davutoğlu, İran Dışişleri Bakanı Salihi ile İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi'nin müzakerelerin Türkiye'de yapılması için basın toplantısı düzenlediğini hatırlattı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Ashton'ın da müzakerelerin İstanbul'da yapılmasını arzu ettiklerini belirten Davutoğlu, kendilerinin bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmadığını söyledi. "Önemli olan bu görüşmelerden netice almaktır" diyen Davutoğlu, "Müzakereleri Türkiye'de yapmak isterlerse buyursunlar, başımızın üstünde yerleri var. Her türlü katkıyı her zaman olduğu gibi yaparız" şeklinde konuştu. Türkiye'nin bu konuda hiçbir zaman prestij peşinde olmadığını anlatan Davutoğlu, her iki tarafın da arzularının Türkiye olduğu yönünde bir ifadede bulunduğunu bildirdi.

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Nükleer müzakerelerin zemini konusunda ise zaten bir güven arttırıcı zeminin olması lazım. Bu hemen uygulanabilecek bazı adımlardan oluşuyor ama daha önemlisi tabii kesin bir çözümün oluşması için iki parametre önemli bence bu iki parametre her türlü müzakerenin ana esasıdır. Birincisi, barışçıl nükleer teknolojinin önünde bir engel olmaması, ikincisi herhangi bir şekilde askeri mahiyet taşıyan nükleerlerin engellenmesidir."
"İran'ın Yaptığı Açıklamalar, Başbakanımıza Gösterilen Saygıyla Bağdaşmadı"
Başka bir gazetecinin, "Sadece nükleer müzakereler değil, komşu İran'dan Suriye konusunda Türkiye'yi hedef alan bir açıklama geldi. İran Meclis Başkanı Ali Laricani'nin İstanbul'daki Suriye'nin dostları toplantısıyla ilgili, İran'a yaradığını ve İsrail'e rüşvet gibi değerlendirdiklerini söyledi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna, Davutoğlu, "Dün İran'ın yaptığı açıklamalarla ilgili kapsamlı not bana iletildi. Dün ben Sayın Salihi'yi aradım, çok başarılı geçen bir ziyaretimiz oldu İran'a.
Bunun akabinin de yapılan bu açıklamaların Sayın Başbakanımıza gösterilen saygıyla bağdaşmadığını kendisine ifade ettim. Kendileri, 'İran İslam Cumhuriyeti adına dış politikayla ilgili açıklamalar sadece Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı ve dini lider tarafından yapılır, diğer açıklamaların bu anlamda bir bağlayıcılığı yoktur. Biz de bu konuda sizin yaklaşımınızı ve daha önce görüştüğümüz konulardaki yaklaşımınızı biliyoruz, anlıyoruz ve bu açıklamalar resmi bir açıklama değildir' dediler. Sayın Salihi'nin bu anlayışına teşekkür ederim" cevabını verdi.
"Türkiye-İran İlişkilerinin Bu Şekilde Gündeme Getirilmesi Kimseye Fayda Getirmez"

Davutoğlu, bu konuda bir hususu vurgulamak istediğini belirterek, "İran'la Türkiye arasında köklü diplomatik ilişkiler var. Avrupa'da bazen iç siyasetin dış politikada kullanımına çok şahit olduk. Bu Avrupa'da rastlanan bir uygulamaydı, bizim için çok yabancı değil. İran gibi dost ve kardeş ülkenin seçimler yaklaşırken bu konuların bir iç mesele haline getirmesini doğrusu hem yadırgadım hem bu konunun İran içinde farklı kanaatlerin, Türkiye-İran ilişkilerinin bu şekilde gündeme getirilmesi kimseye fayda getirmez" şeklinde konuştu. İç kamuoyu talepleri doğrultusunda yapılan açıklamaların köklü ilişkilere uygun olmadığını bildiren Davutoğlu, bu konuda Türkiye'nin iradesini ya da bağımsız karar alma konusunu sorgulayan bazı açıklamalar için üzüldüğünü söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi stratejisini belirlediğini ve hiçbir şey gözetmeksizin bunu uyguladığını anlatan Davutoğlu, "2010 yılında İran'a yönelik ambargolar konusunda Birleşmiş Milletlerde 'hayır' oyu verirken ne kadar bağımsız irademizle hareket etmişsek, Suriye konusunda da aynı şekilde sadece vicdanımızla ve bağımsız irademizle hareket ediyoruz. Türkiye kimsenin talepleri yönünde dış politika geliştirmez. Hele hele İsrail'le ilişki kurulması kesinlikle talep edilemez" diye konuştu.
Bir gazetecinin, "İran, İran'ın nükleer programıyla ilgili batılı ülkelerle ilgili müzakerelerin İstanbul'da yapılacağını ardından 5+1 ülkelerine bu konuda teklif ileteceğini söylediler. İran nükleer müzakereleri hangi temelde konuşulacak" sorusuna Davutoğlu, "Türkiye en başından beri nükleerle ilgili 5+1 ile İran ile görüşülmesine, kesintisiz bir şekilde sonuç alınmasına önem vermiştir. Ocak ayında bu konuda bu müzakerelerin tekrar görüşülmeye başlaması için görüşmeler başlamıştır. Biz de AB temsilcileri ile karşılıklı görüşmelere başlanması için tekrar mektuplaştık teyit olarak. Eğer Türkiye'nin bu müzakerelerde rol oynaması talep ediliyorsa elinden gelen her şeyi yapar ve işbirliği yapması istenirse memnuniyetle yapar, bunların nerede yapıldığı değil sonuç alınması önemli" cevabını verdi.

Müzakerelerin İstanbul'da yapılmasının kendilerine iletildiğine dikkati çeken Davutoğlu, İran Dışişleri Bakanı Salihi ile İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi'nin müzakerelerin Türkiye'de yapılması için basın toplantısı düzenlediğini hatırlattı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Ashton'ın da müzakerelerin İstanbul'da yapılmasını arzu ettiklerini belirten Davutoğlu, kendilerinin bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmadığını söyledi. "Önemli olan bu görüşmelerden netice almaktır" diyen Davutoğlu, "Müzakereleri Türkiye'de yapmak isterlerse buyursunlar, başımızın üstünde yerleri var. Her türlü katkıyı her zaman olduğu gibi yaparız" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin bu konuda hiçbir zaman prestij peşinde olmadığını anlatan Davutoğlu, her iki tarafın da arzularının Türkiye olduğu yönünde bir ifadede bulunduğunu bildirdi. Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Nükleer müzakerelerin zemini konusunda ise zaten bir güven arttırıcı zeminin olması lazım. Bu hemen uygulanabilecek bazı adımlardan oluşuyor ama daha önemlisi tabii kesin bir çözümün oluşması için iki parametre önemli bence bu iki parametre her türlü müzakerenin ana esasıdır. Birincisi, barışçıl nükleer teknolojinin önünde bir engel olmaması, ikincisi herhangi bir şekilde askeri mahiyet taşıyan nükleerlerin engellenmesidir."
"İran'ın Yaptığı Açıklamalar, Başbakanımıza Gösterilen Saygıyla Bağdaşmadı"

Başka bir gazetecinin, "Sadece nükleer müzakereler değil, komşu İran'dan Suriye konusunda Türkiye'yi hedef alan bir açıklama geldi. İran Meclis Başkanı Ali Laricani'nin İstanbul'daki Suriye'nin dostları toplantısıyla ilgili, İran'a yaradığını ve İsrail'e rüşvet gibi değerlendirdiklerini söyledi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna Davutoğlu, "Dün İran'ın yaptığı açıklamalarla ilgili kapsamlı not bana iletildi. Dün ben Sayın Salihi'yi aradım, çok başarılı geçen bir ziyaretimiz oldu İran'a. Bunun akabinde yapılan bu açıklamaların Sayın Başbakanımıza gösterilen saygıyla bağdaşmadığını kendisine ifade ettim. Kendileri, 'İran İslam Cumhuriyeti adına dış politikayla ilgili açıklamalar sadece Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı ve dini lider tarafından yapılır, diğer açıklamaların bu anlamda bir bağlayıcılığı yoktur. Biz de bu konuda sizin yaklaşımınızı ve daha önce görüştüğümüz konulardaki yaklaşımınızı biliyoruz, anlıyoruz ve bu açıklamalar resmi bir açıklama değildir' dediler. Sayın Salihi'nin bu anlayışına teşekkür ederim" cevabını verdi.
"Türkiye-İran İlişkilerinin Bu Şekilde Gündeme Getirilmesi Kimseye Fayda Getirmez"

Davutoğlu, bu konuda bir hususu vurgulamak istediğini belirterek, "İran'la Türkiye arasında köklü diplomatik ilişkiler var. Avrupa'da bazen iç siyasetin dış politikada kullanımına çok şahit olduk. Bu Avrupa'da rastlanan bir uygulamaydı, bizim için çok yabancı değil. İran gibi dost ve kardeş ülkenin seçimler yaklaşırken bu konuların bir iç mesele haline getirmesini doğrusu hem yadırgadım hem bu konunun İran içinde farklı kanaatlerin, Türkiye-İran ilişkilerinin bu şekilde gündeme getirilmesi kimseye fayda getirmez" şeklinde konuştu.

İç kamuoyu talepleri doğrultusunda yapılan açıklamaların köklü ilişkilere uygun olmadığını bildiren Davutoğlu, bu konuda Türkiye'nin iradesini ya da bağımsız karar alma konusunu sorgulayan bazı açıklamalar için üzüldüğünü söyledi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi stratejisini belirlediğini ve hiçbir şey gözetmeksizin bunu uyguladığını anlatan Davutoğlu, "2010 yılında İran'a yönelik ambargolar konusunda Birleşmiş Milletlerde 'hayır' oyu verirken ne kadar bağımsız irademizle hareket etmişsek, Suriye konusunda da aynı şekilde sadece vicdanımızla ve bağımsız irademizle hareket ediyoruz. Türkiye kimsenin talepleri yönünde dış politika geliştirmez. Hele hele İsrail'le ilişki kurulması kesinlikle talep edilemez" diye konuştu.
Davutoğlu, yaptığı konuşmada, Reynders ile yaptıkları görüşmede teröre karşı mücadelede işbirliği konusunu ele aldıklarını belirterek, teröre karşı mücadelenin Türkiye'nin ve Avrupa'nın en önemli gündem maddesi olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Biz hem Avrupa'da güvenlik hem de ülkemizin istikrarı için bütün Avrupalı müttefiklerimizden teröre karşı mücadelede destek bekliyoruz" diye konuştu.

Kıbrıs konusundaki müzakereler hakkında da Reynders'e kapsamlı bir bilgi verdiğini anlatan Davutoğlu, önümüzdeki birkaç ayın bu açıdan önemli olduğunu ve Kıbrıs'ta sağlanacak bilgilendirmeyle hem Türkiye-Avrupa ilişkilerinin açılacağını hem de donmuş bir problem alanının çözüme kavuşturulacağını kendilerine söylediklerini belirtti. bakanları, toplantı yapacaklar. Bu zirvede vize konusunda bir beklenti var mıdır" sorusuna, "26 Nisan'da 'İçişleri ve Göç Konseyi' toplanacak. Avrupa Birliği'nin vize konularıyla ilgili bir çalışma yapan bir kurum. Onlarla da temasımız sürüyor. Ümit ederiz, Türkiye'nin vize muafiyeti konusunda ve diğer vize iyileştirmeleri konusunu müzakere edecek bir yetkilendirme yapılır. Şu ana kadar görüştüğümüz Bakan arkadaşlarımızdan olumlu tepkiler aldık. İnşallah 26 Nisan'da bu yetkilendirme yapılır. Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki vize müzakereleri yeni bir aşamaya gelir" cevabını verdi.

Davutoğlu, gazetecilerin sorularını da cevapladı. Bir gazetecinin, "26 Nisan'da Avrupa Birliği ülkelerinin içişleri
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Ne Hocası, Bu Bir Şarlatan”29 Kasım 2016 Salı 13:46
  • Araç Sigortalarına Yüzde 20 indirim geliyor28 Kasım 2016 Pazartesi 09:52
  • KCK’nın Üst Düzey Yöneticisi Yakalandı28 Kasım 2016 Pazartesi 09:49
  • Bozdağ: AB Türkiye’ye Ayar Veremez28 Kasım 2016 Pazartesi 09:44
  • Emekli Maaşına Yüzde 15 Zam!28 Kasım 2016 Pazartesi 09:35
  • 2017'de 16 bin Yeni Memur Alınacak23 Kasım 2016 Çarşamba 09:25
  • 'Türkiye’yi Lozan’a Hapsetmeye Çalışıyorlar'22 Kasım 2016 Salı 17:36
  • 10 bine Yakın Personel İhraç Edildi22 Kasım 2016 Salı 09:19
  • Endülüs'ün Çöküşünü Hazırlayan Sebepler Neler?21 Kasım 2016 Pazartesi 14:40
  • TOKİ 2017 Yılında 65 Bin Konut İnşa Edecek21 Kasım 2016 Pazartesi 09:26
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr