• BIST 99.468
  • Altın 235,529
  • Dolar 5,5506
  • Euro 6,2799
  • İstanbul 8 °C
  • Adıyaman 8 °C
  • Ankara 2 °C

Ulema’nın Yükümlülüğü

Adem Ballı

Yaşadığımız bu kadim coğrafyada sorunların infiallerin hüsranların birçok sosyal siyasi ekonomik sebepleri elbette vardır. Bütün bu sebepler içerisinde bilhassa ilim ehlinin duruşu olumlu ya da olumsuz yönde olaylara sebebiyet vermiştir. Ne yazıktır ki Son yüzyıllarda ulema sınıfının fütursuz hamaset içerikli fikirlerinin (Bunları söylemekten hayâ ediyorum lakin ümmetin durumuna karşı olan sorumluluk duygum bunları dile getirmek mecburiyetinde bırakıyor.) sebep olduğu yıkımların haddi hesabı yoktur.
Burada çok geniş kapsamda değil sadece Türkiye üzerinden bu durumun oluşturduğu sıkıntıları konuşalım. Ulemamız bugün gerçekten üzerine düşen sorumluluğu yerine getiriyor mu? Kendilerinde var olan ilim bu toplumun bütünleşmesine mi ayrışmasına mı sebep oluyor.
Bu soruların cevabına geçmeden evvel Âlimlerimizin sorumluklarına değinmekte fayda var. Burda bütün sorumlulukları saymak zor elbette biz daha çok sosyolojik sorumluluklarından bahsedelim ya da biz değil Katip Çelebi saysın;
“imdi gerektir ki Basiret sahipleri insanlığın ondan ayrılmaz yönleri olan temeddünün ve toplu halde yaşamanın gerektirdiklerini bilerek halkın bölük bölük bölündüğünü ve her birinin özelliklerini ne olduğunu bilmeli, öğrenmelidir. Bir şehir halkının sınıflarını ve her sınıfın törelerini ve göreneklerini bilip anladıktan sonra, bütün yeryüzünde yaşayanlarında sınıfları ve halleri üzerinde toplu bir bilgi edinmeye çalışmalıdırlar. Bunu bilip öğrendikten sonra hikmeti temeddünün sırrı gittikçe açılır ortaya çıkar.(1)”
Katip çelebinin bu fikirlerini Yorumlayan İbrahim kalın “Toplumun ilim ve fikir önderleri olarak âlimlerin görevi, ilke ve inanç adına “çokluk” gerçeğini bastırmak değil kesrette vahdet ilkesine uygun formüller üretmektir.”(2)
Yani “Dini bilginin bekçiliğini yapan ulema bir arada yaşamanın anlamını kavramak zorundadır Aksi halde aynı anda hem dini hem de toplumu kaybetmek içten bile değildir.(3)”
Bu son ifade bugün içinde bulunduğumuz toplumsal ayrışmanın tablosunu oldukça net bir şekilde izah etmektedir. Özellikle son yıllarda farklı dini grupların tepelerinde bulunan âlimlerin kendi aralarındaki tartışmaları çoğu zaman toplumsal ayrışmaya sebebiyet vermektedir.
Bilhassa perde arkasında yapılması gereken tartışmaların yada fikir alış verişlerinin (bu bir temenni alış veriş yok cedel var maalesef) Sosyal yazılı ve görsel medyada yapılması ilmin haysiyetini de zedelemektedir.
Baktığımız zaman hangisinin ağzını açarsanız İslam’ın müdaafasını yapıyorlar. Burada şöyle kritik bir soru sormak gerekiyor.
Madem gaye İslam’a Hizmet Niye toplum gittikçe İslamlaşmıyor aksine uzaklaşıyor?
Cevabı net çünkü bu din dili problemli. Karşıdakini ötekileştiren kendi fikirlerini mutlak doğru diye dayatan buyurgan üstenci ve bazen ajite içerikli bu dil elbette kazandırmaz. Eğer bugün farklı yapılarda insanlar birbirilerinden bir selamı bile esirgiyorlarsa bunun sebebi bu dildir.
Haddimiz değil ulemamıza bunları hatırlatmak lakin bizler Ashabın Allah resulüne karşı dahi fikrini beyan etmek gerektiğinde:
Bu senden mi vahiyden mi?
Diye sorup kendi fikirlerini beyan ediyorlardı. Bizde bu düstur ile düşünüyoruz ve diyoruz ki ey göz bebeğimiz olan âlimlerimiz kıymetlilerimiz ne olur daha dikkatli olun. Siz dikkat etmediğiniz de bu toplum kendi arasında birbirini tekfir ediyor. Kin besliyor. Bu ümmetin daha fazla ayrışmaya tahammülü yok.
Rabbimiz feraset ve basiret sahibi âlimlerimizin sayısını artır.
Kaynak
1-Katip Çelebi mizanul hakfi ihtirail ahak Hazırlayan Orhan şahin Gökyay İstanbul Meb yayınları 1993 s.193
2-İbrahim Kalın Barbar Modern Medeni sayfa 99
3- İbrahim Kalın Barbar Modern Medeni sayfa 100

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr