• BIST 93.491
  • Altın 189,475
  • Dolar 4,8076
  • Euro 5,5994
  • İstanbul 27 °C
  • Adıyaman 33 °C
  • Ankara 25 °C

Uyursak Yok Oluruz

Yasir Polat

Bir filmin aksiyon dolu sahnesinde şöyle bir cümle vardı;
“Uyursan ölürsün…”

Düşünmek ve algılamak konusunda neredeyse Garfield’de dönüşmüş ruh ve bedenlerden bahsediyorum.
Garfield derdi ki; “kimse yok mu benim yerime düşünecek.”

Ne yazık ki Garfielt’lerin çoğaldığı bir zaman süzgecinden geçmeye çalışıyoruz. Torba olan ağızların dolmak bilmeyen kısımları… Her duyduklarını alıp, hiç eleştirmeden etrafa saçtıkları onca asılsız ve mesnetsiz fikir ve söylemler…

Zuhur edecek olan bir geleceğin, zuhur etmiş kötü bir geçmiş ile aynı olmamasını telakki ediyor olmayışımız, fikrimize ve fikirlerin oluşumuna yardımcı olan düşüncelerimizin baskı altında ve özgürce gelişememelerinden kaynaklı. Her savunuş ve güven atfeden cümlelerin arkasında dolanan yalancı ve yabancı her düşünüş tartılmayı, irdelenmeyi ve iğne deliğinden geçirilmeyi şart koşmuş olmalıdır tüm akıllarca, akıllılarca.

Bir başkasının dilinden ve dininden aldığımız değil, kendi imkân ve çabamızla edindiğimiz fikir, bizi tartmaya ve ölçmeye sevk etmeli. Kendimiz, şehrimiz ve ülkemiz için verebiliyor olduğumuz her karar birçok karara atılmış ıslak bir imzadan farksız değildir aslında. Bu karar ve onaylarımız değerlerimiz ve inançlarımızın ‘neresinde veya ne kadarında?’ Yer edindiğine bakmak öncelikli ilkemiz olmalıdır. Kemiksiz dilin ve yer edindiği kişi veya kişilerin; inanç ve fikirleri muhataplarınca etki yaratacağından dolayı tıpkı diğer söylemler gibi, aynı şekilde kurcalanmayı, ölçülüp tartılmayı yüksek bir ehemmiyet gereği elekten geçirilmeli. Aksi takdirde felekten geçişleri izlemek ya da tecrübe etmek zorunda kalabiliriz. Bu sebeplerden ötürü hayatımıza şekil veren ve genelde etrafımızı da etkileyen bu fikirlerimiz terazi ve inançlarımızdan kopuk olmamalı.

Üstad Mustafa İ. Seyahat Yazıları adlı kitabında “Sözün gücü”nü harikulade bir şekilde açıklamıştır. Okumanızı tüm içtenliğim ile tavsiye ederim.
Derler ya” ağzında duran söz senin esirindir, dile dökülünce artık sen onun esirisindir”.  Farkında olmadan birçok insanın, fikir parmaklıkları içerisinde bulabiliriz kendimizi.  Ya da tam tersi, biz birçoğunu hapsedebiliriz. Neyin, hangi edebi cümleler ile süslenip söylendiği ya da hitabetinde ki şuur üstü söylemleri, etkileyici jest ve mimikleri bizim algı çemberimizi delmemeli. Özellikle bu algılarımızda ki değişimler bizimle birlikte koca toplulukları da etkileyecekse.
Yüce yaratıcımız olan Hz. Allah, kelamı olan Kuran-ı Kerim’in birçok yerinde “düşünmez/akletmez misiniz” demiştir. O yüzden Allah inancıyla yoğrulan her birey aldığı her kararı, sahip olduğu fikri, yaşam şeklini ve büyüklük atfettiği her bireyi durmaksızın tartmalıdır. Ki inancımız bunu gerektirir. İnanç sahibi her birey ASLA sadece kendisinden sorumlu değildir. Yani bizde “her koyun kendi bacağından asılmaz.” Olduğu aile, yaşam sürdüğü toplum, ülke ve hatta tüm dünya… Sorumluluk alanı Tevhid çatısı altında kilometrelerce uzar gider. Verdiği imza, aldığı karar dar bir açıca değerlendirilmişse top-yekin yanlıştır. Yanlışlar yumağına sebebiyet vermesi kaçınılmazdır.

Demem o ki değerli inanç ve vicdan sahibi dostlar; silkelenip doğrulmasak, zihnimiz ve fikirlerimizi değerlerimiz ve inancımız doğrultusunda uyandırıp silkemezsek günbegün önce kalplerimizi sonrada ruhlarımızı öldürürüz.

Yani Uyursak Ölürüz…

Tüm insanlığın irkilip dirilmesi dileği ile…

Selametle…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr