• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865
  • İstanbul 25 °C
  • Adıyaman 30 °C
  • Ankara 20 °C

Varlık Amacım

Emine İDE

Bir papatya çayı iyi gelir diye düşündüm. Çaydanlığın kaynayan suyundan birkaç dakika beklettiğim  kurutulmuş papatyaları içtiğimde, gittikte gevşediğimi ve başımdaki ağrının hafiflediğini de gördüm.

 

Papatya çayının da  ada çayı gibi kas gevşetici, rahatlatıcı  özelliğe sahip olduğu söyleniyor. Kuş burnu zengin C vitaminine sahip olduğu,  kurutulmuş nar kabuklarının kansere karşı etkili olduğunu okudum. Geçen gün internetten bitkiler ile bir çok bilgiye ulaştım. Bildiğim bilmediğim nice bitkiler kuruyan dalları, çiçeği ile her birinin iyi geldiği rahatsızlıklar,  insan vücudunu arındırma, temizleme özellikleri vs. Bir çok yararları yazılıyordu. Soğolsun,  DR. Saraçoğlu, DR. Ahmet Maranki bu konudaki çalışmaları ile insanların bitkilerden yararlana bilme yollarını kolaylaştırdı. Neredeyse hiçbir kabuğu atmıyoruz. Elma, mandalina kabuklarını rendele yaptığın kekin içine at, mis gibi meyve koksun,atacağın maydanoz saplarını haşla suyunu iç, vücudun arınsın.Yediğin kiraz saplarını haşla, suyunu iç zayıfla. Ceviz kabuklarını akşamdan suda beklet iç troitin bezinin sağlıklı çalışmasına iyi gelir… Vay be bir kuru dal bile baksana ne işe yarıyormuş demeden insan kendini alamıyor.

 

Kainatta işe yaramaz, fonksiyonsuz bir varlığın olmadığına hayret ederek şahit oluyor insan. İnsan ve kainat . Sanki her şey insanı tanıyor da onun vücuduna hizmet etmek için var. Bu düşünce insanın gereksinimlerini tanıyan ve ona göre varlık alemini dizayn eden sonsuz bilgelik sahibi bir yaratıcının varlığının şahitliğine götürüyor insanı.

 

 Peki benim varlık amacım nedir?  Ben neye iyi geliyorum. Sağladığım fayda nedir? Varlık amacıma göre yaşıyor muyum? Bu sancılarım varlık amacıma uygun olmayan yaşantımdan mı kaynaklanıyor? Yeterince yarar sağlamadığım için mi? Neler yapmam lazım? Sorumluluklarım: iyi bir anne, iyi bir eş, iyi bir evlat, iyi bir arkadaş, iyi bir komşu, iyi bir öğretmen, iyi bir insan iyi bir kul… bildiğim ve bilmediğim sorumluluklarım.  Kolay olmayan görevlerim…  Biliyorum her biri büyük ödüllü. Ama ağır işte. Bu yüzden mi dağlar üstlenmekten kaçındı emaneti? Ağır olan görev miydi, yoksa yapamama ihtimalinin verdiği korku ve utanmamıydı büyük yaratıcıya karşı? Oysa biz çoğu zaman görev bilincinin farkında değildik. O yüzden utanmadık da korkmadık da. Zaten yaratan kutsal kitapta ‘Allaha ancak alimler hakkıyla saygı duyar’  diye hatırlatmada bulunuyordu. Sadece kendi bedenimiz, etrafımızda gördüğümüz varlıklar üzerinde işlenen işaretler bile, bize onun büyüklüğünü, bilgeliğini haykırıyordu öyle değil mi?Sıcak papatya çayımı içerken tüm bunları düşünmedim değil.  Varlık amacıma uygun yaşayabilmek için, beni  ve tüm kainatı  en iyi bilen rabbimden yardım diledim, yudum yudum içten içe…   

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr