• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Adıyaman 12 °C
  • Ankara 11 °C

Vefatının 300. yılında Şair Nabi

Ahmet İNAN

              

            UNESCO 2012'de hikmetli şiirin en büyük temsilcisi olan Urfalı Nabi'nin  anılması için karar aldı. Ayrıca bugünlerde ünlü Şair Nabi, vefatının 300. yıldönümünde anılıyor. Merhum şair gerek doğduğu Urfa’da gerekse diğer bazı ilim ve edebiyat çevrelerinde düzenlenen etkinliklerle anıldı.

Peki, UNESCO tarafından bir yılın (2012) anılması için Nabi’ye verilmiş olması ne anlam ifade ediyor? Tabii ki ünlü şairin değerinin ve namının uluslararası düzeyde duyulmuş olması ve 2012’nin şairin ölümünün 300. yıldönümü olması bunda etkili olmuştur.

            İmgelerle dolu divan şiirlerinin makbul görüldüğü bir dönemde Nabi’nin şairliğinin yanında sahip olduğu hikmetli fikirleri ve bu fikirlerini ilmek ilmek şiirlerinin muhtevasına işlemesi önem taşımaktadır. Şairin sanatıyla toplum sorunlarına ve gençlerin ahlaklı yetişmesine duyarlı olması ölümünden yüzyıllar sonra dahi şairin unutulmamasını sağlamıştır.

            Merhum Urfalı şair Nabi on yedinci ve on sekizinci yüzyıl Osmanlı divan şairlerinden. Asıl adı Yûsuf’tur. 1642’de Urfa’da doğdu ve 1712’de İstanbul’da vefât etti. Hacı Gaffarzâdeler isimli bir ulema ailesinden olup iyi bir tahsil görmüştür. Arapça ve Farsçayı bu dilde şiir yazacak kadar iyi öğrendi. İstanbul Türkçesini en iyi kullanan birkaç şairden biridir de aynı zamanda.

            Nabi Osmanlının duraklama döneminde yaşamış, yönetim ve toplumdaki yozlaşmaya tanık olmuş ve bu durum onu öğretici şiirler yazmaya sevk etmiştir. Ona göre şiir; hayatın, karşılaşılan problemlerin ve günlük yaşamın içinde olmalı, yaşamdan, insandan ve insanî konulardan tecrit edilmemelidir. Bu nedenle şiirleri hayat ile ilgili, çözümler üretmeye çalışan, yer yer öğütlerde bulunan biçimdedir. Eserlerinin herkesçe anlaşılması ve yaşamla iç içe olmasını istemesindendir belki de kullandığı dil sade ve süsten uzaktır. Oğlu için manzum bir şekilde yazmış olduğu Hayriye mesnevisi çok meşhurdur. Bir nasihatname olan bu eseri Osmanlı okullarında vazgeçilmez bir ders kitabıydı.

            Nabî  24 yaşına kadar doğduğu şehir olan Urfa’da yaşadı. Arzuhalcilik yaparken valinin tavsiyesiyle İstanbul'a gitti, iyi bir öğrenim gördü ve kısa sürede şiirleri ona hayatı boyunca iltifat göreceği kadar ün kazandırdı. Nabi İstanbul’da gençliğinde ve yaşlılığında kısa sürelerle yaşamıştır. Ömrünün yirmi beş yılını şimdiki Suriye sınırları içinde bulunan Halep’te geçirmiş. Ve en verimli zamanı da yine Halep’te olmuştur. Bir şaheser olan Divan'ını orada tertiplemiş, Hayriye ve Hayrabad mesnevilerini orada yazmış.  Nihayet ahir ömründe İstanbul'a dönmüş ve “Sultanüşşuara” olarak “Darüssaltana”da vefat etmiş.

             O dönemde Halep çok önemli bir şehirken şimdi Baas rejiminin bombardımanı altında.  Evliya Çelebi, ünlü Seyahatname'sinde Haleb'i şöyle tarif ediyor: “Evsaf-ı nazargah-ı enbiya, taht-ı hulefa, şehr-i azim ve belde-i kadim kal'a-i Halebü'ş-şehba (Peygamberlerin baktığı, halifelerin oturduğu, büyük şehir ve kadim belde, akçıl (boz) Halep kalesi...”
 Döneminde Nabî'den sonra ikinci önemli şair sayılan Sabit, onun İstanbul'a gelişini Baltacı Mehmed Paşa'ya sunduğu “ramazaniye”de şöyle ifade ediyor:

Yükleyip taze kumaş-ı Haleb-i manayı
Geldi İstanbul'a şehbender-i mülk-i irfan
           

             Sabit, bu beyitte şöyle söylüyor: Mana Haleb'inin taze kumaşını yükleyerek irfan mülkünün şehbenderi( tüccar) İstanbul'a geldi...
            Değerli şair 1712'de vefat eder ve Karacaahmet mezarlığına defnedilir. Bizlere zengin bir kültür ve değerler hazinesi bırakan şairlerimizi unutmamak temennisiyle….
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr