• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Adıyaman 2 °C
  • Ankara 3 °C

Verimli Bir Yaşam İçin ’İçin’

Emine İDE

 İnsan hayatına anlam katan değer, değerler nelerdir düşüncesi,  yüreğimizi,  zihnimizi susturulamaz şekilde sorgulamıştır çoğu zaman. Günlük meşgalelerimizin arasında  bu anlam yitikliğini yaşasak bile yaptığımız her davranışın, her sözün değerinin olmasını isteriz. Başıboş, istemediğimiz, değeri olmayan bir hayatımızın, anlamsız bir kişiliğimizin olmasını istemeyiz. Bu, insan olmamızın fıtri bir ‘içinidir.’ Zaten  yaşam kalitemize  ölçü biçen bu ‘için’ faktörü değil midir?’  İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor?  ‘Andolsun ki biz insanları ve cinleri yalnız Allah’a kulluk yapsınlar diye yarattık’ vb. İnsan varlığına anlam rotası çizen ayetler, ‘için’li bir yaşam bilincine davet eder insanı.

 

Yaptıklarımıza anlam katan, değer kazandıran ‘için’lerimiz, nedenlerimiz, niyetlerimiz doyum verici bir yaşamın temelini oluşturan taşlarımızdır.  

 

 

İçinlerimiz oranında artar değerimiz. Bu ‘için’ anlayışı,  farkındalığımızın, duyarlılığımızın, bilincimizin ve bilgimizin bir ölçütüdür aynı zamanda. Davranışlarımızın altındaki tetikleyici güç, ‘için’lerimizin çokluğu oranında anlamlı ve tatmin edici olacaktır. Anlam yitikliğimizin çaresi, ‘için’lerimizi gözden geçirmek,  ‘için’lerimizi arttırmaktır diye düşünüyorum. Sebepsiz değildir hiçbir şey diye düşünmemiz gayet doğal olmakla beraber,  sadece bir sebebi olan eylemimizle, onlarca sebebi olan eylemimizin  değeri elbette ki faklıdır ve bu fark o değeri belirleyen temel ölçüttür.

 

 

Sabah bizi yatağımızdan kaldıran ya da kaldıramayan ‘için’lerimiz, evliliğimizin ‘için’leri, nasıl bir evde yaşayacağımızı belirleyen  ‘için’lerimiz… Günlük yaşantımızı oluşturan iletişimimiz, yememiz,  giyim şeklimiz için, kısacası tüm davranışlarımız  içinsiz yani sebepsiz değildir, olmamalıdır da. Ama içinlerimiz irdelendiğinde hedeflerimizden uzak sadece özentiden, herkes yaptığından, herkeste olduğundan şeklinde olduğunu da fark edebiliyoruz. Öyle ya hayatımız sadece bir özenti yetimliğinden ibaretse! Olamaz mı?   İçinsiz olan her şey, aynı zamanda anlamsız, anlamsız olan her şey de değersiz, boş değil midir?

 

 

Örneğin bir öğrencinin okuluna giderken bu gidişini, öğrenmek için, arkadaşlarımla olmak için, meslek sahibi olmak için, meslek sahibi olursam daha rahat daha prestijli bir hayatım olacağı için, aileme çevremdekilere faydalı olabilme imkanları kazanacağım için, iyi işler yaptıkça Allah’ın rızasını kazanıp cennete gireceğim için… vb. şeklinde anlamlandırması, bu yazıyı yazarken Beyan gazetesinde yazımın olmasını istediğim için, Beyan gazetesinin misyonunu beğendiğim için, yazmanın bana sağladığı mutluluğu için, bu yazıyla başka insanların farklı bir bakış açısı edinebileceklerine olan umudu taşıdığım için diye düşünmem… Yakın, uzak hedeflerin sarmalanmış, birbirini bütünleyen, kişinin kendi istek ve bilgisi oranınca arttıracağı içinleri, kişinin yaşamına anlam katacağı gibi zorluklar karşısında da kişiye istikrarlı bir şekilde yoluna devam edebilme gücünü  sağlayacaktır. İçinli düşünme alışkanlığımız zihnimize berraklık sağlayacak ve neyi niçin yaptığımızı daha net görebilme yetisi kazandıracaktır.

 

 

Disiplinli bir içinli düşünme alışkanlığına sahip olmadığımız için, hedef belirlemekten hedeflerimizi uygulamaktan güçlük çekiyoruz. Hedefsiz bir yaşam da bizi verimsizleştirmekte, hedefleri olanların malzemesi durumuna getirmektedir. Bunu aşmak ve yaptıklarımızın bilincinde olmak  için sık sık bunu başka niçin yapıyorum daha başka niçin olabilir gibi beyin fırtınası yapabiliriz.  İçinli düşünme sistematiği oluştuğunda,  insan artık öylesine işte zaman kaybettiren,  değeri olmayan işleri de yapamıyor. Çünkü tatminlik duygusu, mutluluk vermez oluyor. Özellikle bunu niçin konuşacağım bilincine, disiplinine ne kadar  ihtiyacımız var değil mi? Buna sahip olmamaklığımız bizi hem kendimizle hem de çevremizdekilerle çatışma durumuna getiriyor. Sonra söylediklerimize pişmanlık yaşıyoruz ama oluşan olumsuz etkiyi yok edemiyoruz. 

 

 

 Bir anne baba ya da bir öğretmen olarak,  çocuklarımıza kazandıracağımız ‘için’li düşünme, ‘için’li davranma alışkanlığı en önemli alışkanlık olacaktır. Çünkü bu şekilde düşünme becerisi edinmiş bir zihinsel yapı, kişinin neyi niçin yaptığının bilincinde olarak anlamlı ve de başarılı bir yaşam geçirmesinin de ‘içini’ olacaktır. 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr