• BIST 98.466
  • Altın 223,363
  • Dolar 5,7050
  • Euro 6,6085
  • İstanbul 18 °C
  • Adıyaman 20 °C
  • Ankara 19 °C

Yeni Bir Seçim Sürecine Girerken

Bilal AKGÜL

Ülkemiz, şüphesiz son yıllarda önemli badireler atlattı. 15 Temmuz ihanet girişimi, Gezi Parkı eylemleri, 27 Nisan bildirisi, hendek meselesi bunların hemen ilk akla gelenleri. Tabi bu süreçlerin her biri çok boyutlu bir etki alanı yaratmış, tahripler meydana getirmiş, ülkenin gidişatını olumsuz bir yöne evirmeyi hedeflemiştir.

Bahsi geçen girişimlerin hangisine bakarsanız bakın hepsinde ülkenin kalkınmasını durdurmanın, Batı’nın elini güçlendiren talep ve çabaların, nihayetinde ülkemizin kendi ayakları üzerinde duran bir dirayet göstermesinin yarattığı rahatsızlığın etkisini açıkça görebiliyoruz.

Görünen o ki şu ana kadar ciddi hesap ve planlarla önü kesilemeyen ülkenin önünü kesmek için çok daha ciddi hesaplar yapılmakta, tuzaklar kurulmaktadır.

Ege adalarında son zamanlarda Yunanistan’ın ısıtmaya çalıştığı havanın çok daha hayra alamet olduğunu söylemek mümkün görünmüyor. Adalar üzerindeki hakları aklına gelen Yunanistan, binbir tahrikle diş bilemekte, bazı hesaplar yapmaktadır. Tabi bu sorunun görünen yanı… Fransa’nın bölgeye savaş gemisi göndermesi aslında meselenin çok da Yunanistan’la sınırlı olmadığını ya da Yunanistan’ın çıkışının nevi şahsına münhasır bir girişim olmadığını, sınırlar çizilirken oluş(turul)an yaraların yeri ve zamanı gelince kaşındığını, bu kaşınma üzerinden Batı’nın bölge üzerindeki menfaatlerini korumayı hedeflediğini söyleyebiliriz.

Bir diğer kuşatma girişimi de Kuzey Suriye üzerinden…  ABD'de Savunma Bakanlığının (Pentagon), 2019 bütçesinde Suriye'de PYD/PKK'nın da dahil olduğu 60-65 bin kişilik bir gruba silah ve mühimmat talebinde bulunduğu basına yansıdı. Suriye’den çekilmeyi diline dolayan Trump yönetiminin böyle bir talebinin hem ülkemiz hem de bölge açısından hayra alamet bir girişim olmadığı, olmayacağı açıktır. Hendek meselesinden sonra Kuzey Suriye üzerinden yapılan kuşatma girişimlerinin boşa çıkarılmasının akabinde ABD yönetiminin böyle bir talepte bulunması artık mızrağın çuvala sığmadığı, öne sürdüğü bahanelerin şirazesinin çıktığını ortaya çıkarıyor.

Ülke içinde de özellikle ekonomi üzerinden ciddi hesapların yapıldığı görülmektedir. Uzun zaman önce sürülen tarlamızdan “icab ettiğinde” ekonomik istikrarı olumsuz etkileyecek, halkın güvenini zedeleyecek adımların art arda gelmesi bir kuşatılmışlık hissi uyandırmakta, korku psikolojisi yaratmaktadır.

Siyasi irade 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanan krizi ve benzeri krizleri aşma adına seçimlere gitmiş, tıkanıklığı ve kaos hesaplarını seçimle bertaraf etme yoluna gitmişti. Görünen o ki erken seçim kararında da, yukarıda kısmen bahsettiğimiz, yeni ve ciddi bir kuşatılma süreci yaşayan ülkemizin yapılacak seçimle önüne çıkarılan badireleri atlama düşüncesinin etkili olduğu görülüyor.

Özellikle bu seçimle birlikte uygulanmaya başlanacak olan başkanlık sisteminin karar alma sürecini hızlandırması, bürokratik sürecin uzamasını engellemesi gibi yönetsel katkılarının olması öngörülmektedir. Yine dışarının baskılarına içeriden teşne olanlara karşı seçime gitmek, güven tazeleyecek, siyasi iradenin olumlu yönde motive olmasına katkıda bulunacaktır. İçeriden güven tazeleme, dışarının da attığı adımlarda daha bir temkinli olmasına etkide bulunacak, cesaretini kıracaktır.

Seçimlerin Batıl’ın üzerimizdeki planlarını boşa çıkarmasını temenni ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Kahta Beyan | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 416 725 90 91 Faks : Kahtabeyan@hotmail.com.tr